sipariş hattı

22

Eyl, 2018

Bingöl Üniversitesi Öğrenci İşleri Telefon Numarası İletişim


by Müşteri Temsilcisi Üniversiteler 986
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 oy, Puan: 4,67 / 5)
Loading...

Bingöl Üniversitesi, 2007 yılında üniversite olmayan şehirlere kurulması planlanan atılım sonucunda kurulan 17 devlet üniversitesinden bir tanesidir. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylanarak kurulan Bingöl Üniversitesi, daha önceleri Bingöl Meslek Yüksekokulu olarak faaliyetlerini sürdürmekteydi. 1983 yılından beri Fırat Üniversitesi’ne bağlı olarak eğitim veren bu okul, Bingöl Üniversitesi’ne dönüştükten sonra lisans bölümlerinin de eklenmesiyle hem ön lisans hem de lisans alanında eğitim veren bir üniversiteye dönüştürülmüştür. Bingöl Üniversitesi’nin kuruluş tarihi her ne kadar 2007 olsa da, 1983’de kurulan Bingöl Meslek Yüksekokulu’ndan gelen bir eğitim kültürü mevcuttur. Bu sayede üniversite, ön lisansa zaten sahip olduğu için kolay bir şekilde lisans bölümlerinin de açılmasına olanak tanımıştır.

Günümüzde 13 binden fazla öğrenciye sahip olan Bingöl Üniversitesi, bu rakamın 20 bin barajını geçmesini hedeflemektedir. Üniversitenin rektörlük koltuğunda Prof. Dr. İbrahim Çapak oturmaktadır.  788 akademik personele sahip olan okul zamanla bu rakamı da arttırmayı ve öğrenci başına düşen akademik personel sayısını yükseltmeyi hedeflemektedir. Bingöl Üniversitesi, kuruluşundan beri hızlı bir gelişim gösterirken, ilk olarak ulusal çapta kendisini kanıtlamayı daha sonra da uluslararası arenada başarıylarıyla adından söz ettirmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla da verilen eğitim standartının her geçen gün daha da yükseltilmesine gayret gösterilirken, her yıl yeni bölümlerin de eklenmesi amaçlanmaktadır.

Bingöl Üniversitesi’nde birçok farklı fakültede öğrencilere eğitim verilmektedir. Bunlar, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Ziraat Fakültesi ve   Sağlık Bilimleri Fakültesi’dir. Bünyesinde yer alan enstitüleri sıralayacak olursak da, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Yaşayan Diller Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü’dür. Bu üniversitede eğitim almayı düşünen lisans ve ön lisans adaylarıyla birlikte yüksek lisans ve doktora programı adayları için aşağıda detaylı şekilde iletişim numaralarını aktaracağız.

 

Bingöl Üniversitesi Öğrenci İşleri Telefon Numarası:

+90 426 216 00 12-13-14-15

Bingöl Üniversitesi Öğrenci İşleri Mail Adresi:

ogrisleri@bingol.edu.tr

 

BENZER FİRMALAR

    1. abdurrahman toğaç yorumu:

      EL HAC SURESİ DESTANI
      Ey insanlar, rabbinizin gazabından korkun.
      kıyamet satı gelecektir, çok büyüktür bakın.
      onu göreceğiniz günün, şiddetinden sakın.
      ana emzirdiğini bırakır der, kitabımız kuranda.

      yüklü kadınlar, çocukları düşürecektir.
      insanlar sarhoş tur, hepsi şaşıracaktır.
      hemen kendini , rabbe koşar görecektir.
      durduramazlar der, kitabımız kuranda.

      insanların öylesi var ki, şeytanın ardına düşer.
      Allah hakkında mücadele eder, batıla koşar.
      şeytan cehenneme götürünce, duruma şaşar.
      kaderim böyle yazılmış der, kitabımız kuranda.

      öldükten sonra dirilmekte, şüphede iseniz.
      topraktan sonra meniden, yarattık bilirseniz.
      sonra kan pıhtısından, babbim yaptı deseniz.
      bir lokma ettendir diyor, kitabımız kuranda.

      size kudretimizin , kemalinden anlatıyoruz.
      rahimlerde tutup, bebek olarak yaratıyoruz.
      sonra olgunluğa erdirip,yaptığınıza bakıyoruz.
      bazınızı öldürürüz diyor , kitabımız kuranda.

      bazınızda ömrünün , zirvesine kavuşur.
      bilir iken bilmez olur, ölümü yaklaşır.
      yeride kuru görürsün, rahmetimiz ulaşır.
      kabarır nebatlar der, kitabımız kuranda.

      her şeye kadir olan, ölüleri diriltir.
      çokları birşey bilmez,ömrünü eritir.
      onun kötü sorularını, iyi kullar arıtır.
      aklınca uğraştırır, kitabımız kuranda.

      yoldan saptırmak için sözü, eğer büker çevirir.
      dünyada rezillik vardır ona, rabbim biraz verir.
      ahrette cehennem azabından vardır, onlar erir.
      baştan deri giydirilir diyor, kitabımız kuranda.

      Allah kullarına, zulümkar değildir.
      güzel amelinle, huzurumda eğil bir
      bunları yapmadan ölen, çok cahildir.
      merhametime der, kitabımız kuranda.

      bazılarıda rabbine, hep ibadet ederler.
      başlarına iş gelse, yoldan sapıp giderler.
      sonrada hayır versek, hemen sevinirler.
      açıkça ziyanda diyor, kitabımız kuranda.

      Allahtan başkasına tapan, büyük sapıklıkta.
      bunlar rabbin hidayetinden, çok uzaklıkta.
      zararları kerından fazla, olanları yapmakta.
      arkadaşlarım kötü der, kitabımız kuranda.

      şüphe yok ki Allah, yararlı iş yapanları.
      bize ortak koşmayıp, hak yola bakanları.
      altından ırmak akanda, rabbe tapanları.
      cennetlik diyor rab, kitabımız kuranda.

      yardım etmez Allah, yoksulu hor göreni.
      göğe doğru bir ip atsın, dışlayıpta vereni.
      sonra nefesini kessin, inatlaşıp duranı.
      öfkes i gitmez diyor, kitabımız kuranda.

      işte biz kuranı, böyle ap açık bildirdik.
      Cebrail vastasıyla, onu gökten indirdik.
      ummadıkları kularımı, hidayete erdirdik.
      dilediğimle yim der, kitabımız kuranda.

      iman edenlerden, Yahudi olanlar.
      onlardan gökdeki, yıldıza bakanlar.
      onların içlerinden, yıldıza tapanlar.
      yıldızlar secdede, kitabımız kuranda.

      Hıristiyanlar içinden, ateşe tapanlar.
      Allahın yarattığını,ona ortak koşanlar.
      rab hüküm verecek, yoldan sapanlar.
      rabbim şahidim der, kitabımız kuranda.

      görmedinmi göklerde, olan her şeyi.
      dünyayı ve yıldızları, güneşi ve ayı.
      dağlar ağaçlar hayvanlar, kabarık sayı.
      hepside zikirdedir, kitabımız kuranda.

      çoğunada azap haktır, gerçekleri görmez.
      Allahın bıraktığına, kimse bir şey vermez.
      dilediğimi yaparım ben, çoklarıda bilmez.
      tek malik benim diyor, kitabımız kuranda.

      iki gurup birbiriyle, tartışmaya çekilmiş.
      iki zümreyede ateşten,elbiseler biçilmiş.
      başlarının üstüne, kaynamış su dökülmüş.
      derileri eritir diyor, kitabımız kuranda.

      birde bunlara demirden , kamçılar olacaktır.
      azaptan çıkmak isteyene, onunla vuracaktır.
      tadın bakalım yangın, azabından denecektir.
      kurtuluşu yoktur diyor, kitabımız kuranda.

      EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
      Cennettekiler altın bilezik, incilerle süslenecek.
      yararlı iş yapanlar sa, ipekten elbise giyecek.
      onlar rabbimizin sözünün, en güzelini diyecek.
      doğru yola ermişler diyor , kitabımız kuranda.

      küfredenler allah yolundan , mescidi haramdan.
      o ibadet haneye gittiği halde, yoldan çıkandan.
      kulları yoldan çıkarıp, yüz çevirise o makamdan.
      ona azap tattıracağız diyor , kitabımız kuranda.

      biz ibrahime kabe yerini, beyan etmişiz.
      bize hiç bir şeyi, ortak koşma demişiz.
      orayı temiz tutasın, biz bunu bilmişiz.
      rüku secde edin der, kitabımız kuranda.

      insanlara haccı ilan et, bunu bilsinler.
      uzak yerlerden, ince binekle gelsinler.
      faydasını görsün , onlar şahit olsunlar.
      gelin diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      belli günde kurban kesip, yoksulları doyurun.
      dört ayaklı kurbanlıklarla, kabemize buyurun.
      rabbine adaklar adayarak, sözlerinizde durun.
      beytimizi tavaf edin diyor, kitabımız kuranda.

      kirlerini atsınlar,rabbin dinine uysunlar.
      kendileri için hayırlıdır, bunu bilsinler.
      Allahın hürmetine, o niyetle gelsinler.
      puttan kaçın diyor, kitabımız kuranda.

      haramları müstesna, tüm davarlar helaldir.
      Allaha ortak koşanlar, her zaman zelildir.
      gökten düşmüş gibidirler, kitabımız delildir.
      uçuruma sürüklenir der, kitabımız kuranda.

      kimde Allahın şiarına, tazimde bulunursa.
      kalbin deki takva sıyla, rabbine gelinirse.
      rabbin den bir menfaat, olduğu bilinirse.
      beyti atikte dir diyor, kitabımız kuranda.

      her ümmet keserken, besmele çeksinler.
      size kurban yeri yaptık, dediğimi yapsınlar.
      ilahınız tekdir, dediğimi yapmaya baksınlar.
      mütevaziyi müjdele der, kitabımız kuranda.

      Allah anıldığı zaman, kalpleri titreyene baktık.
      başına gelenlere sabredenden, musibeti attık.
      namazı doğru kılanlara, hidayetimizden kattık.
      rızıklarından paylaşırlar der, kitabımız kuranda.

      kurbanlıkları emrinize verdik, çok şükredesiniz.
      Allahın alametlerindendir onlar, bunu bilesiniz.
      keserken besmele çekin ki , hidayete eresiniz.
      kanaatkarlara verin diyor, kitabımız kuranda.

      kurbanlıkların etleride kanlarıda, bize ulaşmaz.
      sadece takvlarınız ulaşır, başlarınıza iş açmaz.
      müjdele güzel iş işleyenler, sevabından kaçmaz
      Rabbi yüceltin diyor Allah, kitabımız kuranda.

      Allah iman edenleri , mudafa edecektir.
      Nankörler ise hep, cehenneme gidecektir.
      Azabımızın çetin olduğunu hepsi bilecektir.
      Gerçekleri görün diyor, kitabımız kuranda.

      Sizinle savaşanlarla savaşın, size izin verildi.
      size yapılan zülümler, rap katında görüldü.
      mümine zafer vereceğim, defterleri dürüldü.
      sizin elinizle diyor Allah, kitabımız kuranda.

      rabbimiz Allah diyenleri yurtlarından attılar.
      haksız yere çıkarıldılar, yaptıklarına baktılar.
      üstelik sevindiler, müminlere kafa tuttular.
      yaptıkları boynuna geçer, kitabımız kuranda.

      Allahın adının anıldığı, yerleri hep yıktılar.
      koruyan Allah olduguna, bakmadılar attılar.
      nerde İslam zayıfsa, güçleriyle oraya gittiler.
      rabbin gücünü unuttular, kitabımız kuranda.
      EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
      o muminleri yer yüzünde, iktidara getirseniz.
      namaz zekat uygulanırdı, fırsatları verseniz.
      iyiligi emredip, kötülüğü men edenleri görseniz.
      onlar bunu yaparlardı der, kitabımız kuranda.
      EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI
      onlardan önce nuhun adin semudun, kavimleride yalanladı.
      ibrahimin lutun şuaybın kavimleride, onları azabım yakaladı.
      musa firavun tarafından yalanlandı, boğulup ibretlik kaldı.
      beni nasıl inkar ederler, diyor Allah kitabımız kuranda.

      nice memleket vardır ki, onları zulum yaparken.
      helak ettik azgınların hepsini, sabah safak sökerken.
      muhteşem saraylar kuyular vardı, yakaladık derken.
      mühlet doldu azap yakaladı der, kitabımız kuranda.

      onların gözleri kör değildir, sinedeki kalbi kördür.
      senden acele azap isterler, onun zamanı vardır.
      Allahın bir günü, sizin saydığınız dan bin yıldır.
      vaadimizden caymayız diyor, kitabımız kuranda.

      zülmederken yakalarız, dönüşünüz banadır.
      uyarıcının sözü, zülümle hak yiyenler sanadır.
      hakkı yenenlerin vebali, hak yiyen insanadır.
      imanla yararlı işe bak der, kitabımız kuranda.

      onlar için bir mafiret, cömertçe rızık veririz.
      fesat için koşanlarsa, cehennemliktir deriz.
      uyarıcıların sözüne seytan, katmak ister biliriz.
      iblisin kattığını yok ederim, kitabımız kuranda.

      Allah hikmet sahibidir, her gizliyi bilendir.
      kalbinde maraz bulunanlar, iblise dönendir.
      zalimler ayrılıkta, rabbiniz bunları görendir.
      inananlar sapmaz diyor, kitabımız kuranda.

      küfredenler kıyametİ , kendilerinde görenler.
      kısır birgünün azabı, gelene kadar inat eder.
      rahman dilememistir onu, seytanınkine gider.
      azap ansızın gelir diyor, kitabımız kuranda.

      o gün mülk allahındır, bunu herkeş görecek.
      küfredenle yararlı işe, hükmü vermeye gelecek.
      yararlı iş yapanlara, naim cennetini verecek.
      küfreden cehenneme der , kitabımız kuranda.

      ayetlerimi yalanlayan, cehenneme girecek.
      aşağılık azap onların, hepsi bunu görecek.
      hicret ederken ölene, güzel rızık verecek.
      rızık verenin hayırlısıdır, kitabımız kuranda.

      onları hoş olan, bir yerlere koyacaktır.
      çünkü Allah halimdir, sözünde duracaktır.
      çile çekmiş kullara, iyiliği verecektirktir.
      dediğimi yaparız der, kitabımız kuranda.

      kendine yapılan cezaya misliyle karsılık verirse.
      sonra üzerine zalimlerden, saldırılar edilirse.
      size yardım ederim diyor, kular bunu bilirse.
      günahını affederim diyor, kitabımız kuranda.

      yardım ederim demiştik biz, bu yardımlar şundandır.
      geceyi gündüze gündüzü geceye, sokarım ondandır.
      çünkü Allah işitendir,bütün gizlilerin,hepsini görendir.
      cömert kula yardım ederim diyor. kitabımız kuranda.

      yine yardım ederim, kullarıma beyandır.
      çünkü Allah haktır, müminlere ayandır.
      allahı bırakıp puta tapanlar,yalan sayandır.
      yegane büyüktür der, kitabımız kuranda.

      görmedinmi o Allah, gökten su indirmekte.
      bitkiler çör çöp iken, yeşile döndermekte.
      sığınan kullarına, lütfundan göndermekte.
      gökler yerler bizim der, kitabımız kuranda.

      görmedinmi o Allah bütün yerdekileri.
      emriyle denizde akan, bütün gemileri.
      göklerde emrindedir, tutuyor semaları.
      kudretle tutarım der, kitabımız kuranda.

      size hayat verende odur, öldürende.
      murada erdirende odur, güldürende.
      sonra ruhunuzu alıp,tekrar diriltende.
      insan nankör der, kitabımız kuranda

      her ümmet için, bir yol tayin etmişiz.
      kulların amellerdeki, durumna bakmışız.
      size muhalefet etmesinler, davet etmişiz.
      hidayet üzere diyor, kitabımız kuranda.

      eğer seninle mücadele, ederlerse şayet.
      söylenende yanlış yoktur, güzeldir gayet.
      bunları ben söylemiyom, söylemekte ayet.
      deyi ver gitsin diyor, kitabımız kuranda.

      birbirinize muhalefet, edip durdunuz hakkımda.
      kıyamet günü hükmünü , o verecektir katında.
      göktekileri yerdekileri görür, o bunların farkında.
      hepside bir kitapta dır diyor, kitabımız kuranda.

      allahı bırakıyor, kendine delil indirilmeyen.
      hakkında bilgi sahibi, olmadıklarını bilmeyen.
      ondan başka yardımcı yok, bunu görmeyen.
      zalimlere yardımcı yoktur, kitabımız kuranda.

      kendilerine ayetlerimizin, açıkça okunduğu.
      hatalarını söyleyen, ayetlerin dokunduğu.
      okuyana saldıracak, rabbin nankör gördüğü.
      gidecekleri ateştir der, kitabımız kuranda.

      EL HAC SURESİ DESTANI DEVAMI 73
      Şimdi rabbi dinleyin, bir misal vermektedir.
      şüphe yok ki taptıklarınızı, rab görmektedir.
      toplansın hepsi, sinek yaratamaz bilmektedir .
      yalnız rabbe tapın der, kitabımız kuranda.

      sinek onlardan, bir şey kopardığına baksalar.
      putların hepsi bunun için,toplanmışta olsalar.
      putlar sinekten kurtaramaz, elbirliği yapsalar.
      putta zayıf sinekte diyor, kitabımız kuranda.

      onlar Allahın kadrini, gereği gibi bilemediler.
      muhakkak Allah çok kuvvetlidir, göremediler.
      melekten insandan resul seçer , diyemediler.
      Allah her şeyi işitir görür, kitabımız kuranda.

      Allah onların önündekini , ardındakini bilir.
      bütün gizlilerin gizlisini, rabbimiz görür.
      bütün işler sonunda, Allaha döndürülür.
      bizden bir şey kaçmaz, kitabımız kuranda.

      ey iman edenler, rüku edin secde edin.
      saf tutarak rabbinize hep, ibadete gidin.
      hayır işleyerek, felah bulacağınızı bilin.
      felah bulasınız diyor, kitabımız kuranda.

      gerektiği gibi cihat edin, Allah buyruğunda.
      sizi seçti güçlük yüklemedi, onun uğrunda.
      babanız İbrahim dini gibi der, rab kitabında.
      size Müslümanlar diyor, kitabımız kuranda.

      Müslüman adını rab taktı, resul şahit olsun.
      sizde inananlara şahit olun, rabbiniz görsün.
      mevlan için kullar namazı kılsın, zekatı versin.
      güzel mevladır yardımcıdır, kitabımız kuranda.
      05448081798
      EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI
      1–Müminler her zaman, felah bulmuştur.
      2—namazlarını huşu içinde, hep kılmıştır.
      3—faydasız boş sözlerden,uzak durmuştur.
      4—zekatını verirler der, kitabımız kuranda.

      5—onlar ki çok iffetlidir, ırzlarını korurlar.
      6—sade eşiyle birleşir, sözlerinde dururlar.
      onlar hiç kınanmaz, hak yolunu bilirler.
      7— ötesine bakma der, kitabımız kuranda.

      8—onlar ki emanetlerine, verdiği sözlerine uyarlar.
      9—namazlarına devam eder, rabbin sözünü duyarlar.
      10—yeryüzü nün varisi onlardır, alınmıştır kararlar.
      varisçilerin kendileridir diyor, kitabımız kuranda.

      11—onlar ahrette Firdevs cennetine, varis olacaklar.
      bunlar o güzelim yerlerde, ebediyyen kalacaklar.
      12—çamurdan yarattık tüm insanları, bunu bilecekler.
      13—nutfe yaptık, sağlam yerde tuttuk, diyor kuranda.

      14—sonra o nutfeyi, kan pıhtısı haline getirdik.
      sonra kan pıhtısını, bir lokma ete çevirdik.
      et parçası nın içine, kemikler yerleştirdik.
      kemiklere et giydirdik der, kitabımız kuranda.

      şekil verenin şanının, yüceliğini göreceksin.
      15—sonra bunun arkasından, bir gün öleceksin.
      16—sonra kıyamet günü, muhakkak dirileceksin.
      17—and olsun üzerinize, yedi yol yaptık kuranda.

      18—gökten bir ölçü ile size, su indirip veririz.
      şüphesiz biz o suyu, gidermeye de kadiriz.
      19—size içinde hurma üzüm, bağı yaptık biliriz.
      geçiminiz için diyor rab, kitabımız kuranda.
      05448081798
      size o sütten içiririz, çok fayda görürsünüz.
      diyer faydası da onların, etlerinden yersiniz.
      22—hayvanlar ve gemi içinde,seyahat edersiniz.
      hepsi lütfumuzdan diyor, kitabımız kuranda.

      23—yemin olsun biz nuh u, kavmine gönderdik.
      kavmim yalnız Allaha, ibadet edin dedirdik.
      ondan başka ilahınız yoktur, bunu bildirdik.
      nuh korkmaz mısınız dedi, kitabımız kuranda.
      EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
      24—bunun üzerine, kavmindeki kodamanlar.
      buda sizin gibi insandır, öğütten ne anlar.
      rab istese melek gönderirdi, dedi insanlar.
      kavmi inanmadı diyor, kitabımız kuranda.

      25—kendinde cinnet bulunan, adamdan başka.
      ondan hiçbir şey olamaz, gelmez hiç aşka.
      siz nuh u gözetleyin, uzaklardan yavaşça.
      ne yapacak dediler der, kitabımız kuranda.

      20—bir ağaç yarattık, turu sina dağında olur.
      hemi yağı olur, yiyen kullarımız, iyi bulur.
      21—davarlar dada ibret vardır, iyi kullar görür.
      karnındaki sütten der, kitabımız kuranda.

      26—nuh ey babbim, onların beni yalanlamasına.
      dediğim sebep olmasın, yanlış anlamasına.
      bilmezler mümkünü yok, beni dinlemesine.
      ben mağlubum dedi, kitabımız kuranda.

      27—bizde ona vahiy ettik, bir gemi yapasın.
      emrimiz geldiğinde, her canlıdan katasın.
      canlıları bir erkek dişi, olmasına bakasın.
      dünyayı su basacak der, kitabımız kuranda.

      zulmedenlerden alma, onlar gemiye binmesin.
      vaadimiz tamam olacak, onlar bunu bilmesin.
      yalnız inananlardan al, diyerlerinden gelmesin.
      bana bir şey söyleme der, kitabımız kuranda.
      EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
      28—sen ve yanındakiler, geminin içine binin.
      hamdolsun Allaha deyip, bize dua edin.
      gemi sizi nereye götürürse, oraya gidin.
      şükredesiniz der rab, kitabımız kuranda.

      29—birde de ki ey rabbim, bereketli yere indir.
      30—şüphesiz bunda ibret var, alametlerimdendir.
      nuh rabbinin imtihan ettiğini, bilenlerdendir.
      zalimler boğuldular diyor, kitabımız kuranda.

      31—sonra arkalarından başka kuşak yarattık.
      32—ad kavmiydi , hüt peygambere bıraktık.
      rabbe ibadet edin dedi, durumlarına baktık.
      Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

      sizin ondan başka, ilahınız yoktur.
      yalnız ona ibadet, etmeniz haktır.
      men edilmişe, tapmanız yasaktır.
      emrediyor Allah, kitabımız kuranda.

      33—-onllar dan refah verdikleri miz, inkara gittiler.
      küfretti ler kodaman lar, resule isyan ettiler.
      sende bizim gibisin dediler, rab katında bittiler.
      yediğimizden yiyor dediler, kitabımız kuranda.

      34—kendimiz gibi bir beşere, tabi olursak şayet.
      ziyana uğruyanlar dan oluruz, açıktır gayet.
      35—tekrar dirileceğimizi söyler, gerçekten hayret.
      36—dediğin çok uzak dediler, kitabımız kuranda.

      37—hayat dünya hayatıdır, bundan başkasını bilmeyiz.
      burada yaşar ız ölür üz , dediklerinize gelmeyiz.
      38—allaha iftira atıyorsun, görünmez ilaha inanmayız.
      diriltilmeye inanmadılar diyor, kitabımız kuranda.

      39—rabbim beni yalanladılar diyerek, sözlerini duyurdu.
      40—allah biraz zaman sonra, püşman olacaklar buyurdu.
      41—derken sonra helak naramız, o kavmi yakalayıverdi.
      çör çöp oldular hüt kavmi der , kitabımız kuranda.

      42—sonra arkalarından, başka kavim yarattık.
      43—ümmetler ecelini geçemez, böyle yaptık.
      44—ard arda resul gönderdik, hallerine baktık
      böyle dir diyor Allah, kitabımız kuranda.

      45—her ümmete resul , geldikçe yalanladı.
      bizde helak ettik, vaziyetleri ayandı.
      hepsinide efsane yaptık, yanlış inandı.
      uzak olsunlar der, kitabımız kuranda.

      sonra musa ile harunu, kavmine gönderdik.
      açık bir ferman ile, musaya mucize verdik.
      46—firavun dik başlıydı, inkara gittiğini gördük.
      kibirlerine yediremedi der, kitabımız kuranda.

      47—firavun kendimiz gibi, iki tane insanamı inanacağız.
      musanın kavmi uşağımızdır, dediğine gelmiyeceğiz.
      48—yalanlayan oldular, dediler söylediğini bilmiyeceğiz.
      askerleriyle boğduk diyor Allah, kitabımız kuranda.

      49—yemin olsun biz musaya o kitabı verdik.
      kavmi inansın diye, açık mucize gönderdik.
      baş kaldıran zorbalar, olduklarını, gördük.
      niye helak etmeyim der, kitabımız kuranda.

      50—meryem oğlu isayıda, annesiyle mucize yaptık.
      ikisini de suyu olan, yüksek yerler de bıraktık.
      51—helal şeylerden yeyin dedik, resullerimize baktık.
      bütün yaptığınızı, bilirim der, kitabımız kuranda.

      52—işte tek ümmet halinde, sizin kavminizdir.
      bende sizin rabbinizim, bizden korkun denir.
      53—hep aralarında bölündüler, katımızdan bilinir.
      fırka olup öğündüler der, kitabımız kuranda.

      EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMı
      54—şimdi sen onları, şaşkınlık larıyla bırak.
      55—verdiğimiz çocukları yeter, sonlarına bak.
      çokluğu hayrına sanarlar, bunu ilmine kat.
      56—felaketlerinedir diyor, kitabımız kuranda.

      57—gerçekten rabbin azabından, korkarak titreyenler.
      58—rabbinin ayetlerine iman ederek, Allah diyenler.
      59—rabine ortak koşmayanlar, söylediklerimizi bilenler.
      60—zekatlarını tam verenler diyor, kitabımız kuranda.

      61—işte bunlar hayırlarda, sürat yarışı yapanlar.
      bu yarışı yaparken, rabbin sözüne bakanlar.
      62—gücünün yettiğini yapar, rab sözünü tutanlar.
      onlar zulme uğramaz der, kitabımız kuranda.

      63—kafirlerin kalpleri, bu kitaptan habersiz.
      bunlar kulları yok etmekte, çokça arsız.
      her şeyini alırlar, bırakır onları çaresiz.
      yaptıkları budur diyor, kitabımız kuranda.

      64—nihayet refahlı olanlarını, azabımız yakalar.
      azabımızda gelince, hemen feryada başlar.
      65—bunlar tepeden bakarak, yoksulları dışlar.
      yardım etmeyiz der rab, kitabımız kuranda.

      66—siz eyet söyleyene, arkanızı dönerdiniz.
      sıkıntı basardı sizi, uzaklaşıp giderdiniz.
      67—yaşantıya ters gelirdi, işimiz var derdiniz.
      gaflet içindedir diyor. kitabımız kuranda.

      68—hala bu kelamdan, gafil olmaya daldı.
      atalarına gelmemiş, bir resulmü geldi.
      69—resulü tanıyamayıp, onlar öylemi bildi.
      70—cinnet etmiş dediler, kitabımız kuranda.

      hayır o resul, onlara hakkı getirdi.
      hoşlanmadılar ama, dinlerini yetirdi.
      rabbin kelamıyla söyledi,küfrü bitirdi.
      haline şükret der, kitabımız kuranda.

      71—eğer hak onların, keyflerine tabi olsaydı.
      gök yer fesada gider, onu doğru bulsaydı.
      onlara zikri bildirdik, denene tabi olsaydı.
      yüz çevirdiler zikirden, kitabımız kuranda.

      72—yoksa sen onlardan, bir ücretmi istiyorsun.
      hayır rabbimin mükafatı,daha hayırlı diyorsun.
      hem o rızık verenlerin, çok hayılısı biliyorsun.
      73—sen doğru yoldasın diyor, kitabımız kuranda.

      74—fakat ahrete inanmayan, hak yoldan sapmaktadır.
      75—başlarından darlığı atsak, hak yoldan çıkmaktadır.
      76—onları azap ile tuttuk, yine yanlışı yapmaktadır.
      azaplıklar yalvarmadılar diyor, kitabımız kuranda.

      77—üzerlerine gazap kapısını, açtığımız vakit.
      azap gelirken bari, yapsalardı rabbe ahit.
      78—yaptıkları günaha, kulak göz kalpler şahit.
      az şükrediyorlar diyor, kitabımız kuranda.

      79—yer yüzünde sizi yaratana, elbet döneceksiniz.
      80—gece gündüzün de değişmesi, onun bileceksiniz.
      dirilten öldürendir, onun yoluna geleceksiniz.
      Allah aklınızı kullanın diyor, kitabımız kuranda.

      81—hayır evvelkilerin dediğini, dediler biliriz.
      82—bizmi öldükten sonra, bir daha diriliriz.
      83—yemin ederiz masallardır, yanlış buluruz.
      inanmaz bunlar diyor, kitabımız kuranda.

      84—kimindir o yeryüzü, ve oradaki varlıklar.
      85—allahın derler, nedir kalbinizdeki darlıklar.
      86—odur arşın sahibi, çektirmesin zorluklar.
      87—bizden sakının diyor, kitabımız kuranda.

      88—kimdir o her şeyin mülkü, elinde olan.
      kimdir o zora düştüğünde, sizi koruyan.
      89— allah dersiniz, zorlukta yaşayanı gören.
      siz büyüklendiniz der, kitabımız kuranda.

      90—hayır biz, hakkı getirdik yalancılara.
      91—allah evlat edinmez,deyin talancılara.
      ondan başka ilah yok de, külhancılara.
      ortağı yoktur der, kitabımız kuranda.

      ondan başka ilahlar olsaydı şayet.
      çarpışırlardı birbiriyle, açıktır gayet.
      her şey helak olurdu, sonra nihayet.
      tek sahibidir der,kitabımız kuranda.

      92—çok yücedir o, hazırı gayibi bilendir.
      93—onlara gelecek, her azabı verendir.
      94—azaptan korumada, iyileri görendir.
      95—azabı izleyin der, kitabımız kuranda.

      96—sen kötü lüğü , en güzel iyle sal.
      kalplerin özünü bilenden, ilham al.
      97—sana sığınırım rabbim de, öyle kal.
      sahibimizsin de, kitabımız kuranda.

      98—rabbim zalimlerden, sana sığınan kulum.
      99—o zalimlerden birine, geldiğin de ölüm.
      tekrar döndüğünde, beni bu sefer görün.
      100—yararlı iş yapacağım der, kitabımız kuranda.

      bu onların söyledikleri , boş sözlerdir.
      perde çekilmiş, olanlardaki gözlerdir.
      101—süra üfrüldümü , çaresizler sizlerdir.
      birbirinden kaçarlar,kitabımız kuranda.

      102—tartıları ağır gelen, felah bulanlardır.
      103—tartıları hafif gelene, yazık olanlardır.
      bunlar cehennemde, orda kalanlardır.
      104—sırıtıp kalırlar der , kitabımız kuranda.

      105—ayetlerim okundu, onu yalan saydınız.
      106—rabbim kötü bahtımızdı, bizim kaybımız.
      107—rabbimiz bizi çıkar, bu bizim ayıbımız.
      dönersek haksızık der, kitabımız kuranda.

      108—sinin oraya , bana bişey söylemeyin.
      109—içinizde bir fırka var, onları horlamayın.
      bizler iman ettik diyenleri, zorlamayın.
      onlar kurtulur der , kitabımız kuranda.

      kurtulacak kullar, rabbim bizi affet diyorlardı.
      110—kendilerinin maskarasıydı, bunlar biliyorlardı.
      rabbi anmayı unuttular onlara gülüyorlardı.
      güldükleriniz cennettedir, kitabımız kuranda.

      111—sabretmeye karşı, mükafatlarını verdim.
      rablerinin lütfuyla, dediler murada erdim.
      112—dünyada ne kadar kaldınız, diye sordum.
      113—bir günden az dediler, kitamız kuranda.

      EL MÜMİNİN SURESİ DESTANI DEVAMI
      114—Allah buyurdu, hakikaten pek az kaldınız.
      115—boşuna yaratmadık sizi, imtihan oldunuz.
      sonunda yüce rabbin, huzuruna geldiniz.
      116—hak padişahız diyor, kitabımız kuranda.

      çok yücedir o Allah, kendisi haktır.
      övülmeye laiktir, büyük padişahtır.
      ondan başka tapılacak, hiç yoktur.
      arşın rabbi der, kitabımız kuranda.

      117—her kim Allah ı bırakıp, başka ilaha taparsa.
      hiç delili olmaksızın, ona tapmaya bakarsa.
      onun hesabı bize aittir, inatla onu yaparsa.
      onlar felah bulamaz der, kitabımız kuranda.

      118—deyin ki ey rabbim, bağışlayın siz bizi.
      rabbim bilirsin sen, gizlilerdeki gizliyi.
      merhametliler hayırlısısın, anarım sizi
      tevvapsın affedensin,kitabımız kuranda.

    2. abdurrahman toğaç yorumu:

      EN NUR SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1— bizim indirdiğimiz, farz kıldığımız suredir.
      açık delillerle indirdik, dertlerinize çaredir.
      olur ki öğrenir tutarsınız, yanlışdan beridir.
      emirlerime uyun diyor, kitabımız kuranda.

      2—zina yapan, erkek ve kadının her birine.
      yüz değnek vurun, onların kaba yerine.
      Allaha inanansanız, girin rabbin dinine.
      acımayasınız diyor, kitabımız kuranda .

      3—müminlerden bir gurup, yaptıklarına şahit olsun.
      zina yapan bir erkek, kendi gibilerinden bulsun.
      veya müşrik kadınlarla, evlensin onunla kalsın.
      müminlere haram diyor rab , kitabımız kuranda.

      4—iffetli kadınlara, zina iftirasında bulunup.
      delil getirmeyene, seksen değnek vurup.
      şahitliğini kabul etmeyip, gerçeği görüp.
      fasıklardır onlar der, kitabımız kuranda.

      5—ancak o iftiradan sonra, halini düzelten.
      tövbe edenlerden olsun, hakkı gözeten.
      rab bağışlayandır, durumuna göz atan.
      merhametliyim diyor, kitabımız kuranda.

      6—karılarına zina isnadında, bulunanlar.
      onun zina yaptığından, emin olanlar.
      dört defa billahi billahi,desinler onlar.
      doğruluğuna şahittir,kitabımız kuranda.

      7—Beşinci defasında, eğer yalancılardansa.
      lanet üzerime desin, eğer inananlardansa.
      8—kadında şöyle desin, emin olanlardansa.
      eşhedü billah desin der ,kitabımız kuranda.

      8—kocası , doğru söyleyenlerden olursa.
      lanet yerini bulacaktır, eğer bilirse.
      10—rabbin merhameti, ikisinede gelirse.
      kurtuluşları var der,kitabımız kuranda.

      11—haberiniz olsun, iftira haberini getirene.
      içinizdeki cemaatlerden, iftirayı yetirene.
      hakkınızda hayır olsun, sonunu görene.
      azap haksız olanın der, kitabımız kuranda.

      12—bunu ilk duyduklarında, iftiradır deselerdi.
      doğru iş yapmış olurlardı, eğer bilselerdi.
      zanna uymayıp, gerçek doğruyu bulsalardı.
      böyle istiyoruz diyor, kitabımız kuranda.

      13—dört şahit getirmeyene, itibar etme.
      onlar yalancıdırlar,dediklerine bakma.
      14—bozuk zihniyetlerine , takılıp gitme.
      merhametim geniş, kitabımız kuranda.

      15—İftirayı birbirinize, dilinizle anlatıyordunuz.
      kesin bilgi sahibi, olmadığınızı biliyordunuz.
      ağzınızla söylüyor, bunu kolay sanıyordunuz.
      büyük vebal vardır diyor, kitabımız kuranda.

      16—duyduğunuzda diyeydiniz, yalandır zaten.
      bu iftira bize hiç, yakışmadı gerçekten.
      17—gazap iner üzerinize, yanlışlarınızı derken.
      mümine yasak diyor, kitabımız kuranda.

      18—Allah size ayetleri, beyan edendir.
      hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
      19—bu haberi çıkartan, nara gidendir.
      iki cihanda hüsranda der, kuranda.

      Allah kalplerin özünü bilir, siz bilmezsiniz.
      20—Allahın fazlu rahmeti vardır, gelmezsiniz.
      şevkatliye merhametliye, tabi olmazsınız.
      cezanızı veririm diyor, kitabımız kuranda.

      21—ey inananlar, şeytanın adımlarına tabi olmayın.
      size fuhuşu emreder, doğru yoldan dönmeyin.
      Allahın fazlu keremine uyun, gazabına gelmeyin.
      hakkıyla bilenim diyor Allah, kitabımız kuranda.

      22—içinizde fazilet ve, servet sahibi olanlar.
      akrabayı yoksulu, arayıp onları bulanlar.
      Allahın affını isteyen, bunlara verenler.
      çok bağışlarım der, kitabımız kuranda.

      23—namuslu kadına iftira atana, Allah söylüyor.
      dünyadada ahirettede onlar, lanete uğruyor.
      büyük azap onlaradır, Allah böyle buyuruyor.
      24—el dil ayak konuşur der, kitabımız kuranda.

      25—Allah onlara hak ettiklerini, tam verecek.
      Allahın hak olduğunu, onlarda bilecek.
      26—kötü erkek, elbet kötü kadının olacak.
      iyi kadınlarda elbet, iyi erkekleri bulacak.
      iftiradan beridirler der, kitabımız kuranda.

      onlar için mağfiret ve , güzel rızık vardır.
      27—başka eve selam vererek, giren kerdadır.
      sizin için hayırlı olan, güzel ahlak ordadır.
      belki düşünürsün der, kitabımız kuranda.

      EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
      28—Eğer evlerde oturan , kimseyi bulamazsan.
      Size izin verilmedikçe, içeriye giremezsin.
      Dön denince dönün, hayırlıdır bilemezsin.
      Yaptığınızı bilirim der ,Kitabımız kuranda.
      29—İçinde oturulmayana, girmeniz haktır.
      Menfaatın olana gir, sakıncası yoktur.
      Açığı gizlileri bilen, büyük padişahtır.
      Bunda günah yok , kitabımız kuranda.
      30—Mümin erkekler gözünü,haramdan sakınsın.
      Irzlarını korusunlar, güzel ahlak takınsın.
      Elbet bunlarla cennetlerin, birine yakınsın.
      Haberdarım diyor rab, kitabımız kuranda.
      31—Mümin kadınlar ırzlarını, korumaya bakın.
      Gözünüzü de koruyun, haramlardan sakın.
      Zinetinizide kapatın, kimse görmesin takın.
      Habersiz gözüken hariç, kitabımız kuranda.
      Baş örtülerini yakalarının, üzerine vursunlar.
      Bu rabbinizin kuralıdır, üzerinde dursunlar.
      Detayları çoktur, Türkçe mealini okusunlar.
      Ayak vurmadan yüru der, kitabımız kuranda.
      Yakın akraba görmesinde ,sakınca yoktur.
      Zinet sizin süsünüzdür. takınmanız haktır.
      Tersini yapan kular,azabımıza müstahaktır.
      Tevbeyle felah bul der, kitabımız kuranda.
      32—Bekarları evlendirin, onlara yardımcı olun.
      Yoksul olmasına bakmayın, iffetliden bulun.
      Keremimden zengin ederim, iyilikle dolun.
      İhsanımız geniştir diyor, kitabımız kuranda.
      33– Evlenecek yoksullar, varlığı bulana kadar.
      İffetlerini korusunlar, lütfuyla zengin eder.
      Zengin müminlerde onlara, yardıma gider.
      Yardımlaşırlar diyor, kitabımız kuranda.
      İffetlerini haramdan, zorlanarak koruyanlar.
      Direnerek rabbimizin, davetine yürüyenler.
      Fuhuşa zorlasanda bakmaz, rabbini bilenler.
      Zorlananı bağışlarım der, kitabımız kuranda.
      34—Yemin olsun size, açıklayıcı ayetler bildirdik.
      Sizden öncekilerden geçenden, misaller verdik .
      Takva sahiplerine rabbiniz ,bir nasihat indirdik .
      Uyanlarınız kazançlı der, kitabımız kuranda.
      35—Allah göklere ve yere, ışık verendir.
      Nurunun temsili, o kandili bilendir.
      Dilediği kula, nur vermeyi görendir.
      Nasiplisi erişir der, kitabımız kuranda.
      Allah böyle misal verir, kulları görsün.
      36—o lambayla Allahın, anılmasını bilsin.
      sabah akşam rabbine, tesbih e gelsin.
      adımı anın diyor , kitabımız kuranda.

      37—ticaret engel olmaz, rabbine ibadete kavuşur.
      o kullar namazı kılmaya,zekatı vermeye erişir.
      o günden kalpler gözler, halden hale değişir.
      biz takibindeyiz diyor Allah, kitabımız kuranda.

      38—Allah yaptıkları işin, kendilerine en güzelini.
      fazlından verecek onlara, ziyadesini özelini.
      zaten biliriz biz, kullarımızdaki yapının ezelini.
      hesapsız veririm diyor, kitabımız kuranda.

      39—Küfredenlerin ameli, engin bir çöldeki.
      serap gibi su zanneder, gittiği yoldaki.
      ona vardığında ,bir şey bulamaz halbuki.
      hesabını görürüm der, kitabımız kuranda

      40—yahut derin denizdeki, karanlıklar gibidir.
      o denizi bir dalga bürür, ona tabidir.
      üst üste yığılmış karanlıklar, hep birbiridir.
      elini bile göremez der, kitabımız kuranda.

      Allah bir kuluna, bir nur vermemişse.
      onun için nur yoktur, yola gelmemişse.
      41—havada süzülen, kuşları görmemişse.
      bizi tespih ederler , kitabımız kuranda.

      her birisi duasını, tespih ini bilmiştir.
      Allah da onların, ibadetini görmüştür.
      42—yer gök Allahındır, yüzleri gülmüştür.
      dönüş bize diyor, kitabımız kuranda.

      43—görmedin mi Allah, bulutları sürüyor.
      onları toparlayıp, yer yüzünü suluyor.
      bakarsın arasından, yağmur geliyor.
      canlıları sular der, kitabımız kuranda.

      dilediği kulları onun, rahmetine erer.
      dilediğine yağmurlar, musibete döner.
      şimşeğin etkisinden, gözler feri söner.
      bir an görmez der, kitabımız kuranda.

      44—gece ile gündüzü, döndürüp duruyor.
      akıl sahipleri bunlardaki, sırrı biliyor.
      45—bütün hayvanları, sudan yarattık diyor.
      çeşidi çoktur diyor, kitabımız kuranda.

      Allah biz her canlıyı, sudan yarattık.
      kimini iki ayakla, yürümeye bıraktık.
      kimini dört ayakla, yüz üstü yürüttük.
      her şeye kadiriz der,kitabımız kuranda.

      46—biz gerçekleri açıklayan, ayetleri indirdik.
      dilediğimi hak yola, ileteceğimizi bildirdik.
      47—inandık deyip yan çizeni, haktan dönderdik.
      bunlar mümin değil der, kitabımız kuranda.

      48—Allaha ve resullerine, çağrıldıkları zaman.
      bir bakarsın yüz çevirmişler, onlar hemen.
      49—hak kendilerin olsa, hemen derler tamam.
      koşarak gelirler diyor, kitabımız kuranda.

      50— bunlar kalplerinde, hastalık olanlardır.
      rableri karşılığını, vermez sananlardır.
      rabbi bilmez bunlar, zanna uyanlardır.
      onlar zalimler der, kitabımız kuranda.

      51—aralarında hüküm, verileceği vakit.
      mümimler inandık der, hakka bakıp.
      kalplerine her zaman, rabbini takıp.
      felah bulurlar der, kitabımız kuranda.

      52—kim Allahtan korkup, ona inanırsa.
      resullerinin çağrısına, koşup gelirse.
      onlar murada ererler, eğer bilirse.
      kurtulanlar der, kitabımız kuranda.

      53—Birde inanmış gibi, yemine gittiler.
      savaşa çıkarız deyip, vaat ettiler.
      bunların adeti böyle, onlar bittiler.
      görürüm diyor, kitabımız kuranda.

      54—Allaha ve resullerine, itaat edin.
      döneklik yapmayın, yollarına gidin.
      ona düşen tebliğdir, siz bunu bilin.
      görevidir der, kitabımız kuranda.

      sizinde göreviniz var, bunu bilesiniz.
      ona itaat edersen, hidayete erersiniz.
      55—iman edip, yararlı bir işe giderseniz.
      kurtuluş bunda der, kitabımız kuranda.

      kötü kavmin yerine, iyisini getireniz.
      nankör kavmin yaşantısını, bitireniz.
      iyiye meyledenin, dinlerini yetireniz.
      onlar huzurda der, kitabımız kuranda.

      ortak koşmadan ibadetleri, ederler onlar.
      sonra nankörlük edenler, yaşamını sonlar.
      fasıklık yapanlar elbet, cehennemi boylar.
      kurtuluşlar iyilikte der, kitabımız kuranda.

      56—namazı doğru kılın, zekatı verin.
      resullere itaat edin, hakkı görün.
      rabden merhamet var, onu bilin.
      diyor Allah, kitabımız kuranda.

      57—küfredenler bizi, aciz bırakır sanmayın.
      iyi kullar, Allahtan başkasını anmayın.
      zalimlerin gideceği yola, sizde kanmayın.
      orası ne fena yer der, kitabımız kuranda.

      58—ey inananlar, sizden sahip olduğunuz köleler.
      henüz buluğa ermemiş, çocuklarda bileler.
      üç vakit de bunlar da izin, isteyerek gireler.
      sabah öğle yatsı diyor, kitabımız kuranda.

      bu vakitler, açık bulunacağınız zamandır.
      bu vakitler dışında, girmek olur tamamdır.
      kimseye günah yoktur, kullarıma beyandır.
      ayetler açıktır diyor rab, kitabımız kuranda.

      59—hikmet sahibinin sözünü, kullar bilsinler.
      sizin çocuklarda girerken, iznini alsınlar.
      sizden öncekiler öyleydi, bunu görsünler.
      her şeyi bilenim der, kitabımız kuranda.

      60—nikahtan ümidi kalmayan, yaşlı kadınlar.
      ziynetlerini göstermekte,serbesttir onlar.
      yinede iffetli davransın, sakınsın bunlar.
      daha hayırlıdır diyor, kitabımız kuranda.
      EN NUR SURESİ DESTANI DEVAMI
      Allah her şeyi işitendir, hakkıyla bilendir.
      61—gözü görmeyene, günah yoktur diyendir.
      topala hastaya da serbest, Allah görendir .
      lütufkarım kullara der, kitabımız kuranda.

      babanızın ananızın, kardeş evinden yiyin.
      amcan dayın halanıza, ben acıktım deyin.
      teyze dost koruma, evlerinde yemeyi bilin.
      bu evlerden yiyin diyor, kitabımız kuranda.

      topluca veya dağınık yemenizde, günah yoktur.
      evlere girerken selam vermenizde, size haktır.
      biz ayetlerimizi açıklıyoruz, anlayan kul çoktur.
      akıl edenlerden olun diyor, kitabımız kuranda.

      62—müminler Allaha ve resulüne, iman edenler.
      resulüm den izin alıp, gideceği yere gidenler.
      dilediğine izin veriver, resuller bunu bilenler.
      Allah çok bağışlayanım der, kitabımız kuranda.

      63—Resulü birbirinizi, çağırdığınız gibi çağırmayın.
      ya nebim ya resul deyin, fazlaca bağırmayın.
      birbirinizi siper edip, yakınlarından dağılmayın.
      sakınanlardan olun der rab, kitabımız kuranda.

      Allah bilir onun emrine, aykırı hareket edeni.
      başlarına bir bela gele bilir, yanlışlara gideni.
      acı azap gelmesinden, düşünür resulüm seni.
      emrimize uyun diyor rab, kitabımız kuranda.

      64—dikkat edin şüphe yok ki, göklerde ve yerde.
      hepsi Allahın mülküdür, görmeyene gör de.
      ahrette yaptığınızı söyler, cömertlikle ver de.
      en doğrusunu bileniz der, kitabımız kuranda.

    3. abdurrahman toğaç yorumu:

      EL FURKAN SURESİ DESTANI
      ABDURRAHMAN TOĞAÇ
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-ne yücedir o Allah ki, kuluna furkanı indirmiş.
      kullar hak yola gelsin diye, gerçekleri bildirmiş.
      2-yer gökler sahibi, iyi kulları, hidayete erdirmiş.
      biz çocuk edinmedik diyor, kitabımız kuranda.

      mülkünde ona , hiçbir ortak yoktur.
      her şeyi Allah yarattı, hepside haktır.
      hepsi bir ölçüyledir, şirkse yasaktır.
      miktarı biz biliriz, kitabımız kuranda.

      3-böyle iken ondan başka, ilahlara taptılar.
      yaratılmışın peşine düşüp, hakkı attılar.
      taptıkları yaratamaz, yaratandan kaçtılar.
      öldürüp diriltmez der, kitabımız kuranda.
      4-zulmedenler dediler, kelamı kendi uydurdu.
      yalandan başka olmayanı, bizlere duyurdu.
      bir cemaat öğretmiş,zulmü bizlere buyurdu.
      onlar yalandır dediler der, kitabımız kuranda.

      5-eskilerin masallarıdır, onları birine yazdırmış.
      sabah akşam ona, okunsun diye yanına almış.
      6-de ki, göklerin yerin sırlarını, bilen indirmiş.
      bağışlarım esirgerim der, kitabımız kuranda.

      7-dediler nasıl resul, oda yemek yiyor ya.
      bizim gibi oda, çarşılar da geziyor ya.
      yanında da melekten bir, uyarıcı olsa ya.
      inanmadılar diyor rab, kitabımız kuranda.

      8-yahut ona gökten bir, hazine indirilse.
      bir bahçesi de yok, varsa bize bildirilse.
      yiyecekleri ,kendi bahçesinden verilse.
      büyülenmiş dediler, kitabımız kuranda

      9-bak senin hakkında, ne temsiller yaptılar.
      artık bunlar yol bulamaz, gerçekleri attılar.
      rabbin kitabına uymadılar, ondan saptılar.
      ona tabi olmadılar der, kitabımız kuranda.

      10-Allah dilerse sana, bundan daha hayırlısını.
      altından ırmak akan, cennet verir kerlısını.
      rabbin yanına da getirir,cennetteki sırlısını.
      orada vereceğim diyor, kitabımız kuranda.

      11-kıyameti de yalan saydılar, onları izledik.
      onu yalanlayanlara, çılgın ateş hazırladık.
      12-o-ateşin sesini duyarlar, onunla ağırladık.
      uğultusu duyulur der, kitabımız kuranda.

      13-elleri boyunlarına bağlı, dar yerine atılırlar.
      hepsi helak olduklarını,söylemeye katılırlar.
      demirden bukağılar, boyunlarına takılırlar.
      kurtuluş yoktur der-rab, kitabımız kuranda.

      14-bugün bir değil, bir çok helak çağırın.
      yok olmayı dilersiniz, avazınızla bağırın.
      15-dünyadayken takvanın, yoluna buyurun.
      demiştik diyor rabim,kitabımız kuranda.

      o-cennet ki onlar orda, ebedi kalacaklar.
      16-ebedi kalmak şartıyla, isteğini verecekler.
      bu bizim vaadimizdir, kullarım görecekler.
      vaatten dönmeyiz der, kitabımız kuranda.

      17-o-azap gününde, Allahtan başka taptıkları.
      hepsi orda toplanacak, elleriyle yaptıkları.
      diyecek biz saptırmadık, inkardan saptıkları.
      yollarını şaşıranlar der, kitabımız kuranda.

      18-dediler seni tenzih ederiz, biz sizden başka.
      kuldan veli edinmedik, deyip geldiler aşka.
      onlara birde varlık verdiniz, bilseler keşke.
      zikrimi unuttular der rab, kitabımız kuranda.
      EL FURKAN SURESİ DESTANI DEVAMI
      19-işte taptıklarınız , sizi yalancı çıkardılar.
      azaplarını savamayıp, tekrar yakardılar.
      zulüm yapanlar, büyük azaba vardılar.
      azabı tadarlar diyor, kitabımız kuranda.

      20-biz sizden önceki resulleri, başka şekilde.
      göndermedik yemek yemeyen , vekilde.
      bazınızı bir kısmına, fitne yaptık çekil de.
      sabrınızı ölçeriz diyor, kitabımız kuranda

      senin rabbin gizlileri, çok iyi görendir.
      21-kavuşmayı ummayana, azabı verendir.
      melek indir diyenden, hesap sorandır.
      rabbi görsek dediler,kitabımız kuranda.

      bunu diyenler kendilerini, büyük görendir.
      rab azgınlık yapanlardan, hesap sorandır.
      22-melekleri göreceğinden, mahrum kalandır.
      onlara müjde yok der, kitabımız kuranda.

      23-biz onların yaptıklarının, önüne geçeriz.
      onların yığdıklarını, zerre yapar saçarız.
      dünyada da başlarına, çeşitli işler açarız.
      faydasını görmez der, kitabımız kuranda.

      24-o gün cennetliğin ağırlanışı, çok özeldir.
      dinlendikleri yer, pek hayırlıdır güzeldir.
      25-gökteki bulutlar yarılır, rableri gel der.
      meleklerde iner der, kitabımız kuranda.

      26-o gün mülk rahmanındır, herkes görecektir.
      kafirlere o gün çok çetin, azaplar gelecektir.
      27-zalimler elini ısıracak, çok pişman olacaktır.
      resule tabi olsaydınız der, kitabımız kuranda.

      28-vay başıma gelenler, kötüyle dost olmasaydım
      29-yemin olsun saptırdılar,azgın dost bulmasaydım.
      beni yoldan saptırdılar, bu halleri görmeseydim.
      azgından dost olmazmış der, kitabımız kuranda .

      30-resulüm der, rabbim kavmim bu kuranı.
      uzak durdular görmediler, kelamı soranı.
      31-resullere düşman ettik, ona karşı duranı.
      rabbin sana yeter der, kitabımız kuranda.

      32-kafirler dediler bu kuran, toplu indirilseydi.
      kalbine tam yerleşsin diye, onlar bilselerdi.
      birde yavaş okuttuk , bunlar yola girselerdi.
      gelmediler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      33-hem onlar sana, bir mesaj dahi göndermediler.
      açıklamanın güzelini gönderdik, ama görmediler.
      34-yüz üstü cehenneme sürülürler, fakat bilmediler.
      mevkice en fenaydılar diyor, kitabımız kuranda.

      35-ant olsun mu saya, o kitabı verdik.
      kardeşi Harunuda, vezirliğe getirdik.
      36-azgın kavme gidin dedik,onları bildik.
      helak ettik diyor, kitabımız kuranda.

      37-nuh kavmide yalanladı, biz helak ettik.
      biz onları ibretlik edip, bir yerlere attık.
      zalimleri çokça acıklı, azabımıza kattık.
      onları yok ettik der, kitabımız kuranda.

      38-ad semut ve, ashabı reside yok ettik.
      aralarında geçen, çok kavmide bitirdik.
      39-bunların hepsine de, uyarıcılar getirdik.
      perişan ettik diyor, kitabımız kuranda.

      40-yemin olsun ki, o fenalık yağmuruna tutulanlar.
      lüt kavminin yaşadığı, sedum halkıda yutuldular.
      azgınlık yapanlar azabımla, yurtlarından atıldılar.
      dirilmeyi ummadılar der rab, kitabımız kuranda.

      41-yanlış yoldakiler sizi, gördükleri zaman.
      söylediğinizle onlar, eğlenirler hemen.
      bunumu seçmiş Allah, demesinler aman.
      resulü seçerim der, kitabımız kuranda.

      42-derler nerdeyse inanacaktık, üzerinde durmasak.
      yolumuzdan döndürecekti, vaziyetini görmesek.
      sapık yolda değil deyip, eğlenceye almasak.
      eğlenceye aldılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

      43-gördün mü o havasını, ilah eden kişiyi.
      ona vekil olma sakın, insanların düşüğü.
      44-hakkı anlamaz onların, sapık yola aşığı.
      hayvanlar gibidir der, kitabımız kuranda.

      hatta yolca onlar, daha da fazla sapıktır.
      45-gölgeyi yaydık biz, ibretle ona bakıp bir.
      istesek hep gölge yapardık, rab sahiptir.
      güneş onun delili der, kitabımız kuranda.

      46-rab güneşi yükseltti, sonra emriyle battı.
      47-o Allah ki geceyi, sizlere bir örtü yaptı.
      gündüzü de rızkınız için, çalışmaya bıraktı.
      sonsuzluk sahibi der, kitabımız kuranda.

      48-yağmurunun önünde, rüzgarı müjdeci gönderir.
      her şey için varlıklara, çok temiz bir su indirir.
      49-ölmüş iken yer yüzünü, cennetine döndürür.
      her yarattığımızı sularız der, kitabımız kuranda.

      50-kitabı aranızda, evirip çevirdiğimizi görsünler.
      çok düşünüp ibret almayı, kullarımız bilsinler.
      nankör olmuştur çokları, gerçek yola girsinler.
      çokları inanmadı diyor rab, kitabımız kuranda.

      51-isteseydik her beldeye, bir uyarıcı gönderirdik.
      52-kafire boyun eğmeyeni, hak yola döndürür dük.
      kuranımla cihat yapanlara, cennetimizi verirdik.
      büyük cihat yapın diyor rab, kitabımız kuranda.

      53-O Allah ki iki denizi, dünyada salıverdi.
      biri tatlı biri acı, tadanlar bunu gördü.
      sonra ikisinin arasına, bir perde koydu.
      birbirine karışmaz der, kitabımız kuranda.

      54-insanı sudan yarattık, ona soy sop verdik.
      her şeye kadir olanın, üstün vasfını gördük.
      55-bir kısmınız faydasıza tapar, onları da bildik.
      dini eğrilttiler diyor rab, kitabımız kuranda.

      56-halbuki sizi müjdeci, uyarıcı olarak gönderdik.
      57-yaptığınız tebliğe bir, ücret yoktur bildirdik.
      rabbe doğru yol tutanı, hidayetimize erdirdik.
      biz açık bildirdik diyor rab, kitabımız kuranda.

      58-üstelik diri olup, hiç bir zaman ölmeyen.
      tevekkülle tesbih et, doğru yoluna eren.
      günahlardan haberdarız, bilen onu gören.
      her gizliyi görürüz der, kitabımız kuranda.

      59-gökleri yeri arasındakini, altı günde yarattı.
      arşa da istiva etti, gündüzünü de ağarttı.
      haberi olanlara sorun der, gecesini kararttı.
      rahmana secde et diyor, kitabımız kuranda

      60-kafirlere Allaha secde, edin denildiği zaman.
      rahmanda neymiş deyip, karşı çıktılar hemen.
      emrettiğine secde etmeyiz, ilahlarımız tamam.
      nefretleri arttı diyor rab, kitabımız kuranda.

      61-ne yücedir o Allah ki, gökte burçlar yaratmış.
      içlerinde bir kandil ki, birde nurlu ay yapmış.
      62-düşün ibretle şükret diye, gecesini karartmış.
      gündüzde aydınlık verir der, kitabımız kuranda.

      63-rahmanın kulları yeryüzünde, tevazu ile yürürler.
      cahiller kendilerine laf atsa, onlara selam derler.
      64-onlar rablerine secde, edicilerden olarak geceler.
      65-cehennem azabını sav derler, kitabımız kuranda.

      66-gerçekten o cehennem, ne kötü bir yerdir.
      67-harcamada israf etmeyen, o yerden beridir.
      cimrilikte yapmazlar, sevdiği kuldan biridir.
      ikisinin ortasındadır diyor, kitabımız kuranda.

      68-onlar ki Allahtan başkasına, hiç ibadet etmezler.
      Allahın haram kıldığını, haksız yere öldürmezler.
      bunlar öyle kullarım ki, zinayı asla yapmazlar.
      yapanın cezası büyüktür der, kitabımız kuranda.

      69-kıyamet günü bunların, cezası ikiye katlanır.
      bu azapla tahkir edilerek, orada ebedi kalır.
      70-tövbeyle yararlı iş işleyen, cennete konur.
      kötülüklerini örteriz der, kitabımız kuranda.

      71-kim tövbe edip, yararlı iş yaparsa.
      tövbesi kabul olur, sözünü tutarsa.
      72-yalana şahitlik, etmemeye bakarsa.
      bağışlarım diyor,kitabımız kuranda.

      boş söz konuşanların, yanlarından giderler.
      73- Rabbin ayetleriyle, kullara nasihat ederler.
      nasihat a kör sağır olmaz, doğrudur derler .
      yan gelip yatmazlar der, kitabımız kuranda.

      74-ey rabbimiz bize eşimizden, güzel nesiller.
      gözlerimiz nuru olsun, çocuklardan asiller.
      iyi kimselerden ihsan et, kullarına vekiller.
      onlardan önder yap der, kitabımız kuranda.

      75-işte bu kimseler , sabırlarına karşı cennetin.
      yüksek yerine ulaşırlar, verilecektir nimetin.
      sağlık selamla karşılanır, bilinecektir kıymetin.
      76-orada ebedi kalırlar der, kitabımız kuranda.

      ne güzel karargahtır ora, ne güzel makamdır.
      77-kıymet verir rabbin size, dualarınıza bakandır.
      siz yalanlayanlar olursanız, azabımız yakındır.
      yakanızı bırakmam diyor, kitabımız kuranda.

    4. abdurrahman toğaç yorumu:

      EŞ ŞUARA SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-ta – sin- mim- hikmetle dolu sözlerimdir.
      2-bunlar hakkı açıklayan, sırlı ayetlerimdir.
      3-nerdeyse canına kıyacaksın, görürüm der.
      onlar anlamıyor diyor, kitabımız kuranda.

      4-biz dilersek onlara, öyle ayet indiririz.
      hepsi çaresiz inanır, boynun eğdiririz.
      5-rahmandan yeni nasihat tır, bildiririz.
      yüz çevirdiler der, kitabımız kuranda.

      6-evet kuranı yalanladılar, azaplarınız yakın de
      alay ettiklerinin haberi , geldiğinde, bakın de
      7-her şeyi biz yarattık, yasaklarımdan sakın de.
      nebatlar yarattık diyor, kitabımız kuranda.

      8-şüphesiz bunlardaki ibretleri, çokları görmez.
      bunlar mümin değillerdir, elbet bunu bilmez.
      9-Rabbin güçlü esirgeyendir, onlar yola gelmez.
      yinede hatırlat diyor rab, kitabımız kuranda.

      10-11-hatırlayın ki bir vakitler, rabbin musaya.
      can vermiştir o resulün , elindeki asaya.
      firavuna söyle uysun, rabbindeki yasaya.
      rab nida ettim diyor, kitabımız kuranda.

      12-musa der ey rabbim, doğrusu onlardan korkarım.
      onlar bana inanmazlar, yinede dediğini yaparım.
      13-benim göğsüm daralıyor, bunu kafama takarım.
      dilimden düğümü çöz diyor, kitabımız kuranda.

      harunu da peygamber yap, ben bunu derim.
      14-onlara karşı suçum var, kabahatimi bilirim.
      beni onlar öldürürler, ben yapılacağı görürüm.
      onun için korkarım der, kitabımız kuranda.

      15-hayır ikinizde hemen, mucizelerimizle gidin.
      muhakkak sizinle beraberiz, siz bunu bilin.
      16-haydin firavuna gidin, rabbin elçisiyiz deyin.
      hemen gidin dedi rab, kitabımız kuranda.

      17-dediler İsrail oğullarını, bizimle gönderin
      18-firavun dedi elimizde büyüdün, bunu görün.
      yeni doğmuş bir çocuktun , bilenlere sorun.
      firavun seni büyüttük der, kitabımız kuranda.

      19-firavun hem sen suçlusun, bir Kıpti yi öldürdün.
      sen nankörlerden oldun, bizden kaçıp durdun.
      20-o işi yaptığımda cahillerdendim, ondan vurdum.
      21-sizden korkunca kaçtım der, kitabımız kuranda.

      sonrada rabbimin ihsanıyla, beni peygamber yaptı.
      22-İsrail oğullarını köle yaptın, rabbim durumuna baktı.
      23-firavun alemlerim rabbini, kim kafana taktı.
      24-anlarsan söylerim dedi, kitabımız kuranda.

      o göklerin yerin, arasındakilerin rabbidir.
      25-bir şey anlamadım musa, konuşman kafidir.
      26-sizinde rabbiniz öncekilerinde, rabbi ve sahibidir.
      firavun adamlarına duydunuz mu der, kitabımız kuranda.

      27-firavun bu size, gönderilen peygamber.
      deli olmalıdır kanaatimce, tamamen der.
      28-her şeyin rabbini kabul et, sende şan ver.
      musa aklınız varsa der, kitabımız kuranda.

      29-yemin olsun benden başka, ilah tanırsan.
      seni zindanlık ederim ,başkasına kanarsan.
      30-sana delil getirdim, beni doğru sanırsan.
      31-delilini söyle dedi, kitabımız kuranda.

      32-bunun üzerine musa, asasını bıraktı.
      asa ejderha olmuştu, firavun ona baktı.
      33-elini koynuna soktu, bembeyaz aktı.
      34-firavun büyücüsün dedi, kitabımız kuranda.

      35-firavun sizi büyüsü ile, yerinizden çıkartacak.
      36-onu ve kardeşini tutun, firavun imtihan yapacak.
      37-sihirbazları tez getirin, millette buna bakacak.
      inkara gittiler diyor rab, kitabımız kuranda.

      38-tayin edilen vakit, belli zamana saklandı.
      getirilen tüm sihirbazlar, bir araya toplandı.
      39-halkada toplanın dendi, doğru olan aklandı.
      hepsi toplandılar der, kitabımız kuranda.

      40-firavun sihirbazlar kazanırsa, onlara tabi kalalım.
      41-büyücüler firavuna , mükafat varmı emin olalım.
      42-en yakınımdan olacaksınız, bugün gerçeği bulalım.
      43-musa atacaklarınızı atın der ,kitabımız kuranda.

      44-iplerini sopalarını, hepside ortaya attı.
      firavun ululuğuna deyip, hepsi günah etti.
      45-musa da asayı attı, onların attıklarını yuttu.
      46-büyücüler secdeye kapandı der, kitabımız kuranda.

      47-biz alemlerin rabbine, iman ettik dediler.
      48-musa ile harunun rabbini, kabul ettiler.
      49-size izin vermedenmi dedi, sihirbazlar direttiler.
      sizin büyüğünüzmüş dedi, kitabımız kuranda.

      yakında ellerinizi ayaklarınızı ,çapraz keseceğim.
      hepinizi toplayıp, millet ortasında asacağım.
      50-önemli değil dediler, kurtulursanız şaşacağım.
      51-inananların ilkiyiz dediler, kitabımız kuranda.

      rabbimizin günahlarımızı, affedeceğine inanırız.
      52-kullarımızı yürüt dedik, kurtuluştur tanırız.
      takip edileceksiniz dedi, rabbimizi anarız.
      53-firavun asker topla dedi, kitabımız kuranda.

      54-musaya inananlar, az bir topluluk idi.
      55-fakat onlar bizi hep, kızdırıyorlar dedi.
      56-biz ise ihtiyatlı cemaatiz ,diye söyledi.
      57-onları çıkarttık der, kitabımız kuranda.

      58-hazinelerden ve, şerefli makamlardan çıkardık.
      59-işte böyle, İsrail oğullarını onlara, mirasçı yaptık.
      60-güneş doğarken ordusuyla, hücuma geçti baktık.
      61-yakalandık dediler der rab, kitabımız kuranda.
      ŞUARA SURESİ DESTANI DEVAMI
      62-asla rabbim bırakmaz, o benimle beraberdir.
      63-asanı denize vur dedik ,düşmanları bey haberdir.
      deniz tam ikiye yarıldı, firavun için kederdir.
      her parçası dağ gibi der, kitabımız kuranda.

      64-düşmanları nıda onların, oraya yaklaştırdık.
      65-Musa ve inananları kurtardık, bahtlarını aklaştırdık.
      66-düşmanlarını boğduk, Musa ya inananları kurtardık.
      67-bunlarda ibret var der, kitabımız kuranda.

      68-hiç şüphesiz senin rabbin, güçlü merhametlidir.
      69-İbrahim in haberini de oku, o çok hürmetlidir.
      70-babasına neye taparsın der, çok iyi niyetlidir.
      71-kavmine putlara tapmayın der, kitabımız kuranda.

      72- dua ederseniz duyup cevap verirler mi.
      73-onlar size fayda vermeyi, bilirler mi.
      zararda verseniz siz putlara, sizi bilir mi.
      74-gelenekten dediler, kitabımız kuranda.

      75-İbrahim şöyle dedi, şimdi beni gördünüz mü.
      76-atalarınızın taptıklarını, sizde bildiniz mi.
      77-taptıklarınız düşmanlarım, tatmin oldunuz mu.
      o tek olan rab hariç der, kitabımız kuranda.

      78-o Allah beni yarattı, doğru yolu gösterdi.
      79-o ki beni suladı, hem doyurarak besledi.
      80-hastalandım şifa verdi, kainatını süsledi.
      81-o öldürüp dirilten der, kitabımız kuranda.

      82-o ki kıyamet gününde, bağışlayacak hak.
      83-rabbim bana bir hüküm ver rahmetine at.
      beni imanı Salih kullarıyın, arasına kat.
      hep beni gözetle der, kitabımız kuranda.

      84-sonra gelecek ümmetlerden, beni anacak.
      hayırla bilecek dil halk eyle, sizi bulacak.
      85-beni Naim cennetine, mirasçı olacak.
      kullarından eyle der ,kitabımız kuranda.

      86-babamı da bağışla, onu cehenneme atma.
      yanlış yoldan gidenlerdendi, kusuruna bakma.
      87-kulları yın dirileceği gün, beni rezil etme.
      merhametine sığındım der, kitabımız kuranda.

      88-o gün ne mal fayda verir, nede oğullar.
      89-yalnız Allaha temiz kalple, varan kullar.
      90-cennet takva sahibinin, rab görür kollar.
      91-cehennem azgınlaradır, kitabımız kuranda.

      92-93-kullara soracağız, taptıklarınız nerede.
      size yardım ediyorlar mı,nimetlerim kör ede.
      kendileri kurtulur mu, sorun bakıyım orada.
      94-cehenneme sürülürler, kitabımız kuranda.

      95-iblisin bütün askerleri de, orayı boylar.
      96-birbiyile çekişirken, orada şöyle derler.
      97-iblisi Allaha ortak ettik, sapkın körler.
      98-yeminle sapıkmışız der, kitabımız kuranda.

      99-bizi yoldan çıkmış, dostlar saptırdı.
      100-bize yardımcıda yok, azabı arttırdı.
      101-dostlar çıkarımızı, kafamıza taktırdı.
      102-geriye dönüş yok, kitabımız kuranda.

      103-şüphesiz bu haberlerde, ibretler vardır.
      öyleyken çokları da inanmadı, kalpleri dardır.
      104-rabbin çok güçlüdür, kuldan haberdardır.
      rab geriye dönüş yok der, kitabımız kuranda.

      105-Nuh un kavmi de, resulümü yalanladı.
      106-kardeşleri Nuh, korkmaz mısınız dedi.
      107-size gönderilmiş resulüm, diye söyledi.
      emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

      108-Allahtan hep korkun ve, bana itaat edin.
      109-sizden ücret istemeyenin, sözüne gidin.
      ücretim rabbime ait tir, diyorum yola hadin.
      110-Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

      111-dediler arkana düşük, kimseler takılmışken.
      sana iman eder miyiz hiç, etrafına serpilmişken.
      112-günahlarını bilmem, onlar yanıma gelmişken.
      113-inananları kovmam diyor, kitabımız kuranda.

      114-hem ben iman edenleri, kovmam yanımdan.
      115-ben uyarıcıyım derim, bu rabbimin şanından.
      116-vaz geçmezsen taşlarız, dökeriz bak kanından.
      117-kavmime mağlubum dedi , kitabımız kuranda.

      118-Rabbim kavmimle aramdaki, hükmünüzü verin.
      azabından beni ve yanımdakileri, kurtarasınız derim.
      119-onu ve yanındakileri kurtardık, gerçekleri görün.
      120-inanmayanları boğduk diyor, kitabımız kuranda.

      121-şüphesiz bunlarda, çok ibretler vardır.
      çoğu imana gelmez, onlara musibeti sardır.
      122-güçlüdür esirgeyendir, kullarınızı gördür.
      merhamet edensin diyor, kitabımız kuranda.

      123-ad kavmi de resullerini, yalanladılar.
      124-Allahtan korkun dedi, iblise kandılar.
      125-Hüt size gönderildim dedi, inanmadılar.
      emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

      126-Allahtan korkun ve, bana itaat edin.
      127-buna karşı söylediğim, hak yola gidin.
      ücret istemem sizden, gerçek rabbi bilin.
      ücretim rabbe ait der, kitabımız kuranda.

      128-eğlenmek için tepelere, binalar kurarsınız.
      129-ebedi kalacakmış gibi, o yerleri ararsınız.
      130-tutacağınız kişiyi, zorbalar gibi yakalarsınız.
      131-Allahtan korkun dedi, kitabımız kuranda.

      132-size bildiğiniz şeylerle, destekler olan.
      133-oğullarla davarlarla, yardımda bulunan.
      134-bağlar la pınarlar la, senin ilerini gören.
      Allahtan korkasınız dedi, kitabımız kuranda.

      135-doğrusu üzerinize gelecek, büyük günün.
      azabından korkarım de, olmasın senin sonun.
      136-öğütlerimiz aklına hiç, girmiyorsa onun.
      söylesen de değişmez der, kitabımız kuranda.

      137-bu getirdiğin eskilerin, adetlerinden biridir.
      138-azapta olmak yoktur, biz onlardan beridir.
      139-Hüt ü kavmi yalanladılar, oysa Allah diridir.
      onları helak ettik diyor rab, kitabımız kuranda.

      şüphesiz ki bunda, çok ibretler vardır.
      çoğu da inanmadı, kalp gözleri kördür.
      140-Rab güçlüdür, merhametinle gördür.
      merhametin sonsuz , kitabımız kuranda.

      141-semut kavmide resulü , yalanladılar.
      kardeşleri salihe de kavmi, inanmadılar.
      142-Allah tan korkun dedi, anlamadılar.
      143-size resulüm der, kitabımız kuranda.

      144-Allahtan korkun, bana itaat edesiniz.
      145-sizden ücret istemem, rabbe gidesiniz.
      ücretim Allaha aittir, gerçek yolu bilesiniz.
      alemlerin rabbine der, kitabımız kuranda.

      146-siz buradaki nimetlerimizden, emin olmayın.
      147-bahçe ve pınarlarınızdan, delalete dalmayın.
      148-ekin ve hurma ağaçlarıyla,sevinçle dolmayın.
      rabbinizi çok anın diyor, kitabımız kuranda.

      149-birde dağlardan özenle, yonttunuz evler.
      150-Allah tan korkun da, itaat edin siz beyler.
      151-müsriflere uymayasınız, size gafil derler.
      kafire itaat etmeyin diyor, kitabımız kuranda.

      152-onlar ki yer yüzünü, hep fesada verirler.
      153-sana hiç inanmazlar,bu büyülenmiş derler.
      154-bizim gibi insansın diyerek, isyan ederler.
      mucize getirsin dediler der, kitabımız kuranda.

      155-Salih dedi mucize size, bir dişi deve.
      kayadan çıkarttık onu, herkes gidip seve.
      su hakkına mani olmayın, insanlar göre.
      bir günü ona ait dedi, kitabımız kuranda.

      156-ona bir kötülük düşünmeyin, size bunu derim.
      Allahtan azap gelir size, dikkatle gerçekleri görün.
      azgınları gidip deveyi kestiler, azaptasınız derim.
      sonra pişman oldular diyor rab, kitabımız kuranda.

      158-hemen o azap kendilerini , yakala yı verdi.
      bunda ibretler vardır, iyi kullar gerçeği gördü.
      çoğu iman etmedi, inkarlarıyla azabımıza geldi.
      159-güçlüyüm esirgerim der, kitabımız kuranda.

      160-Lütüda yalanladılar, söylediğime bakın.
      161-kardeşleri lüt dedi, rabbinizden korkun.
      163-size gönderilmiş resulüm, sözlerimi tartın.
      emin resulüm dedi der, kitabımız kuranda.

      163-Allahtan korkun ve, bana itaat edin.
      164-sizden ücret istemem, hak yola gidin.
      ücretim rabbime aittir, siz bunları bilin.
      165-erkeklere gitmeyin der, kitabımız kuranda.

      166-Rabbinizin yarattığı, eşlerinizden gafilsiniz.
      doğrusu çok azgınsınız, tecavüzkar kavimsiniz.
      167-söylediklerinden vazgeç, kovarız bilirsiniz.
      Lüta sizi atarız dediler der, kitabımız kuranda.

      168-doğrusu yaptıklarınıza, buğuz edenlerdenim.
      169-rabbim beni ve ailemi koru, görenlerdenim.
      170-bizde onları kurtardık, azgınları bilenlerdenim.
      171-bir koca karı hariç der, kitabımız kuranda.

      172-azgınların hepsini de, biz helak ettik.
      173-üzerlerine de işaretli, taşlardan attık.
      azgınlar yağmuru fenadır, hallerine baktık.
      174-bunda ibret var der, kitabımız kuranda.

      öyle iken çokları da, imana gelemediler.
      175-rabbin güçlü olduğunu, bilemediler .
      onun merhameti de sonsuz, göremediler.
      yok oldular diyor rab, kitabımız kuranda.

      176-eyke halkı da hep, resullerini yalanladılar.
      177-Şuayp Allahtan korkun dedi, inanmadılar .
      178-emin resulüm dedi ve, doğru sanmadılar.
      size gönderildim dedi der, kitabımız kuranda.

      179-artık Allahtan korkunda ,ona itaat edin.
      180-sizden ücret istemeyenin, yoluna gidin.
      ücretim rabbime ait derim, sizler bunu bilin.
      181-ölçerken tam ölçün der, kitabımız kuranda.

      sizler eksik tartanlardan, olmayasınız sakın.
      182-ve tam doğru olan, terazi ile tartın.
      183-halkın eşyalarına, tam değeriyle bakın.
      fesada gitmeyin dedi der, kitabımız kuranda.

      184-sizi ve sizden öncekileri, yaratandan korkun.
      185-dediler sen büyülüsün, bizden yoktur farkın.
      186-bizim gibi sende insansın, gidin işinize bakın.
      Şuaybı yalanladılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

      187-eğer doğru söylüyorsan, haydi görelim gökten.
      bir parça düşürün üzerimize, hiç bir şey yokken.
      188-rabbim yaptıklarınızı görür, gizliden haberdarken.
      Şuayb ı yalanladılar diyor Allah, kitabımız kuranda.

      189-onları o gölge gününün azabı, yakalayıverdi.
      büyük bir günün azabı idi, ve defterlerini dürdü.
      190-şüphesiz bunda ibretler var, iyi kullar gördü.
      çoğu imana gelmediler diyor, kitabımız kuranda.

      191-şüphesiz rabbin, güçlüdür ve merhametlidir.
      192-kuran rabbimden indirilmiş, çok kıymetlidir.
      193-194-195-ruhul emin indirdi,inanan hürmetlidir.
      uyarıcılardan olasın diyor rab, kitabımız kuranda.

      196-o önceki kavimlerin, kitaplarında da vardır.
      197-İsrail oğulları alimleri de, bundan haberdardır.
      kafirlere bunun bir delil, olması da zaten zordur.
      kafirler inanmazlar diyor rab, kitabımız kuranda.

      198-eğer onu Arap olmayan , bir kavme indirseydik.
      199-o kavme okutup, Mekke kafirlerine bildirseydik.
      yine iman etmezlerdi, bütün güzelliğini duyursaydık.
      200-mücrimler inanmaz der rab, kitabımız kuranda.

      biz onların kalplerine, onu böyle sokmuşuz.
      201-acıklı azabı göreceği, güne bırakmışız.
      kurana inanmayacaklarına, görüp bakmışız.
      202-azap ansızın gelir der, kitabımız kuranda.

      203-diyecekler acaba, bize mühlet verilir mi.
      204-azabı acele isterlerdi, geri döndürülür mü.
      205-onlara nimet verdik, hesap durdurulur mu.
      206-hesap günü geldi diyor, kitabımız kuranda.

      207-dünyada elde ettikleri, nimet kurtarabilir mi.
      208-helak etmeden uyarıcı gelir, onlar hiç bilir mi.
      209-nasihat tan önce zulüm gelmez, yola gelir mi.
      yola gelmezler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      210-bu kuranı şeytanlar hiç, indirmeye yaraşmaz.
      211-bu onlara yaraşmaz, hem de güçleri yetmez.
      212-işitmekten uzaktır onlar, doğru yola gitmez.
      213-yalnız bana kulluk et der, kitabımız kuranda.

      214-önce en yakın akrabalarını, gidip de uyar.
      215-sana inananlara tevazu y la, kanadını ger.
      216-sizin yaptığınızdan, ben beriyim deyi ver.
      217-bize tevekkül et diyor, kitabımız kuranda.

      218-o Allah ki ibadete, kalkınca seni görüyor.
      219-secde edenler arasında, gezdiğini biliyor.
      220-hakkıyla işitirim, hakkıyla görürüm diyor.
      bizden bir şey kaçmaz der, kitabımız kuranda.

      221-şeytanların kimin üstüne, indiğini biliyorum.
      222-onları günahkar, yalancı üzerinde görüyorum.
      223-onlar dinler yalan söyler, neden soruyorum.
      224-şair sözü değildir der rab, kitabımız kuranda.

      225-görmez misin o şairler, her vadide dolaşır.
      226-yapamayacaklarını söyler, hadsizliğe ulaşır.
      227-ancak iman edenler, yararlı işlerde buluşur.
      Allah ı çokça an zikret der, kitabımız kuranda.

      zulmedildikten sonra, öçlerini alanlar.
      zulüm edenler inkılaba, maruz kalanlar.
      başımıza gazap yok deyip, emin olanlar.
      yakında bilecekler der, kitabımız kuranda.

    5. abdurrahman toğaç yorumu:

      EN NEML SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      05448081798
      1-ta sin bunlar kuranın, hikmetli ayetleridir.
      2-müminlere bir müjdedir, birer hidayetidir.
      3-namazı doğru kılanlara, elbet mükafatıdır.
      onlar ahrete inanır der, kitabımız kuranda.

      4-ahrete inanmayanlar, amellerini doğru sanırlar.
      bir sualle karşılaştıklarında, oan bocalayıp kalırlar.
      5-bunlar o kimseler ki, azabın kötüsüne gelirler.
      ahrette ziyandadır der rab, kitabımız kuranda.

      6-muhakkak ki bu kuran, seni hikmetine katar.
      her şeyi bilen Allah merhametini, üzerine atar.
      7-hatırla ki Musa ya rabbi, hikmetinden bakar.
      ben bir ateş gördüm der, kitabımız kuranda.

      size ondan bir kor getireyim de, ısınasınız.
      8-ateşin yanında ona, ne denildi bakasınız.
      o ateş ve etrafı mübarek, kötülüğü atasınız.
      alemlerin rabbiyim dedi, kitabımız kuranda.

      9-ya musa alemlerin rabbi olan, o Allah benim.
      10-asanı bırakasın sen, rabbin yoldaşındır senin.
      yılan olunca kaçtı, kaçmayın musa geriye dönün.
      resuller korkmaz dedi Allah, kitabımız kuranda.

      11-önce zulüm etmiş, sonra kötülüğü iyiliğe çevirmiş.
      çünkü ben çok bağışlayıcı, kulları esirgeyiciyim demiş.
      12-birde elini koynuna sok, bakmış bembeyaz görmüş.
      firavun ve kavmine gidesin der rab,kitabımız kuranda.

      dokuz mucizeyle gidin, yoldan çıkmış kavimdirler.
      13-mucizelere dediler bu, ap açık bir sihirdirler.
      14-vicdanlarının kanaat geldiğini, onlar da bilirler.
      kibirden inkar ettiler der rab, kitabımız kuranda.
      EN NEML SURESİ DESTANI DEVAMI
      15-yemin olsun Davut la Süleyman a, bir ilim verdik.
      bizi mümin kullarından üstün kılanın, vefasını gördük.
      Allaha hamdolsun , rahmandır rahimdir,Lütfuna erdik.
      16-Süleyman Davuda mirasçıdır der, kitabımız kuranda.

      Süleyman dedi ey insanlar, bize kuş dili öğretildi.
      hem bize rabbim katından, her şeylerden verildi.
      fazlu ihsanının ta kendisidir, çok cömerttir görüldü.
      ikisi de üstün kullardandı der, kitabımız kuranda.

      17-cinlerden insanlardan kuşlardan, orduları vardı.
      Süleyman ın emriyle hepside birlikte,sevk olurlardı.
      18-karınca vadisine vardı, onları konuşur gördü.
      bir karınca yuvalarınıza girin der, kitabımız kuranda.

      Süleyman ve ordusu , farkında olmadan.
      tepelemesin onlar sizi, sonra görmeden.
      19-karıncaya gülümsedi ,onlar bilmeden .
      ilhamına şükür dedi, kitabımız kuranda.

      bana anama babama,verdiğin ihsanına.
      şükrediyorum rabbim, yakışıyor şanına.
      razı olasın bizden, hep derim rab sana.
      Salihlere katasın der, kitabımız kuranda .

      20-kuşları teftiş etti, hüthütü göremedi.
      gaiplerden mi olmuş, bir türlü bilemedi.
      21-ona azap edeceğim, bu gidişi sevmedi.
      bir delili olmazsa dedi, kitabımız kuranda.

      22-biraz bekledi, çok geçmeden hüthüt geldi.
      bilmediğini bilirim dedi, ne söyleyeceğini bildi.
      sebe den haber getirdim dedi, sevgisini aldı.
      hüthüt şunları söyledi dedi, kitabımız kuranda.

      23-ben bir kadın gördüm, sebeye hükümdar.
      ona da imkan verilmiş, büyükçe bir tahtı var.
      24-o ve kavmi güneşe tapar, getirdim haber.
      şeytan saptırmış dedi der, kitabımız kuranda.

      25-gökte ve yerde gizlileri, meydana çıkaran.
      gizli açık her şeyin rab, içyüzünü açıp bakan.
      Allaha secde etmiyorlardı, hep güneşe tapan.
      bir kavim buldum demişti, kitabımız kuranda.

      26-o Allah başka ilah olmayan, arşın rabbidir.
      27-doğru musun yalancımı, doğruyum rab bilir.
      28-bir mektup veriyorum dedi ,hüthüt onu alır.
      onlara at bakıyım dedi der, kitabımız kuranda.

      29-Sebe melikesi Belkıs, kavmine dedi bana.
      bir kıymetli mektup bırakılmış,düştü tasama.
      30-o Süleyman dandır, azap olmasın başıma.
      rahim olan Allah adıyla der, kitabımız kuranda.

      31-size derim bana karşı, baş kaldırmayın.
      Müslüman olun gelin, kendinizi aldırmayın.
      32-ey danışmanlar, yol gösterin durmayın.
      doğru karar verin diyor, kitabımız kuranda.

      size danışmadan bir kararı, ölçmeden yapar mıyız.
      33-ileri gelenler yol gösterin, tehditlere bakar mıyız.
      bizler cesuruz güç sahibiyiz, bu sözleri takar mıyız.
      emrettiğini yaparız dediler der, kitabımız kuranda.

      34-Belkıs krallar bir ülkeye, şayet girdiğinde.
      perişan eder şereflisini, saldırıyı gördüğünde.
      mektup Süleyman dan, şereflimizi bildiğinde.
      aşağılıklardan yaparlar der, kitabımız kuranda.

      35-ben onlara hediye ile, bir heyet göndereyim.
      bakıyım elçilerimiz, ne ile döneceklerdir göreyim.
      36-Süleyman a elçiler, çıkartın hediyemizi vereyim.
      hediyeniz ile öğünmeyin dedi, kitabımız kuranda.

      Allahın bana verdiği, daha hayırlıdır biliriz.
      37-yemin olsun çok güçlü, ordularla geliriz.
      oradan zelil olarak çıkartıp,yurdunuzu alırız.
      aşağılık ederim dedi der, kitabımız kuranda.

      38-ey ileri gelenler, o kadının tahtını kim getirebilir.
      39-cinlerden ifrit, sen yerinden kalkana kadar gelir.
      benim buna gücüm yeter, sözüme daima güvenilir.
      hemen getireyim mi dedi der, kitabımız kuranda.

      40-elinde kitap bulunan birisi, ben daha erken getiririm.
      göz kırpmanla getiririm onun tahtını, yanında bitiririm.
      gözünü yumdu açtı taht yanındaydı, tamamdır görürüm.
      rabbim beni muhakkak denedi der, kitabımız kuranda .

      rabbin her türlü denemesine , kimler şükür ederse.
      her iş imtihandır diyerek, hakkın yolunda giderse.
      nankörlük edenler kaybeder, kullarım eğer bilirse.
      şükrünüze muhtaç değilim der, kitabımız kuranda.

      41-Belkıs gelmeden tahtını, tanınmaz hale getirin.
      tanıyacak mı tanımayacak mı, bunu görelim derim.
      42-Belkıs a gelince soruldu, sanki aynısıdır bilirim.
      dininizi önceden duyduk dedi, kitabımız kuranda.

      43-daha önce bilmeden, taptığımız şeylere.
      bilgisizliğimiz engel oldu, geleceğimiz yerlere.
      44-ona buyur benim köşke dendi, oda göre.
      derin suya benzer dedi , kitabımız kuranda.

      baldırlarını sıvadı köşke geçmek için, dedi hoştur.
      Süleyman sırçadan yapılmıştır,mücella bir köşktür.
      Belkıs kendime zulmetmişim, yaşadıklarım boştur.
      Süleyman la beraberim dedi der, kitabımız kuranda.

      Belkıs alemlerin rabbi Allaha, teslim oldum dedi.
      45-sem uda Salih i gönderdik,rabbe itaat edin hadi.
      birbirinizle çekişmeyin sürekli, rabbe yapın ibadeti.
      iki fırka gereksizce çekişir der, kitabımız kuranda.

      46-kavmim niçin iyilikten önce, kötülüğü istersiniz.
      Allahtan daima af mağfiret, dilemeli değil misiniz.
      bir bakarsınız günahlarınız bağışlanır, esirgenirsiniz.
      47-siz uğursuzsunuz dediler der, kitabımız kuranda.

      uğursuzluğunuz Allah katında, bunu kim düşünüp anlar.
      imtihana çekilmektesiniz hepinizi, kandırmasın şeytanlar.
      48-şehirde dokuz erkek vardı ki, fazla azgınlardı bunla.
      fesat çıkarırlardı diyor rabbimiz Allah, kitabımız kuranda.

      49-aralarında yeminleştiler, Salih e baskın yapalım.
      ailesine de yapalım, onların hepsini ölüme atalım.
      velisine de biz yapmadık deriz, bir duruma bakalım.
      yapmadık deriz dediler der, kitabımız kuranda.

      50-onlar böyle hile kurdular, durumlarına baktık.
      bizde onların hilesine, aynısıyla mukavele ettik.
      51-hilelerinin akıbeti kötü oldu, mahvedip gittik.
      toptan yok ettik der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      52-işte zulümleri yüzünden, kalmış bomboş evleri.
      bilen kavimlere ibret vardır, hep görünür halleri.
      53-imanıyla küfürden sakınanların, doğrudur yolları.
      onları kurtarırız diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      54-lütu da hatırla ki kavmine , göz göre göre edersiniz.
      hala o fuhuş u yapacak mısınız, azgınlar yolu bilesiniz.
      55-siz kadınları bırakıp erkeklere, hep fuhuşa gidersiniz.
      azaplık sapıkların yoludur diyor Allah, kitabımız kuranda.

      56-buna karşı kavminin cevabı, şunu demek olmuştur.
      çıkartalım lütu yurdumuzdan, artık günleri dolmuştur.
      dediler kendisini temizlik taslayan,insanlardan sanmıştır.
      57-lütu ve ailesini kurtardık der rab, kitabımız kuranda.

      karısını da helak ta, kalanlarla bıraktık.
      58-batanların üzerine, taş yağmuru attık.
      uyarılmışın yağmuru, çok kötüdür baktık.
      taş yağmuru attık der, kitabımız kuranda.

      59-hamt olsun Allaha, selam onun seçtiğine.
      Allah mı hayırlı putlarımı, musibeti eriştiğine.
      60-göklerle yeri yaratıp da,rahmetin ulaştığına.
      bağ bahçeler bitirdik der, kitabımız kuranda .

      Allah la beraber, bir ilah varsa kimdir.
      hayır onlar şirk koşan, bir kavimdir.
      61-yeri karargah yapıp, yaşatır o rahimdir .
      ırmak dağ yaratan der, kitabımız kuranda.

      iki denizi Salıver ipte, bir perde koymuştur.
      Allah la beraber ilah yoktur, bilen bulmuştur .
      62-başı sıkışan dua ederek, yardım almıştır.
      yer yüzüne halifeler der, kitabımız kuranda.

      Allah la beraber bir ilah var mı, olun doğruyu gören.
      63-karanın denizin karanlıklarında, size yolu gösteren.
      yağmurun önünde rüzgarı, kullara müjdeci gönderen.
      Allah la beraber ilah yoktur diyor, kitabımız kuranda.

      Allah onların ortak koştuklarından, çok yücedir.
      64-rab sizleri öldürüp, baştan yaratacak güçtedir.
      gökten yerden rızıklar verir, kullarına ölçüyledir.
      Allah la beraber ilah yok der, kitabımız kuranda.

      inananlarsanız delilinizi getirin de, onlar inanmaz.
      65-göklerde ve yerde gaibi, hiç kimseler bilemez.
      ne zaman dirileceklerini bilmez, biri ibret alamaz.
      gaibi sade ben bilirim der rab, kitabımız kuranda.

      66-hayır onların bilgileri, ahret hususuna erişememiştir.
      ahretten şüphede ve kördürler, akılları gelişememiştir.
      67-toprak olunca dirilinmez deyip, hakta buluşamamıştır.
      biz mi dirileceğiz dediler diyorlar der, kitabımız kuranda.

      68-dediler bu dirilme işi, bize ve atalarımıza dendi.
      eskilerin masallarındandır, buna hiç inanmayız bilindi.
      69-yer yüzünde gezin bakın, mücrimler hep silindi.
      70-onlara karşı üzülme der Allah, kitabımız kuranda.

      onların hilelerinden dolayı, sıkıntıda olmayın sakın.
      71-doğrulardansan bu vaat, ne zaman diyene bakın.
      72-acele ettiğiniz azaplar ensenizde, kafanıza takın.
      73-ihsan sahibiyim der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      74-onların gizlediklerini de, açıkdakilerinide biliriz.
      75-göklerde ve yerde, gizli hiçbir şey yok görürüz.
      açık bir kitaptadır, lehvi mahfuzda saklıdır deriz.
      76-kuran yol göstericidir der, kitabımız kuranda.

      İsrail oğulları arasında, ihtilafa düşüp durdukları.
      şeylerin çoğunu anlatıyor, gören gözün gördükleri.
      77-hakikat hidayet rahmettir, müminlerin bildikleri.
      78-aralarında hüküm veririz der, kitabımız kuranda.

      şüphesiz sen apaçık diyor, adil haklar üzerindesin.
      80-ölülere işittiremezsin, sen bu işin bilincindesin.
      79-o halde Allaha tevekkül et, doğruluk izindesin.
      dönüp kaçan sizi duymaz diyor, kitabımız kuranda.

      sağırlara da bu çağrıyı, hiç işittiremezsin.
      81-o körleri sapıklıktan, uzaklaştıramazsın.
      üstelik sen onları, hidayete erdiremezsin.
      Müslümanlar işitir der, kitabımız kuranda.

      82-söylenen başlarına, geleceği günde onların.
      yerden hayvan çıkartırız, ayırır çoğunu bunların.
      o ayetlere inanmadıklarını, söyler çoğu kulların.
      dabbe söyleyecek diyor rab, kitabımız kuranda.

      EN NEML SURESİ DESTANI DEVAMI
      KİTABIMIZ KURANDA
      83-o kıyamet gününde her ümmetten, ayetleri yalanlayanları.
      bir cemaat halinde toplarız, kafilesi ardı bitinceye dek onları.
      bekletir iz onları sonra ilahi huzura, sevk ederiz o insanları.
      84-nihayet huzuruma geldiklerinde der rab,kitabımız kuranda.

      siz benim ayetleri mi ilmen, kavrayamadığınız halde.
      yalanladınız mı yoksa, neydi yaptığınız zulüm değil de.
      85-yaptıkları yüzünden, denen başlarında bu şekilde.
      artık onlar konuşamazlar diyor rab,kitabımız kuranda.

      86-görmedin mi istirahat etsinler diye, geceyi yarattık.
      gündüzü de kullarımın geçimleri için, aydınlık yaptık.
      çok ibretler vardır gören gözler der, biz bunlara baktık.
      inananlara ibretler vardır diyor rab, kitabımız kuranda .

      87-o kıyamet gününde, sura da üfürülür .
      gökteki yerdeki olanlar, korku ya kapılır.
      Allahın diledikleri korkmaz, ameline bakılır.
      boynu bükük gelirler der,kitabımız kuranda.

      88-birde dağlara bakıp, hareketsiz sanırsın.
      bulut gibi yürürler onlar, incelersen tanırsın.
      bu Allahın işidir de, bakarak şaşırıp kalırsın.
      yaptıklarınızı biliriz diyor, kitabımız kuranda.

      89-iyilikle gelenlere, bir hayır var görürler.
      onlar o günün korkusundan, emin olurlar.
      90-kötü olanlar da yüz üstü, ateşe atılırlar.
      sebep yaptıklarınız der, kitabımız kuranda.

      91-ben ancak Allahın haram kıldığı, bu beldenin.
      rabbine ibadet etmekle, emir olundum kabe nin.
      her şey onundur Müslüman ım, ben bu belgenin.
      görevlerine hazırım deyin der, kitabımız kuranda.

      92-kuran okuyarak, kim hidayete giderse.
      kendisi için kabul edilir, gerçekleri dilerse.
      onlara uyarıcıyım deyi ver, bunları bilirse.
      sapana cehennem der, kitabımız kuranda.

      93-Allaha hamdolsun, o size ayetleri yakında.
      gösterecek onları elbet, kalp gözüyle bakın de.
      sizde onları tanıyacaksınız, rabbinden sakın de.
      yaptığınızı görürüm der rab, kitabımız kuranda.

    6. abdurrahman toğaç yorumu:

      EL KASAS SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-ta-sin-mim-, bunlar sırların nimetleridir.
      2-ve de açıklayıcı kitabın, özlü ayetleridir.
      3-firavunu ıslaha, Musa nın gayretleridir.
      okuyunuz diyor Allah, kitabımız kuranda.

      iman edecek kavime, hak olarak okuyoruz.
      4-firavun o belde de, baş kaldırmış diyoruz.
      ahalisini fırkaya bölüp, parçalamış görüyoruz.
      bir gurubu eziyor diyor, kitabımız kuranda.

      yeni doğan oğullarını, boğazlıyordu.
      kızlarını onların hep, sağ bırakıyordu.
      fesatçıydı o onların, kızlarını alıyordu.
      görün diyor Allah, kitabımız kuranda.

      5-biz ise istiyorduk, o yerdeki kullar ezilmekte.
      onları oraya mirasçı yapalım, rabbiniz bilmekte.
      onları önderler yapalım, zalimlikleri görmekte.
      rab miras bırakalım dedi der, kitabımız kuranda.

      6-o yerde onlara bir, kuvvet verelim.
      firavuna hamana, güçlerini gösterelim.
      zulmettiler zalimler, defterini dürelim.
      gazaplık diyor Allah, kitabımız kuranda.

      7-Musa nın annesine, ilhamımıza bak dedik.
      çocuğunu da emzirip, nil nehrine at dedik.
      korkmadan üzülmeden, dediğimi yap dedik.
      biz koruyacağız dedik der, kitabımız kuranda.

      korkma sana çocuğunu, biz geri vereceğiz.
      biz onu resul yapacağız, elbet göreceğiz.
      firavun ve adamların dan, hesap soracağız.
      8-suda bulup aldılar der, kitabımız kuranda.

      çünkü ileride musa onunla, düşman olacaktı.
      firavun sa mahf olacak, hak yerini bulacaktı.
      büyük günah işlemek ten, hepsi de ölecekti.
      9-karısı sahiplendi der rab, kitabımız kuranda.

      firavunun karısı der, bu çocuk bize göre.
      öldürmeyin siz onu, olur ki faydası ola.
      evlat edinelim onu, gönlümüz huzur dola.
      farkında olmadılar der, kitabımız kuranda.

      10-musa nın annesi, o sabahı zor etti.
      inananlardan ol dedik, sabretmeye gitti.
      nerdeyse açıklayacak, kendini zor tuttu.
      11-kız kardeşi takipte, kitabımız kuranda.

      annesi kız kardeşine, izini takip et demişti.
      oda uzaktan gözetleyip, alanları görmüştü.
      firavun süt annelerine, emzirmeye vermişti.
      12-onların sütü haram der, kitabımız kuranda.

      kız kardeşi firavun ailesine, onun bakımını yapacak.
      bir kadın biliyorum ben, ona samimiyet le bakacak.
      oda eminim musa yı sizler gibi, el üstünde tutacak.
      kız kardeşi getireyimmi dedi der, kitabımız kuranda.

      EL KASAS SURESİ DESTANI DEVAMI
      KİTABIMIZ KURANDA
      13-Bu sebeple musayı annesine, biz kaçuşturduk.
      gözü aydın olsun üzülmesin diye,biz buluşturduk.
      velakin bunu çokları hiç bilmezler, biz oluşturduk.
      bizim vaadimiz haktır der rab, kitabımız kuranda.

      14-bir zaman sonra musa, tam kemal çağına erdi.
      biz ona bir hüküm ve ilim verdik, o bunu gördü.
      iyilik edenlere mükafat vereceğimizi, musa bildi.
      15-şehre halkının meşgul bulunduğu, sırada girdi.
      dövüşen iki adam buldu der, kitabımız kuranda.

      birisi kendi tarafından, diyeri düşmanından idi.
      düşmanı na karşı musa dan, bir yardım istedi.
      ona bir yumruk vurdu, rakibi hemen ölüverdi.
      şeytanın işindendir dedi der, kitabımız kuranda.

      şeytan gerçekten şaşırtıcı, açık bir düşmandır.
      16-dedi yazık ettim ben, musa kulun pişmandır.
      dedi günahımı bağışla, bağışlamak bize şandır.
      esirger bağışlarım diyor rab, kitabımız kuranda.

      17-musa bana ettiğin, bu ihsanın hakkı için.
      suçlulara yardım edersem, bu benim suçum.
      18-şehre korkarak girdi, görür lerse kaçıyım.
      korkarak sabahladı diyor, kitabımız kuranda.

      birde baktı dün kendinden, yardım isteyen.
      yine kavga ediyordu, başka biriyle hemen.
      yine ona feryat ediyordu, kurtar beni aman.
      musa azgınsın dedi der, kitabımız kuranda.

      19-ikisinin düşmanı, o adamı yakalamak istedi.
      dün bir adam öldürdün, şimdide benimi dedi.
      zorba olmak mı istiyor sun, cevap ver hadi.
      ara bulucu lar ol dedi der, kitabımız kuranda.

      20-şehrin öbür ucundan, geldim musa bakın.
      ileri gelenler sizi arıyor, öldürme sinler sakın.
      sen bir adam öldürmüşsün, buralardan kaçın.
      sana söyle yim dedim der, kitabımız kuranda.

      21-bunun üzerine musa, korkuyla gözeterek.
      o şehirden çıkmaya baktı, hatasını görerek.
      ya rabbim beni zalimlerden, kurtar diyerek.
      şehirden ayrılmıştır diyor, kitabımız kuranda.

      22-medyene doğru yönelince, ola ki rabbim bana.
      doğru yolu gösterecek tir, hep sığınırım ben ona.
      23-medyen suyuna vardı ki, şükürler rabbim sana.
      hayvanlarını sulayanlar var der, kitabımız kuranda.

      onların ötesinde iki kadın gördü, dediler su alamayız.
      musa haliniz nedir böyle, babamızın emridir sulamayız.
      onlar çekilip gitmeden, hayvanlarımızı suya salamayız.
      babamız da yaşlıdır dediler diyor, kitabımız kuranda.

      24-bunun üzerine musa, onların davarlarını sulayıverdi.
      sonra gölgeye çekilerek, ey benim yüce rabbim dedi.
      bana indirdiğin hayır büyüktür, benim yazgım böyleydi.
      daha ötesi nede muhtacım dedi der, kitabımız kuranda.

      25-derken iki kadın dan biri, utanarak geldi.
      çektiğin suyun bedelini, babam verecek dedi.
      babam seni görecekmiş, kalkın gidelim haydi.
      musa sıkıntısını anlattı der, kitabımız kuranda.

      kıssayı anlattı ona, korkma dedi kurtuldun.
      26-iki kızından biri, baba onu ücretle tutun.
      o-ücretlilerin hayırlısıdır, gelin sözüme bakın.
      güvenilir kuvvetli dedi der, kitabımız kuranda.

      27-babası dedi bana sekiz sene, çalışman şartıyla.
      iki kızımın biri senindir, bu işler ölçüyle ve tartıyla.
      sana nikah etmek istiyorum, gülersiniz siz bahtıyla.
      on seneyi de tamamlasan diyor, kitabımız kuranda.

      oda senden olsun dedi, seni zorlamak istemem.
      iyiler den bulacaksın dedi, sana bir şey demem.
      28-iki müddetten biri, hangisini yaparsam tamam.
      Allah sözleşmeye vekil dedi der, kitabımız kuranda.

      29-hizmet müddet ini bitirip, yola çıktığında.
      tur tarafında bir ateş gördü, ona baktığında.
      kor getireyim ısının dedi, iş aklına yattığında.
      siz burada durun dedi der, kitabımız kuranda.

      30-oraya varınca vadinin, sağındaki ağaçtan.
      alemlerin rabbiyim, olmasın kalbin taştan .
      31-asanı bırak dedi, yılan odu kesildi güçten.
      öyle dönüp kaçtı ki der, kitabımız kuranda.

      arkasına bile bakmayınca, dön öğüt alanlardan ol.
      korkma yasın musa benden, emin olanlar dan ol.
      32-elini koynuna sok, beyaz kusursuz bulandan ol.
      korkudan açılmasın ellerin der, kitabımız kuranda.

      elini koltuk altına koyasın, bu sana rabbinden.
      iki mucize ile firavuna git, o azmıştır gerçekten.
      yoldan çıkmış kavimdirler, kendini sanar tekten.
      33-ben bir adam öldürdüm der, kitabımız kuranda.

      onun için korkarım ben, onlarda beni öldürür.
      34-kardeşim Harun un dili düzgün, o iyi bildirir.
      kardeşin Harun yoldaşın, rab yüzünü güldürür
      musa inanmazlar onlar der, kitabımız kuranda.

      35-Allah dedi pazını, kardeşininkiyle kuvvetlendirdim.
      sizin için bir saltanat kuracağım, bu sırları bildirdim.
      onlar size zarar veremeyecek, rabbiniz diyor gördüm .
      sizler galip olacaksınız der rabbin, kitabımız kuranda .

      36-açık mucizelerimizle, onun yanına varınca.
      firavun hemen sihirdir dedi, yapılanı görünce.
      atalarımız dan duymadık, böyle bir şeyi önce.
      37-rabbim hidayet etti der, kitabımız kuranda.

      yurdun akıbetinin, kimin olacağını bilendir.
      rabbimiz zalimler, felah bulamaz görendir.
      38-firavun adamlarına, ilah benim ayandır.
      ilahınız benim dedi der, kitabımız kuranda.

      ey haman,benim için çamur üzerinde ateş yakasın.
      pişirdiğin çamurlarınla, bana güzel bir kule yapasın.
      Musa nın ilahına bakacağım, tez yapmaya bakasın.
      musayı yalancı sanıyorum diyor, kitabımız kuranda.

      39-böylece firavun ve askerleri, o yerde büyüklendiler.
      bize dönmiyeceklerini sandılar, çokça vebal yüklendiler.
      40-askerleriyle beraber yakaladık, hepsi helak a geldiler.
      zalimlerin sonları hüsrandır der rab, kitabımız kuranda.

      41-biz onları ateşe çağıran, öncülerden yaptık.
      kıyamet gününde onları, biz yardımsız bıraktık.
      42-bununla beraber arkalarına, lanetler taktık.
      ahret te daha acıklılar der, kitabımız kuranda.

      43-yemin olsun öncekiler azdı, helak ına gittik.
      sonrada biz insanların kalplerine, hidayet ettik.
      rahmet olsun diye,biz Musa ya kitabı nakşettik.
      olur ki ibret alırlar der rab, kitabımız kuranda.

      44-biz Musa ya o emri, vahiy ettiğimiz zaman.
      sen turun batısında değildin, kabilenin tamam.
      şahitler den değildin, gördüm demeyin aman.
      Muhammed e bildirdik der, kitabımız kuranda.

      45-biz çok ümmetler yarattık, uzunca zaman geçti.
      vahyi unuttular ilmini kaybettiler, başlarına iş açtı.
      sen medyende bulunmadın, sana vahyimizle ulaştı.
      kuranla gönderdik diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      46-musaya nida ettiğimizde, tur dağında değildin.
      rabbinden bir rahmet olarak, gönderildiğini bildin.
      senden önce resul gönderilmemiş, olanlara geldin.
      uyar akıllansınlar diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      47-elleriyle öne sürdüklerinden, bir bela geldiğinde.
      rabbim resul göndersen, müminler oluruz dediğinde.
      göndermedi demeyin gönderdik, uyarıyı gördüğünde.
      kıymetini bilselerdi diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      48-fakat şimdi onlara, tarafımızdan hak rahmet gelince.
      dediler Musa ya verilen misliyle, buna da verilseydi önce.
      Musa ya verileni de inkar etmişlerdi, mucizeleri görünce.
      iki sihir birleşmiş dediler diyor rabim, kitabımız kuranda.

      49-eğer doğru söylüyorsanız, o halde şimdi hemen.
      hepsini doğrulayan bir kitap insin, inanalım tamam.
      daha doğru olsun dediler, zalimlerin halleri yaman .
      o zaman inanırız dediler der rab, kitabımız kuranda.

      50-eğer sana icabet etmezlerse, bilesiniz ki onlar .
      sırf kendi havalarına uyanlar, nasihatten ne anlar.
      sana getirecek delilleri de yoktur ,sapkındır bunlar.
      onlara hidayet etmem der rab, kitabımız kuranda.

      51-yemin olsun ki , onların iyiliğine sözü ard arda.
      yetiştirdik ki nasihat alsınlar, inmiş gözlerine perde.
      52-bundan önce kitap, verdiklerimizde vardır birde.
      onlar bu kurana inanır der rab, kitabımız kuranda.

      53-kuran okununca dediler, biz iman ederiz.
      şüphesiz rabden indirilmiş, bu yola gideriz.
      biz bundan öncede mümindik, tek rab deriz.
      54-ecirleri iki kat der rab,kitabımız kuranda.

      işte bunlar hep sabırlı, olmalarından dolayı.
      kötülüğü iyilikle savarlar, hiç görmez belayı.
      verdiklerimden harcarlar, bilirler rabbi tealayı.
      çirkin sözden uzaktır der, kitabımız kuranda.

      55-çirkin söz duyduklarında, yüz çevirirler.
      bizim amelimiz bize, sizinki de size derler.
      cahillerden uzağız derler, yaratıcıyı bilirler.
      onlar hidayette der rab, kitabımız kuranda.

      56-şüphesiz sen sevdiğine, hidayet veremezsin.
      fakat Allah, dilediğine hidayet verir, bilemezsin.
      hidayete laik olanı o bilir, sen bunu göremezsin
      rabbin en iyisini bilenim der, kitabımız kuranda.

      57-kullar doğru yolu tutar, onunla oluruz iblise kanmazsa.
      yurdumuzdan çıkartılırız derler, rabbimiz bizimle olmazsa.
      biz onları emin bir hareme yerleştirdik, zulüm e dalmazsa.
      her çeşit rızıkları verdik diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      onların her türlü yiyecekleri , hep toplanıp geliyor.
      lakin onların bir kısımları, bu cömertliğimizi biliyor.
      58-verdiğimizle şımaran milletler, azabımıza giriyor.
      az kişiye miras kaldı diyor rab, kitabımız kuranda.

      59-hem rabbin memleketlerdeki, ana merkezlere.
      ayetlerini okuyan resul, göndermedikçe milletlere.
      helak etmeyiz onları, şükretsinler gelen nimetlere.
      zalimleri helak ederiz diyor rab, kitabımız kuranda.

      60-size ne güzellik verilmişse, hep dünyanın süsüdür.
      Allah katında ise en hayırlısı, kullarımızın dürüsüdür.
      daha devamlı olanı seçsinler, onlar kullarımın iyisidir.
      şimdi artık akıllanın diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      61-ya şimdi kendisine, güzel bir yaşam verdiğimiz.
      dünya hayatının zevklerini, hep sürekli yaşattığımız.
      sonra da huzurumuza gediklerinde, ateşe attığımız.
      o kimselerden olmayın diyor rab, kitabımız kuranda.

      62-o gün Allah ü ta ala, müşriklere nida edecek.
      batıl zanla iddiayla taptıklarınız, nerede diyecek.
      63-üzerine azap hak olanlar, durumu nu bilecek.
      işte azdırdıklarımız diyecekler, kitabımız kuranda.

      biz nasıl azdık ise, onları da, öyle azdırdık.
      onlardan sana teberru ettik, onu bildirdik.
      onlar bize tapmıyorlardı, biz batıla erdirdik.
      64-yalvarın bakalım der,kitabımız kuranda.

      ortaklarınıza yalvarın denecek, onlarda yalvaracak.
      fakat kendilerine yalvarmaları, fayda vermeyecek.
      azabı gördüğün de keşke, önce görseydik diyecek.
      hidayete eremedik derler diyor, kitabımız kuranda.

      65-o gün Allah sorar, size gönderilen resullere.
      ne cevap verdiniz diye sorar, o azaplık kullara.
      66-artık haber yolları kapanmıştır , o azgınlara.
      birbirlerine de soramazlar der, kitabımız kuranda.

      67-fakat tövbe edip de, imanıyla gelen.
      yaşamında her zaman, yararlı iş gören.
      felah bulanlardan olabilir,kötülüğü silen.
      dilediğim felahta der, kitabımız kuranda.

      68-rabbim dilediğini yaratır, görevine seçer.
      seçme işi onundur, dilediğine rahmet saçar.
      kendi ne ortak koşmayanlar ın, yolunu açar.
      ortaklarım yoktur der rab, kitabımız kuranda.

      69-hem rabbin onların sinelerinin, neyi sakladığını.
      hangi doğrula rı gizli tutup, hangisi ni açıkladığı nı.
      hangi haksızlara haklısın diyerek, neleri akladığını.
      hepsi ni biliriz diyor rabbim iz, kitabım ız kuran da.

      70-o Allah tır ki, ondan başka bir ilah yoktur.
      önünde de sonunda da hamt ona, övülür haktır.
      her türlü hüküm onun dur, gerisi teferruat tır.
      sonunda ona dönersin diyor, kitabımız kuranda.

      71-söyle yin bana eğer Allah, üzerinizde ki gece yi.
      kıyamete kadar devam ettirse, göremezdiniz heceyi .
      kimse aydınlık getiremez di, hiç bulamaz dınız çareyi.
      dinleyin ki öğüt alasınız der rab, kitabımız kuranda.

      72-söyleyin bana eğer Allah, üzerinizdeki gündüzü.
      kıyamete kadar devam ettirse, bulamazdı gece sizi.
      hangi tanrı getirirdi geceyi, dinlendirir geceleri bizi.
      hala göremeyecek misiniz diyor , kitabımız kuranda.

      EL KASAS SURESİ DESTANI DEVAMI
      73-onun rahmetindendir, size gecesini yaratmış.
      çalışın diye gündüzünü yaratıp, geceyle karartmış.
      dinlenip fazlından arayasın diye, güneşle sarartmış.
      verdiklerime şükredesiniz diyor, kitabımız kuranda.

      74-Allah onlara iddia ettiğiniz, ortaklarım nerede diyecek.
      75-her ümmetten bir şahit çıkaracağız,vaziyetleri görecek.
      delilinizi getirin diyeceğiz, bizim hak olduğumuzu bilecek.
      uydurdukları kaybolurlar der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      76-diyoruz ki gerçekten kaarun, musanın kavmindendi.
      onlara karşı çok azıttı, hazinesi çoktu zenginlerdendi.
      hazine anahtarları güçlü topluluğa, ağır gelenlerdendi.
      kavmi ona şöyle dedi der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      servetinle böbürlenme, Allah kibirleneni sevmez.
      77-dünyada ona verdiğimden, hak yoluna gelmez.
      Allah ihsanından vermiştir, yoksula yardımı bilmez.
      verdiklerimden verin diyor rab, kitabımız kuranda.

      yeryüzünde fesat çıkartma dedik, fesatçılardan oldun.
      78-dedi bu bendeki varlığı ben, kendi ilmimle buldum.
      öncekilerde çok varlıklıydı, diyeme diler helak a geldim.
      öncekiler daha kuvvetliydi der rab, kitabımız kuranda.

      mücrimler günahlarından sorulmadan, onlar batmıştır.
      79-derken Karun ziynetiyle, kavmin karşısına çıkmıştır.
      dünya hayatını isteyenler, imrenerek Karun a bakmıştır.
      çok refahlı yaşantı da dediler der, kitabımız kuranda.

      dediler şu Karun a verilenden, rab verse hepimize.
      80-kendine ilim verilenler dedi, yazıklar olsun size.
      imanla rabbimizin sevabı, demiyorsunuz gelsin bize.
      ona sabredenler kavuşur der rab, kitabımız kuranda.

      81-sonra biz onu hem de, sarayıyla birlikte.
      yere geçirdik hepsini, sende ibretle bak de.
      kendini kurtaran olmamıştır, galiptir hak de.
      Allaha karşı duracak yok, kitabımız kuranda.

      82-dün onun yerinde, bu gün olmak isteyenler.
      vay zulüm varmış sonunda, deyip bunu görenler.
      iyi ki vermemiş dediler, gazap geleceğini bilenler.
      onlar bizde batardık dedi der , kitabımız kuranda.

      83-işte ahret yurdunu biz, sabredenlere veririz.
      kibirlide değildir onlar, fesat çıkartmazlar biliriz.
      iyi sonuçlar muttakilerindir, biz bunları görürüz.
      84-iyilikle gelin diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      her kim iyilik le rabbine, gider se şayet.
      ona daha hayırlısı vardır, güzeldir gayet.
      kötülükle gelen. onunla cezalanır nihayet.
      yaptıklarının cezası der, kitabımız kuranda.

      85-şüphesiz o kuranı, senin üzerine farz kılan.
      seni dönecek yere döndürecek, her şeyi bilen.
      kimin hidayette kimin sapıklıkta,olduğunu gören.
      tek rabbin bilmektedir diyor, kitabımız kuranda.

      86-sen kitabın sana verileceğini, hiç ummuyordun.
      bunun rabbinden bir rahmet, olacağını biliyordun.
      kafirle re arka çıkma dın, hakka doğru gidiyordun.
      sana indirilene uy diyor Allah, kitabımız kuranda.

      87-sana indirildikten sonra, Allahın ayetlerinden.
      ayrılmayasın sakın derim, bunların hiç birinden.
      rabbine hep davet edesin, gayretinle derinden.
      sakın müşriklerden olma der, kitabımız kuranda.

      88-Allah la beraber , başka tanrıya ibadet etme.
      ondan başka ilah yoktur, yanlış yollara gitme.
      ondan başkası helak olacak, dünyalıkla bitme.
      bize döndürüleceksiniz der, kitabımız kuranda.

    7. abdurrahman toğaç yorumu:

      EL ANKEBUT SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-elif lam mim dedik, kullar bunu bilmeleriyle.
      2-insanlar hiç sanmasın, iman ettik demeleriyle.
      imtihana çekeceğiz onları, kul hakkı yemeleriyle.
      öyle kolay değil der rabbim, kitabımız kuranda.

      3-yemin olsun biz onlardan, önceki ümmetleri.
      Allah doğru söyler imtihanla, verdik nimetleri.
      yalancıları biz biliriz,vardır doğruların kıymetleri.
      bizden kurtulamazlar der rab, kitabımız kuranda.

      4-kötülük işleyenler, bizden kurtulur sanmasınlar.
      çok fena hüküm veriyor kullar, iblise kanmasınlar.
      5-bize kavuşmayı isteyenler, velim Allah desinler.
      ecel mutlaka gelecek der rab, kitabımız kuranda.

      o Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
      6-kurtulmaya çaba göstereni, rab bilendir.
      mücadele edenlerin farkında, o kerimdir.
      alemler den üstün der, kitabımız kuranda.

      7-iman edip yararlı işler, yapanlara gelince.
      onların günahlarını örteriz, kadrimizi bilince.
      yaptıkları işlerin karşılığının,güzelini bulunca.
      mutlaka mükafat var der, kitabımız kuranda.

      8-ana babaya iyilik edin dedik, yaşıyorlarsa.
      batılı bize ortak etmeniz için,uğraşıyorlarsa.
      o zaman itaat etmeyin, batıla koşuyorlarsa.
      dönüşünüz bizedir diyor, kitabımız kuranda.

      9-iman edip yararlı işler, yapanlara bildirir.
      onu iyiler içine katacağız,müjdesine erdirir.
      10-öylesi var ki, eziyeti görünce dönü verir.
      uğrumda sabrı yok diyor,kitabımız kuranda.

      insanlardan gelen zulmü, rabbini yaptı sanar.
      rabden bir zafer gelse, seninleyim der döner.
      sinelerin özünü bilirim der,o her türlü dener.
      her şeyi bilenim der rab, kitabımız kuranda.

      11-Allah mümin mi münafık mı, imtihanla bilecek.
      12-küfredenler imanlılara, yolumuza gelin diyecek.
      günahlarınız bize ait deyip, öbürü oyuna gelecek.
      onlar yalancıdırlar diyor Allah, kitabımız kuranda.

      13-onlar kendi günah yükleriyle, birlikte gelecekler.
      kendi günahıyla gelip,başka günah da yüklenecekler .
      yaptıkları aldatma iftiradan, bir hesaba çekilecekler .
      hesapları sorulacak der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      14-yemin olsun biz Nuh u, kavmi ne gönderdik de.
      dokuz yüz elli yıl yaşadı, rabbim bunu öğrendik de.
      kavmi zulmediyorlardı, kuran ayetleriyle gördük de.
      tufanı mız yakala yı verdi diyor, kitabımız kuranda.

      15-bizde onu ve, gemi arkadaşlarını kurtardık.
      gemiyi de biz bütün alemlere, bir ibret yaptık.
      16-İbrahim de davet etti, dedi ler puta taptık.
      kavmine şöyle dedi der rab, kitabımız kuranda.

      Allaha ibadet edin, bu iş çok kerlıdır.
      eğer bilirseniz sizin için,çok hayırlıdır.
      17-Allah ı bırakanlar,çok aşırı zararlıdır.
      yalan uydurma der, kitabımız kuranda .

      Allahtan başka taptıklarınız, size rızık veremez.
      rızıklar Allah katındandır, onlar bunu göremez.
      ona ibadetle şükredesiniz, diyor yola gelemez.
      sonunda bize dönersiniz der, kitabımız kuranda.

      18-eğer rabbi yalanlarsanız, siz şunu bilesiniz.
      sizden öncekilerde yalanladı, yoluna gelesiniz.
      peygamber doğru söylemekte, hakkı göresiniz.
      apaçık tebliğ etti diyor rab, kitabımız kuranda.

      19-onlar görmediler mi ki, Allah nasıl yaratıyor.
      sizi de iade edecektir, niceler toprakta yatıyor.
      diriltmek Allaha kolaydır, bir nidayadır bakıyor.
      öldürür diriltiriz der rabbim, kitabımız kuranda.

      20-de ki yeryüzünde, dolaşın da bir bakın.
      her şeyin sahibi odur, bunu kafanıza takın.
      ahrette ona kolaydır, inanmamaktan sakın.
      her şeye kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

      21-dilediğine azap eder, dilediğine merhamet.
      kurtulursun doğrulukla, yeter ki sen meram et.
      22-hiçbir şey aciz bırakamaz, buradadır keramet.
      bizden başka veli yok diyor, kitabımız kuranda.

      23-Allahın ayetlerini ,hep inkar edenler.
      onlar rahmetimiz den, ümidini kesenler.
      rabbe dönemeyiz sanır, zulme koşanlar.
      acıklı azap var diyor, kitabımız kuranda.

      24-kavminin cevabı onu, öldürün deyip haykırdı.
      yahut onu cayır cayır yakın, halbuki sahibi vardı.
      o sahip yüce Allah tı, onu, kor ateş ten kurtardı.
      iman edenlere ibret var diyor, kitabımız kuranda.

      25-siz ancak dünya hayatında, istediğinizle sevişmek.
      Allah ı bırakıp elle yaptıklarınız, putlarınızla buluşmak.
      kıyamette birbirine küfreder, varken rabbe kavuşmak.
      barınaklar ı ateştir diyor rabbimiz , kitabımız kuranda.

      26-bunun üzerine kardeşinin oğlu lüt, iman etti.
      İbrahim ben rabbime hicret ediyorum, dedi gitti.
      rabbim benimledir deyip, şam diyarına yol tuttu.
      o güçlü ve hikmetli dir diyor, kitabımız kuranda.

      27-biz ona ishak ile Yakup u, ihsanımızla verdik.
      peygamberliği ve kitabı, onun nesline gönderdik.
      biz o resulü dünyada da, mükafata laik gördük.
      ahrette de iyilerden der rab, kitabımız kuranda.

      28-lüt uda hatırla ki, o resul kavmine gerçekten.
      siz öyle bir hayasızlığı yapıyorsunuz, açıkça yekten.
      sizden önceki hiçbir kavimlerin, yapmadıkları işten.
      o hayasızlıktan vaz geçin dedi, kitabımız kuranda.

      29-hakikaten siz hala, erkeklere gidecek misiniz.
      yol kesip meclisinizde, edepsizlik edecek misiniz.
      kavminin cevabı, azabı hemen getirecek misiniz.
      Allahın azabı gelecektir dedi, kitabımız kuranda.

      30-lüt ey rabbim, bu fesatçı kavme karşı yardım gönderin.
      31-vakte ki elçiler imiz İbrahim e, gidin müjdemi zi bildirin.
      rabbinizin emridir o memleket in, altını üstüne döndür ün.
      hepside azgın pek zalimler diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      32-melekler dedi İbrahim e, biz Lüt Kavmine gidiyoruz.
      orada lüt var dedi, kimin bulunduğu nu biz biliyor uz .
      helak tan kurtulmayı, lüt ve beraberindekilere diliyoruz.
      karısı helak ta olanlardan diyor rab, kitabımız kuranda.

      33-elçilerimiz lüta gelince çok kötü fenalaştı.
      onlar sebebiyle kolu daraldı, el ayağa dolaştı.
      seni ve aileni kurtaracağız, deyince ferahlaştı.
      yalnız karın helak ta dedi , kitabımız kuranda.

      34-doğrusu biz bu belde halkının, yaptıklarını.
      gökten azap indirdik, dinlemediler yasaklarımı.
      35-yemin olsun onlara, uyarıcıyla nasihatlarımı.
      açık alamet bıraktık der rab, kitabımız kuranda.

      36-medyenede kardeşleri, şuaybı gönderdik.
      kavmim Allaha ibadet edin, dediğini gördük.
      ahrete ümit besleyin dedi, uyarıcıyı verdik.
      fesat çıkartmayın der rab, kitabımız kuranda.

      37-buna karşı kavmi onu, yalanladılar, derken.
      şiddetli sarsıntı yakaladı, yurtlarında gezerken.
      diz üstü çöke kaldılar, yoksul kulları ezerken.
      rabbimiz zulmü görür der, kitabımız kuranda.

      38-ad ve semut kavminin, meskenlerinden.
      onlara ne yapıldığımız, belli dir hallerinden.
      iblis amellerini süsleyip, çıkarmış yollarından.
      açık göz kavimlerdir der, kitabımız kuranda.

      39-Karun u firavunu Ham anıda, helak ettik.
      onlara musayı, açık mucizeler le gönderdik.
      kibirlenip kafa tuttular, biz cezalarını verdik.
      azap önüne geçemez der, kitabımız kuranda.

      40-bizde her birini, günahı sebebiyle yakaladık.
      kiminin üzerine taş yağdıran, kasırga gönderdik.
      kimi ni nara yakala dı, kimini boğarak atıver dik.
      kimini yere batırdık der rab, kitabımız kuranda.

      biz zulüm etmiyorduk da, batıla gidiyorlardı.
      onlar ise kendi kendilerine, zulmediyorlardı .
      41-bunlar Allahtan başka, veli ediniyorlardı.
      örümcek ağı gibidirler der, kitabımız kuranda.

      evleri örümcek ağı gibi lakin, o bunların havasıdır.
      onlar bilseler evlerin çürüğünü, örümcek yuvasıdır.
      42-şüphesiz onların tek Allaha, tapmamak davasıdır.
      biz güçlüyüz ve hakimiz der rab, kitabımız kuranda.

      43-bu misaller var ya, insanlardan zalimlere.
      beyan ediyoruz amma, iş düşüyor alimlere.
      onlar anlarlar bunlardaki, üst akıllı kamillere.
      başkası akıl erdiremez der, kitabımız kuranda.
      ANKEBÜT SURESİ DESTANI DEVAMI
      05448081798
      44-biz gökleri ve yeri, hak olarak yarattık.
      gözleri gören müminlere, bir ibret yaptık.
      45-kitabı okuyana resulden, miras bıraktık.
      namazını doğru kıl der, kitabımız kuranda.

      o namaz ki insanları, edepsizlikten arındırır.
      zikir ise çok büyüktür, kul imanda barındırır.
      Allah yaptıklarınızı bilir, zorluklara dayandırır.
      46-resullere inanın diyor, kitabımız kuranda.

      kitap ehliyle, yanlış mücadele etmeyin.
      onlardan zulmedenin, yoluna gitmeyin.
      kitaplara inandık de, hiç zulüm etmeyin.
      hepinizin ilahı bir der, kitabımız kuranda.

      47-tüm kitap ehli gibi, sana da kitap indirdik.
      kitap ehlinden kurana inananları, biz gördük.
      hepsinin Allahtan olduğunu, kullara bildirdik.
      yalnız kafirler inanmaz der, kitabımız kuranda.

      48-sen bundan önce, kitap okur değildin.
      halada elinle yazamazsın, hidayetle geldin.
      öyle olsa iptal ederlerdi, sen hakkı dedin .
      49-hayır o ilim verir der, kitabımız kuranda .

      kendilerine ilim verdiklerimin, o göğüslerinde.
      açık ayetlerdir o, inanan kullarımın üstlerinde.
      zalimler inkar ederler, onlar bunun dışlarında.
      mucize getirsin dediler der, kitabımız kuranda.

      onlar bilmez mucize ler, Allah katında dır.
      ben açık uyarıcıyım de, rabbin farkındadır.
      51-gelen kitap yetmedi mi, oysa yakındadır.
      karşında okunuyor der, kitabımız kuranda.

      iman edecek topluluğa, rahmetiyle öğüt vardır.
      52-benimle sizin aranızda, şahit vardır o Allah tır.
      göklerde ve yerdekileri bilir, büyük melik şahtır.
      batıla inanan hüsranda diyor, kitabımız kuranda.

      53-acele azap istiyorlar, rabden tayin edilmiş de.
      bir mühletiniz olmasaydı, şimdiye azap gelmiş de.
      o onlara ansızın gelecek, gören kullar görmüş de.
      o ansızın gelecek der rabbim, kitabımız kuranda.

      54-sana diyorlar azabı, acele istiyoruz.
      onları zaten cehennem, kuşattı diyoruz.
      55-azap üstten alttan, saracak biliyoruz.
      yaptıklarınızı tadın der, kitabımız kuranda.

      56-ey iman eden kullarım, şüphesiz benim.
      fazlım çok geniştir, yalnız bana ibadet edin.
      57-her nefis ölümü tadar, hep bunu dedim.
      sonunda bize dönen der, kitabımız kuranda.

      58-iman edip yararlı işler, yapanlara bakacak.
      onları cennetler in, yüksek yerleri ne katacak.
      ebediyen kalacak, altlarından ırmaklar akacak.
      mükafatları ne güzeldir der, kitabımız kuranda.

      59-onlar her zaman musibetlere, sabretmişlerdir.
      bu kullar yalnız rabbine,hep tevekkül etmişlerdir.
      60-nice hayvanlar vardır onların,rızıkları gitmişlerdir.
      onlara da rızıklarını verdik der, kitabımız kuranda.

      rabbim hakkıyla işitendir o her şeyi bilendir.
      61-yemin olsun ki onlar, şu gökleri görendir.
      yeri de yaratıp güneşi ayı, hizmete verendir.
      buyruğum altındadır diyor, kitabımız kuranda.

      gökleri kim tutuyor, sorarsanız Allah derler.
      aklını kullanmayanlar yoldan, nasıl dönerler.
      62-dilediğime bol veririm, kazandım sanırlar.
      kimine rızkı daraltırım der, kitabımız kuranda.

      şüphesiz ki o Allah, her şeyleri bilendir.
      63-yemin olsun size gökten, su indirendir.
      ölümün den sonra yere, hayat verendir.
      hepside Allah derler der, kitabımız kuranda.

      Allaha hamt olsun demeyi, akıl edemezler.
      64-dünya hayatı eğlencedir, bunu bilemezler.
      ahret yurdu ise gerçektir, onu da göremezler.
      gerçek hayat odur der rab, kitabımız kuranda.
      ENKABUT SURESİ DESTANI DEAMI
      KİTABIMIZ KURANDA
      65-gemiye bindiklerinde, Allaha özden dua ederler.
      onları karaya çıkartınca, hemen müşrik oluverirler.
      66-kimine hikmeti bol veririz, nankörlüğe gider ler.
      yakında bilecekler diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      67-görmüyorlar mı yaşadıkları yeri, bir emniyet yaptık.
      insanlar ihtişamına kapılıyordu, ona meyledene baktık.
      batıla inanıp Allahın nimetini inkarcıya, musibeti attık.
      nimetlerimize şükredin der rabbiniz, kitabımız kuranda.

      68-Allaha karşı bir yalanı, meydana getirenler.
      yahut hakikatlere açıkça, bu yalandır diyenler .
      en zalimi de onlardır ki, batıl yollara gidenler.
      barınakları cehennem diyor, kitabımız kuranda.

      69-bizim hak yolumuzda, mücadele edenlere.
      onlara yollarını gösteririz, özden rab diyenlere.
      iyilik yapanlarla beraberiz, doğru yola gidenlere.
      onlar kazançlılar diyor rab, kitabımız kuranda.

    8. abdurrahman toğaç yorumu:

      ER RUM SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA.
      1-elif lam mim dedik, size gerçekleri söyledik.
      2-yakın yerde Rumlar, mağlup oldular gördük.
      3-onlar yakında yeneceklerdir, biz bunu dedik.
      rabbimiz galip olacaklar der, kitabımız kuranda.

      4-bir kaç yıl içinde galip olacaklar, gerçeği görün.
      öncekinde de sonrakinde de, galip biziz bunu bilin.
      o gün müminlerde sevinecektir, hakikat ları bulun.
      5-aziz rahim dilediğimleyim der, kitabımız kuranda.

      6-rabbimizin vaadidir, Allah vaadinden caymaz.
      lakin bunu insanların, kurana bakmayanı bilmez.
      7-onlar dünya hayatını görür, başkasını görmez.
      ahretten se gafletteler diyor, kitabımız kuranda.

      8-kendi aralarında düşünselerdi, adalete giderlerdi.
      göklerle yer arasındakini, hakla yarattım görürlerdi.
      her şey muayyen vakte kadardır, doğruyu bulurlardı.
      rabbe kavuşmaya inanmadılar der, kitabımız kuranda.

      9-onlar yeryüzünde dolaşıp, öncekilere bir bakmadılar.
      akıbetleri nasıl olmuş, düşünüp kafalarına takmadılar.
      resulleri açık delil getirdi, yinede kötülüğü atmadılar.
      kendilerine zulmediyorlardı der rab, kitabımız kuranda.

      10-fenalık yapanların akıbeti, çok kötü oldu.
      Allahın ayetlerini yalanlayanlara, acı sondu.
      onunla eğlenir oldular, onları azabım buldu.
      cezalarını bulurlar der rab, kitabımız kuranda.

      11-Allah insanları ilkin yaratır, sonra öldürür.
      sonra tekrarlar onu, tekrar kendine döndürür.
      12-o gün kıyamet kopar, işlediklerini gördürür.
      mücrimler susacaklar diyor, kitabımız kuranda.

      13-kendilerine de şeriklerinden, şefaat çı yoktur.
      şeriklerini de inkar ederler, karşılarındaki haktır.
      14-o gün kıyametleri kopar, dostlardan ayrılıktır.
      birbirlerinden ayrılırlar diyor, kitabımız kuranda.

      15-iman edip sonra, yararlı işler yapanlar.
      bahçeler de neşelenir ler, Allaha tapanlar.
      16-küfre dip ayetleri yalanladı, o sapanlar.
      azabımıza hazırlar diyor, kitabımız kuranda.

      17-o halde akşam da sabah da, Allah ı tesbih edin.
      18-göklerde yerde hamt onadır, ikindi vaktini görün.
      öğlen vaktini de unutma yın, onu da iade ye gidin.
      rabbimiz tesbihinizi yapın diyor , kitabımız kuranda.

      19-o ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkartır.
      toprağı da öldürür diriltir, duasıyla yakarır.
      20-onun lütfünden dır, sizi topraktan yaratır.
      yeryüzüne dağıttım der, kitabımız kuranda.

      21-ayetlerin den biride, onlar a gönül veresiniz.
      birde kendinizden eşler yarattı, kadrini bilesiniz.
      aranızda sevgi ve esirgeme yaptı, bunu göresiniz.
      düşünenlere ibret vardır der, kitabımız kuranda.

      22-onun ayetlerinden biride, gökleri yeri yaratması.
      birde dilleriniz in renkleriniz in, başka türlü olması.
      şüphesiz ibretler vardır, lazımdır kullarımın görmesi.
      bilenler ibret alırlar diyor rabbim, kitabımız kuranda.
      ER RUM SURESİ DESTANI DEVAMI
      KİTABIMIZ KURANDA
      23-onun ayetlerinden biride, gecede ve gündüzde.
      uyursunuz birde onun fazlından, aramalısınız sizde.
      işiten bir kavimler için, ibretler vardır bu sözlerde.
      bizim ayetlerimizden der rabbim, kitabımız kuranda.

      24-yine onun ayetlerindendir ki, bunu da bildiriyor.
      birde korkular la ümitler le sizi, rahmetine erdiriyor.
      şimşeğiyle işaret verip, gökten size bir su indiriyor.
      aklını kullananlara ibret var der, kitabımız kuranda.

      25-onun ayetlerinden biride, göklerin ve yerin.
      onun emriyle durmakta dır, ibret vardır derim.
      sonra öyle çağırışla çağıracak ki, bunu da görün.
      yerden hemen çıkarsınız der, kitabımız kuranda.

      26-göklerde ve yerde, her ne varsa onundur.
      hepsi ona itaat ederler, onlar halis kulumdur.
      27-canlıları yaratır öldürür,doğru dini yolundur.
      diriltmek bize kolay der rab, kitabımız kuranda.

      gökler de ve yerde, en yüce sıfat onundur.
      güçlü ve hikmet sahibidir, çareler bundadır.
      28-size kendinizi temsil yaptı, dersler vardır.
      rızıklarınızdan paylaş der, kitabımız kuranda.

      sahiplendiğiniz mallarda, kölelerden ortaklar var mı.
      Allahtan korkup da paylaşmanız, bu kadar zor mu.
      akıl edenlere ibret vardır, yoksula yakın gidiyor mu.
      ayetleri açıkladık diyor rabbim iz, kitabımız kuranda.

      29-zalimler bilgisizce, kendi havalarına uydular.
      iblis şaşırtmış onları, batılın arkasında durdular.
      yola gelmeyen insanları, kim getirir ki duydular.
      onlara yardımcı yoktur der , kitabımız kuranda.

      30-o halde yüzünü Allahın, gerçek dinine çevir.
      rabbin fıtratıyla yarattı, iblisin aldatmasını devir.
      Allahın yaratışını değiştirme, etme ahretini zehir.
      işte doğru din dedik der rab, kitabımız kuranda.

      lakin insanların çoğu, bu gerçekleri bilmezler.
      31-bize itaat edin dedik, onlar yola gelmezler.
      namazı doğru kılın dedik, hak dini görmezler.
      müşrikler den olmayın der, kitabımız kuranda.

      32-dinlerini bölüp onlar, fırka fırka oldular.
      tüm fırkalar eriştiğiyle, hep sevince daldılar.
      33-zarar dokununca, dua yapmaya geldiler.
      her şey bizdedir der rab, kitabımız kuranda.

      sonra katımız dan gelen, nimetimizle coşuyorlar.
      bakarsın ki bir kısmı da bize, ortaklar koşuyorlar.
      34-verdiğimiz nimetler e karşı, hadlerini aşıyorlar.
      biraz zevklenin bakıyım dedik, kitabımız kuranda.

      35-yoksa onlara bilemediğimiz varda, omu emrediyor.
      bir kısımları bize ortak koşmaya, onun için mi gidiyor.
      36-birde nimetimizden bol verirsek, ona da seviniyor .
      musibetler ettiğiniz günah dan der, kitabımız kuranda.

      37-görmedin mi Allah rızkı, dilediğine bol verir.
      dilediğine de rızkını daraltır, o her gizliyi görür.
      iman edenlere müjde vardır, rab sözünde durur.
      bunlarda ibretler var der rab, kitabımız kuranda.

      38-akrabaya yoksullara, hakkını vermek kerlıdır.
      Allahın rızasını dileyen için, daha da hayırlı dır.
      o kişiler felaha ererler, böyle kullarımız arlıdır.
      kurtulanların kendileridir der, kitabımız kuranda.

      39-malım artsın diye, faiz alırsan verdiğinden.
      Allah katında artmaz, günahları gördüğünden.
      zekat ise kat kat arttırır, rızamıza geldiğinden.
      sevabı da malı da arttırırım der,kitabımız kuranda

      40-Allah sizi yaratan, sonra rızkınızı veren.
      sonra sizi öldürüp, tekrar baştan diril ten.
      taptıkları bunu yapamaz, o bunları gören.
      her şeyden yüceyim der, kitabımız kuranda.

      41-insanların ellerinin işledikleri, günahları yüzünden.
      karada denizde fesat çıkarttılar,doymayan gözünden.
      yaptıklarının bir kısmını tattırırız,oda rabbin sözünden.
      olur ki döner ler diyor rabbim iz, kitabı mız kuranda .

      42-yeryüzünde dolaşın da, sizden öncekilere bakın.
      onların çoğu müşriklerdi, tek olan rabbin ize tapın.
      43-geri çevrilmeyen gün gelmeden, nasihat ı tutun.
      o gün birbirlerinden ayrılırlar der, kitabımız kuranda.

      44-her kim küfrediyorsa, kendi zararına koşanları.
      kimde yararlı iş yaparsa, bütün engelleri aşanları.
      45-çünkü Allah iman edip, yararlı işleri yapanları.
      fazlımdan onlara veririm diyor, kitabımız kuranda.

      46-ayetlerimden biride, rüzgarı müjdeci göndermemdir.
      size nimetimizi tattırmak için, iklimleri döndürmem dir.
      gemileri yüzdürüp size, kendi fazlımdan verdirmemdir.
      olur ki kullarımız şükrederler diyor, kitabımız kuranda.

      47-yemin olsun senden önce, ne resuller gönderdik.
      onlara delilleriyle gönderdik, hak yolumuzu bildirdik.
      günahlarından dır ki intikam aldık, azabımızı indirdik.
      müminleri kurtarırız diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      48-rabbiniz rüzgarı gönderir, bulutları kaldırırım.
      sonra inmesi gereken yere, rahmetimi indiririm.
      dilediğim yerlere gönderir, ve bunları bildiririm.
      bakarsın sevinirler hemen der, kitabımız kuranda.
      RUM SURESİ DESTANI DEVAMI
      49-bunlar yağmur üzerine, inmezden önce.
      ümitsizlerdi rahmet, üzerlerine gelmeyince.
      50-rahmet eserimiz gelip, kullarda görünce.
      toprağı da diriltiriz diyor, kitabımız kuranda.

      ölüleri de diriltmeye kadiriz, gerçeği göremezsin.
      51-rüzgarla ektiğinizi sarartırız,hesap soramazsın.
      her şey bizim imtihanımız, sen bunu bilemezsin.
      sabretmeyen küfre gider der, kitabımız kuranda.

      52-çünkü sen ölülere, kelamımı duyuramazsın.
      arkasını dönüp giderken, hakkı buyuramazsın .
      53-onlar kör sağır dır, sapıklık tan ayıramazsın.
      yolu gösteremezsin der rab, kitabımız kuranda.

      sen ancak bizim ayetlerimize, inanana duyurursun.
      54-imanları zayıftır onlara, meylederse buyurursun.
      Allah hidayete erdirmemiş, sense çabalar durursun.
      onlar zaaf içindedirler diyor rab, kitabımız kuranda.

      onları yaşlandırıp bilir iken, bilmezlerden ederiz.
      dilediğimizi yaratmak, bizim kudretimizledir deriz.
      kudretliyiz her şeye kadiriz, biz her gizliyi bilir iz.
      55-o gün kıyamet kopar diyor, kitabımız kuranda.

      mücrimler bir saat yaşadık, diye yemin ederler.
      dünyada da yemin ederek, nankörlüğe giderler.
      56-kendine ilim verilenler, rabbimiz Allah derler.
      inananlar siz yaşadınız derler, kitabımız kuranda.

      diriliş günü ne kadar yaşadınız, işte size diriliş.
      hesap günü budur işte,sevdiklerinizden ayrılış.
      bunu bilmezdiniz, nasılmış rab huzuruma geliş.
      57-mazeret fayda vermez der,kitabımız kuranda.

      58-yemin olsun ki biz, bu kuranda insanlara.
      her türlü temsili getirdik, ibret vardır onlara.
      yemin olsun başka ayet, göndersem bunlara.
      küfredenler palavra derler, kitabımız kuranda.

      59-işte bilmeyenlerin Allah, mühürler kalplerini.
      60-sen sabret vaadim haktır, bulacak sın yerini.
      iman etmeyen hafife alır, komayız onların birini.
      huzuruma gelecekler der rab, kitabımız kuranda.

    9. abdurrahman toğaç yorumu:

      LOKMAN SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-elif lam mim diyoruz, boşa gitmeyen gayrettir.
      2-bunlar kitapta ki, hikmet ile aydınlatan ayettir.
      3-güzel işler yapanlara,rabbimizden bir hidayettir.
      rahmetimden indirdik der rab, kitabımız kuranda.

      4-o kimseler ki namazlarını, dosdoğru kılarlar.
      zekatlarını da verirler, rabden cenneti umarlar.
      onlar ahret yurtlarına da, kesin olarak inanırlar.
      5-işte hidayete erenler der, kitabımız kuranda.

      işte onlar kurtulanların, essahlı kendileridir.
      6-insanlardan öylesi var ki, o yoldan beridir.
      Allahın dinini saptırırlar, onların azap yeridir.
      sözü eğip bükerler diyor, kitabımız kuranda.

      işte bunlar a aşağılayıcı, azaplar vardır diyoruz.
      7-ayetlerim okunurken, sırtını döner görüyoruz.
      işitmemiş gibidir sanki, kibrin dendir biliyor uz.
      acıklı azap la müjdele diyor, kitabımız kuranda.

      8-fakat iman edip sonra, yararlı iş yapanları.
      Naim cenneti vardır, yalnız Allah a tapanları.
      9-orada ebedi kalacaklar, kötülükleri atanları.
      güçlü hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

      10-gökleri direksiz yarattık, bunu hep görüyorsunuz.
      yere de sağlam dağ attık, orada gezip duruyorsunuz.
      her türlü canlılar dan yarattık, bunu siz biliyorsunuz.
      çeşitli nebatlar bitirdik diyor rab, kitabımız kuranda.

      11-Allahın yarattıkları, nasılda biçiminde.
      hayır zalimler açıkça bir, sapıklık içinde.
      12-lokman Allaha şükret ti, avuç açınca.
      şükreden kendine der, kitabımız kuranda.

      kimde nankörlük ederse, rabbimiz ganidir.
      13-lokman oğluna, nasihat etti rahmanidir.
      Allaha ortak koşmayasın, saatin zamanıdır.
      inkar etmiş olursun der, kitabımız kuranda,

      14-gözetilmeniz için tavsiye ettik, ana babanıza.
      sizi eziyet içinde taşıdı,kıymet veresiniz ananıza.
      sütten kesilmeniz iki senedir, gitmesin zorunuza.
      Allaha da onlara da şükret der, kitabımız kuranda.

      dönüşünüzde ancak banadır, bunu bilesiniz.
      15-ana baba yoldan çıkarırsa, karşı gelesiniz.
      o zaman itaat etmeyip, sizde hakkı bulasınız.
      yapılanı haber veririm der, kitabımız kuranda.

      16-lokman şöyle dedi, yavrum nasihat ım sanadır.
      yaptığın hardal tanesi kadar olsa, iyiyse şahanedir.
      kayada göklerde yer dibinde, olsa bilir bir tanedir.
      latif im her şeyi bilenim diyor , kitabımız kuranda .

      17-ey yavrucuğum namazı doğru kıl,iyiliği emret.
      kötülüğü yasakla, başına gelen musibete sabret.
      çünkü bunlar kesin doğru dur, iyiliğe de meylet.
      farz kılınan işlerden diyor rab, kitabımız kuranda.

      18-hem insanlardan yüz çevirme, üzülmene değmez.
      yeryüzünde büyüklenerek yürüme, rabbimiz sevmez.
      her kendini beğenmiş olan kullar, hidayet ine ermez.
      övünenleri sevmem diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      19-yürüyüşüne tabi ol sesini alçalt, rabbin sevgisidir.
      çünkü sesler in en çirkini, muhakkak ki eşek sesidir.
      20-göklerdeki yerdekiler emrinizde, kulların hevesidir.
      nimetlerimi yığdım diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      böyle iken bir kısmınız, hiç bir bilgi ye dayanmadan.
      Allah hakkında mücadele yapar, hatalarını görmeden.
      21-Allah ın kitabına tabi ol dersin, gerçeği bilmeden.
      atalarımızı böyle bulduk derler der, kitabımız kuranda.

      ya şeytan onları cehennem, azabına çağırıyorsa.
      22-her kimde iyilik edici olarak, hakkı buluyorsa.
      sağlam kulpu tutmuştur, şayet doğruyu biliyorsa.
      işler sonunda bize döner der, kitabımız kuranda.

      23-kimde küfrederse, küfrü seni incitmesin.
      onların dönüş ü bizedir, hoşlarına gitmesin.
      günahını haber veririz, onlar gayret etmesin.
      kalplerin özünü bilirim der, kitabımız kuranda.

      24-biz onlara biraz zevk ettiririz, eğer bilirseniz.
      sonrada ağır azaba uğratacağız, bunu görürseniz.
      25-birde onlara gökleri yeri, kim yarattı deseniz.
      muhakkak Allah derler diyor, kitabımız kuranda.

      Allah a hamdolsun deyin, çoğu bunu bilmezler.
      26-göklerdeki yerdeki, Allahın dır, onu görmezler.
      şüphesiz Allah ganidir övülür, yola da gelmezler.
      tek övülmeye laikiz diyor rab, kitabımız kuranda.

      27-ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa.
      arkasındanda yedi denizde, bunlara katılsa.
      yine Allahın kelimesi bitmez, kullarım bilse.
      hikmet sahibiyim diyor, kitabımız kuranda.
      LOKMAN SURESİ DESTANI DEVAMI
      28-sizin yaratılmanız diriltilmeniz, bir tek kişi gibidir.
      şüphesiz Allah işiten görendir, kabemiz onun evidir.
      29-Allah geceyi gündüze katar, göklerimizde mavidir.
      gündüzü de geceye katarım diyor,kitabımız kuranda.

      güneşi de ayıda emrinde, muayyen vakte kadardır.
      hepside akıp gitmektedir, yaptığınızdan haberdardır.
      30-bu şundandır, Allah hakkın kendisidir ondandır.
      biz yegane büyüğüz der rabbim, kitabımız kuranda.

      31-baksana size ayetlerin, bazılarını göstermek için.
      akıp giden gemilerde onundur, vermiş onlara biçim.
      şükreden sabır lı kullarım, sizler yola gelmeyi seçin.
      bunlarda ibretler var der rabbim, kitabımız kuranda.

      32-onları dağlar gibi dalgalar, sardığı zaman.
      dini yalnız Allaha tahsis dua, ederler hemen.
      muhlisler olarak Allah a, kurtar derler aman.
      karaya çıkartırız diyor rab, kitabımız kuranda.

      kurtulunca onların bir kısımları, orta yola uyarlar.
      ayetlerimi ancak gaddar nankörler, yalan sayarlar.
      33-ey insanlar rabden korkun, ibret alan duyarlar.
      o günün azabından sakının der, kitabımız kuranda.

      babası çocuğu namına, hiç bir yardım yapamaz.
      oğlu da babasını azaptan, kurtarma ya bakamaz.
      Allahın vaadi haktır, mazlumların a hını koymaz.
      dünya hayatı aldatmasın der, kitabımız kuranda.

      34-hiç şüphe yoktur ki, kıyametin ilmi Allah katındadır.
      yağmur u biz indiririz, rahimler de olanların farkındadır .
      kimse yarin ne kazanır bilmez, belki kısmet yakındadır.
      nerede öleceğini de bilmez der rab, kitabımız kuranda.

    10. abdurrahman toğaç yorumu:

      ES SECDE SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-elif lam mim dedik, uyarılmanız içindir bundandır.
      2-şüphe siz bu kitabın inişi, alemler in rabbindendir.
      3-yoksa bunu uydurdu mu diyorlar, hayır inkardandır.
      gönderdiğim haktır diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      sen bulunduğun kavmi uyarasın, yanlış yola giderler.
      rabbin tarafın dan gönder ildi, olur ki kabul ederler.
      4-rab gökler ve arasındakini, altı günde yarattı beyler.
      sonra arşa istiva ettim diyor rab, kitabımız kuranda.

      siz in için ondan başka, şefaat edecek veli yoktur.
      artık biraz düşünün, benim yarattığım narım haktır.
      5-göklerden yere kadar, tüm yarattığıma nasihat tır.
      hepsini idare eder im diyor rab, kitabımız kuranda.

      mesafe si sizin saydıklarınız dan, bin yılda.
      dualarınız anında kavuşur, durur mu yolda.
      6-işte gaibi bilen, rabbimizin yoluna gel de.
      güçlü esirgeyen im der, kitabımız kuranda .

      7-o Allah ki yarattığı, her şeyi güzel yapan.
      ve insanı yaratmaya da, çamurdan başlayan.
      8-insanın neslini hakir suyla, yapıp besleyen.
      bir nutfeden yarattım der, kitabımız kuranda.

      9-sonra onu tamamlayıp, ruhumdan üfledim.
      kulaklar gözler yarat tık, tüm kullarım görün.
      birde size kalp yarattım, halis kullarım bilin.
      az şükrediyorsun uz der, kitabımız kuranda.

      10-birde dirilecekler ini, inkar eden kafirler.
      yer içinde kaybolunca mı, dirileceğiz derler.
      rabbinin huzuruna varacağını, inkar ederler.
      kafirler inkarcıdır der rab, kitabımız kuranda.

      11-sizin canınızı almaya gelir, ölüm meleği.
      sonra rabbe dönersiniz, görürsünüz feleği
      12-mücrimler başı eğik, boşa gitmiş emeği.
      rabbim ziyandayız derler,kitabımız kuranda.

      şimdi bizi geri gönder, yararlı iş yapalım.
      çünkü biz inananlarız, yalnız size tapalım.
      13-bize de hidayet ver ki,kötülüğü atalım.
      dilerseniz verin dediler, kitabımız kuranda.

      fakat bizden şu söz çıkmıştır, biz cehennemi.
      cinler ve insanlarla dolduracağım, alın önlemi.
      14-bu gününüzü unuttunuz, ateşimi tadın emi.
      bizde onları unuturuz diyor, kitabımız kuranda.

      yaptıklarınız yüzünden tadın, tadın azabımı yananlar.
      15-öyle kimseler de vardır ki, ayetlerimize inananlar.
      onlara ayetler okununca, hemen secdeye kapanırlar .
      hamt ile rabbi tespih ederler der, kitabımız kuranda.

      hem de onlar hiç bir zaman, kibirlenmezler.
      16-yanları yataktan uzaklaşır, hiç üşenmezler.
      nimete dua ederler, iblis oyununa gelmezler.
      verdiğimden sarf eder der, kitabımız kuranda.

      17-onlara mükafatları verilir,imansızlar bilir mi.
      ne göz aydınlatıcı vardır, rab verecek durur mu.
      18-hiç mümin olan kimse, fasıklar gibi olur mu.
      bunlar bir olmazlar der rab, kitabımız kuranda.

      19-iman edip yararlı iş, yapanlara bildiririm.
      yaptıklarına karşılık, meva cennetini veririm.
      20-fasıklık yapanlara,yürü cehenneme derim.
      oradan çıkamazlar der rab, kitabımız kuranda.

      oradan çıkmak istedikçe, geri döndürülecek.
      yalanladığınız ateşi mi, şimdi tadın denecek.
      21-dönerler diye dünya dada, azap verilecek.
      olur ki döner ler der rab, kitabımız kuran da.

      22-büyük azaptan önce, rab yapacağını bilen.
      yakın azap tan tattıracağız, belki olur dönen.
      önce nasihat edip, sonra ondan yüz çevir en.
      en zalimler onlar der rab, kitabımız kuranda.

      şüphe siz zalimler den biz, intikam alırız.
      23-Ant olsun mu saya, kitap verdik biliriz.
      İsrail oğullarına dır, şüphe etmeyin deriz.
      hidayet rehberidir der, kitabımız kuranda.

      24-İsrail oğullarından da, biz önderler yaptık.
      Tevrat ayet ini biliyorlar dı, hallerine baktık.
      25-onlardan ihtilafa düşene musibet i attık.
      hükmümüzü veririz diyor, kitabımız kuranda.

      26-onlardan önce nice nesiller i, biz ettik helak.
      kendilerini onların yerine koyduk, lütfumuza bak.
      onların akılları başlarına gelsin, diyor büyük rab.
      dinleyene ibret var diyor rab, kitabımız kuranda.

      27-görmediler mi biz suyu, çorak yere gönderiyor uz.
      onunla kendilerinin hayvanlarının,yiyeceğini veriyoruz.
      28-birde derler fethimiz ne zaman, biz onu biliyor uz.
      onlar bunu hiç bilmezler diyor rab, kitabımız kuranda.

      29-fetih gününde küfredenler e, imanı fayda vermez.
      onlara mühlette tanınmayacak, esas hakikate gelmez.
      30-sen onlardan yüz çevir bekle, onlar bunları bilmez.
      onlarda bekliyorlar diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

    11. abdurrahman toğaç yorumu:

      EL AHZAB SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-ey resul, Allahtan kork, kafire münafığa itaat etme.
      şüphesiz Allah, her şeyi bilir, hikmetinden dışa gitme.
      2-rabbinden vahiy edilene git, itaat sız lık edip bitme.
      yaptıklarınız dan haberdar ım der, kitabımız kuranda.

      3-Allaha tevekkül et, vekil kalbinizi karartmamıştır.
      4-Allah insanın içinde, iki tane kalp yaratmamıştır.
      birlikte olduğunuz eşlerinizi,analarınız yapmamıştır.
      evlatlıklarınızda öyledir der rab, kitabımız kuranda.

      evlatlıklarınızı da oğullarınız yerinde, tutmamıştır.
      sizin söylediğiniz sözünüz, rab buna bakmamıştır.
      Allah doğruyu söyler, bazınız deneni yapmamıştır.
      biz doğruyu söyleriz diyor rab, kitabımız kuranda.

      5-evlatlıklarınızı babaları nın, adlarıyla çağırın.
      Allah katında daha doğrudur, burada bir durun.
      babalarını bilmiyorsanız, kardeşim deyip varın.
      yinede size günah yok der, kitabımız kuranda.

      fakat kalplerinde kasıt bulunanlara, günah vardır.
      Allah bağışlayıcı esirgeyicidir, halden haberdardır.
      6-resuller müminlere, kendi nefislerinden evladır.
      zevceleri de analarınız der rab, kitabımız kuranda.

      yakın akraba da müminler de, rabbinin kitabında.
      muhacirler den daha evladır, yaratıcınızın katında.
      sizler bir iyilik yaparsanız, oda rabbinizin zaptında.
      bir kitap ta yazılı dır diyor rab, kitabımız kuranda.

      7-biz bir vakit ler nebiler den, mis hakları nı da almıştık.
      senden de nuh tanda İbrahim den de, almış görmüştük.
      mu sayıda Meryem oğlu i sayıda, sağlam sözle bulmuştuk.
      bunlar dan sağlam söz aldım der rab, kitabımız kuranda.

      8-Allah bunu doğruluk tan, sual için yapmıştır.
      kafir leri ise bu usül, sonsuz azaba atmış tır.
      9-iman edenler Allah sizin,imanınıza bakmıştır.
      nimetimi hatırlayın der rab, kitabımız kuranda.

      hani size ordular gelmişti de, bizde onların üzerine.
      size görünmez ordu gönderdik, gösterdik gözlerine.
      sizin ne yaptığını zı bilirim, kıymet verin sözlerime.
      kemalımla görürüm diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      10-o vakit kafirler,hem yerden,hem üstünüzden.
      ve size gelmişler di, gözler kaymıştı kederinden.
      yürek gırtlağa dayandı, korkmuştu nuz derinden.
      bize zan da bulundu nuz der, kitabımız kuranda.

      11-işte burada müminler, imtihan olmuşlardır.
      şiddet li bir şekilde, mücadele ye girmişlerdir.
      12-o vakit kalbi hastalıklılar, şöyle demişlerdir.
      Allah resulü aldattı dediler, kitabımız kuranda.

      13-o vakit münafıklardan bir gurup, şöyle diyorlardı.
      bizlere duracak yer kalmadı deyip, sitem ediyorlardı.
      onlardan bir fırka var ki resulümden, izin istiyorlardı.
      evlerimiz açık kaldı dediler diyor, kitabımız kuranda.

      evleri açık değildi, sadece kaçmaktı niyetleri.
      14-her taraftan saldırılsa, bırakırlardı ayetleri.
      biri fitnesiyle bırakın dese, sönerdi gayretleri.
      çoğu savaşmaz dönerdi der,kitabımız kuranda.

      15-halbuki dönmemek için Allaha, vermişlerdi söz.
      sözlerini hepsi bozsalardı, hiç kalmazdı onlarda öz.
      hepside azaplık olurlardı, görmezdi gerçekleri göz.
      fitneyle dönerlerdi diyor rabbim,kitabımız kuranda.

      16-de ki onlara eğer siz, ölümden kaçarsanız.
      o size fayda vermez, başınıza çok iş açarsınız.
      17-fenalık veya rahmet versek, buna şaşarsınız.
      bizden başka dost bulaman, kitabımız kuranda.

      18-Allah savaştan geri duranları, iyi biliyor.
      size dönün gelin diyenleri de, rab görüyor.
      içiniz den pek azınız, istekli olarak geliyor.
      savaşta isteksizlerdi der, kitabımız kuranda.

      19-size bundan dolayı, korku hali geliyordu.
      ölüm baygınlığı geçiriyordunuz, rab biliyordu.
      gözler dönerek resule, bakardınız görüyordu.
      korkularını giderdik diyor, kitabımız kuranda.

      korkuları gidince onlardan, hayra düşkünleri.
      sivri dilleriyle sizi incitiyorlar dı, en şaşkınları.
      imanları boşa çıkmıştır,onların hatti aşkınları.
      her şey bize kolaydır der, kitabımız kuranda.

      20-düşman ı gitmedi sananlar, yanlışa gidenlerdi.
      onların bir daha gelmesini, bunlar arzu edenlerdi.
      savaş mayanlar içinde kalıp, haberi nizi soranlardı.
      içinizde olsalar dı az savaşırlardı, kitabımız kuranda.

      21-yemin olsun sizin için, Allah ı ve ahret gününü.
      arzu edenler, Allah ı çokça ananlar, bilirler sonunu.
      resulüm den ilham alarak onlar, hep bulur yolunu.
      onda güzel örnek ler var diyor, kitabı mız kuranda.

      22-müminler o zaman, düşman birliklerini görünce.
      Allahın ve resulünün vaadidir deyip, karşı durunca.
      Allah doğru söylemiş deyip, sabırla zaferi bulunca.
      onların imanlar ı artar der rab, kitabımız kuranda.

      23-müminlerden de öyle kimseler vardır ki, verdikleri sözünde.
      Allaha verdikleri sözü tutarlar, onların doğrulukları var özünde.
      kimi adağını yapmış kimi bekliyor, bunlar resulümüzün izinde.
      onlar sözlerini değiştirmez diyor rabbim iz, kitabımız kuranda.

      24-Allah sözüne sadıklara, cennetini verecek.
      münafıkları da Allah dilerse, azabına sürecek.
      ve yahut onların tövbeler ini, kabul edecek.
      bağışlar esirgerim der rab, kitabımız kuranda.

      25-küfredenler i hayra elleri, ermeden def ettik.
      böylece biz müminlere, merhamet etmeye gittik.
      mümin kullarımın harbi kazanma sına, biz yettik.
      Allah kaviyim güçlüyüm diyor, kitabımız kuranda.

      26-kitap ehli onlara yardım ediyordu, rab biniz bildirdi.
      düşman kavmi korkuya düşürüp, onları kaleden indirdi.
      bir kısımlarını öldürüyordunuz, zaferi mümine Dön derdi .
      rab birazını da esir alıyordunuz der, kitabımız kuranda.

      27-onların yerler ini, yurtlarını mallarını.
      birde ayak basmadığınız, diye r yerlerini.
      size miras verdik, gördünüz işte hallerini.
      her şeye kadir iz der, kitabımız kuranda.

      28-ey nebi kadınlara de ki, dünya hayatının süsünü.
      istiyorsan Allah verir size, hepsinden alırsın hevesini.
      ahret yurdu daha hayırlıdır, sonra çekmeyesin yasını.
      rabbim iz dünyada salıveririm der, kitabımız kuranda.

      29-yok eğer Allah ı resulünü, ahret yurdunu.
      istiyor san kavuşturur uz, hiç çekme derdini.
      içinizden iyilik edenlere, hep kalıcı muradını.
      rabbiniz veririm ecrini der, kitabımız kuranda.

      30-ey nebi zevceleri, yaptığınız günahlara bakılır.
      günah tan onlara ahret azabı, iki katına çıkartılır.
      nere ye müstahak olmuş ise, kullar ora ya atılır.
      Allah bize bu çok kolay diyor, kitabımız kuranda.

      31-sizden kimde Allaha ve resulüne, itaat ederse.
      dünyada da onlar yararlı işler, yapma ya giderse.
      onların mükafatı da iki kattır, cömertlikle verirse.
      bizde cömertlikle veririz diyor, kitabımız kuranda.

      32-ey nebilerin hanımları, siz diyer kadınlar dan.
      her hangi biri gibi değilsiniz, farklısınız onlardan.
      yabancı erkeğe yumuşak olma, ol sert olanlardan.
      kalbi marazlı ümitlenmesin der, kitabımız kuranda.

      33-hem evleriniz de oturun, cahiliye devrine bakmayın.
      o zamanki yaptığınız gibi, gördüğünüz erkeğe kırıtmayın.
      namazı zekatı doğru uygulayın, kendinizi ateşe atmayın.
      Allaha ve resulleri ne itaat edin der, kitabımız kuranda.

      ey ehli beyit Allah sizden, kiri pası gidermek istiyor.
      ter temiz yapmak istiyor, sizleri nimetleriyle besliyor.
      34-evleriniz de okunan ayetlerin, hikmetiyle süslüyor.
      biz latifiz bütün sırları biliriz diyor, kitabımız kuranda.

      35-gerçekten erkek kadın, bütün Müslümanlar.
      erkek kadın bütün müminler de, bunlar ı anlar.
      hepside itaatkar, erkekli kadınlı, bütün insanlar.
      doğru söyleyenden olun der, kitabımız kuranda.

      bütün sabreden, tevazu sahipleri de bileler.
      sadaka verenlerden, oruç tutanlardan olalar.
      namuslarını koruyarak, Allah ı zikir e geleler .
      yapana ecir mağfiret var, kitabımız kuranda.

      36-Allah ve resuller i bir işe, hüküm verdiğin de.
      erkek kadın seçme hakkı, olmadığını gördüğünde.
      isyanıyla Allah ı ve resuller ini, inkara girdiğin de .
      açıktan açığa sapmış tır diyor , kitabımız kuranda.

      37-hatırla ki kendisine Allahın, nimet verdiğini.
      seninde nimet verdiğin zatı, rabbin gördüğünü.
      zevceni nikahta tutasın derken, gizliyi bildiğini.
      rabden korkun diyordun der,kitabımız kuranda.

      Allah ın açığa vuracağı nı, oysa gizliyor dun.
      insanlar dan sakınıyor, yanlış yol izliyor dun.
      Allahtan sakınman gerekirdi, bunu biliyordun.
      bizden korkmana layığız der,kitabımız kuranda.

      evlatlığın aile sinden ilişki sini, kestiği vakit.
      sana zevce yaptık, kalbindeki duruma bakıp.
      evlatlığı yın oğullarını da,senin hanene katıp.
      emri vuku buldurduk der, kitabımız kuranda.

      38-Allah ın takdir ettiğin de, resule zorluk olmasın.
      bütün resuller ede böyledir, kimse yanlış bulmasın.
      Allahın kanunu böyle dir, doğru yoldan dönmesin.
      emrimiz biçilmiş kaderdir diyor, kitabımız kuranda.

      39-o resuller ki, Allahın gönderdiği ni, tebliğ ederler.
      kimseden korkmayıp ondan korkarak, itaate giderler.
      hesaba çekilmemek için Allah kelamını, yad ederler.
      resullerimiz Allah bize yeter diyor, kitabımız kuranda.

      40-Muhammet sizin erkekleriniz den, hiç birisinin.
      babası değildir Allah resulüdür, günahtan berisinin.
      ve nebilerin sonuncusu dur, gören gözün dirisinin.
      Allah en iyilerini bilenim diyor, kitabımız kuranda.

      41-ey iman edenler, Allah ı çok zikredin.
      42-ona sizler sabah akşam, tesbih edin.
      43-sizi karanlıktan, aydınlığa çıkartır gidin.
      meleklerle üstünüzde, kitabımız kuranda.

      sizlere rahmet eden, müminler ide esirgeyen.
      44-ona kavuşacakları gün,mümine sağlık veren.
      meleklerden selam vardır, rabbin onları gören.
      cömert çe mükafat var der, kitabımız kuranda.
      AHZAP SURESİ DESTANI DEVAMI
      45-ey nebi biz seni, bir müjdeci bir şahit.
      bir uyarıcı olarak gönderdik, dininde sabit.
      46-hem de Allahın izniyle, bir davetçi a bit.
      nur saçan kandilsin der, kitabımız kuranda.

      47-müminler e müjdele, kendilerine Allahtan.
      büyük bir mükafat vardır, o yüce yaratandan.
      48-kafire münafığa boyun eğme, kaçın haktan.
      vekil olarak yeterim diyor, kitabımız kuranda.

      49-ey iman edenler, mümin kadınları nikah edipte.
      onlara dokunmadan boşarsanız, hak yoluna gelibte.
      sayacağınız iddet yoktur, onlarda kararını zı veripte.
      onları güzelce salıveresiniz diyor, kitabımız kuranda.

      50-ey nebi biz sana, mehir ler ini verdiğin zevceler ini.
      Allahın sana ganimet olarak verdiği, güzel cariyelerini.
      amcanın halayın dayının teyzenin, kızlarından her birini.
      yalnız sana mahsus helal ettik der, kitabımız kuranda.

      seninle hicret eden kadınlardan, dilediğini helal kıldık.
      kendini sana hibe eden kadınları da, biz bunları bildik.
      diyer müminlere değil yalnız sanadır, rab doğru bulduk.
      zevce cariye helalini bildirdik diyor, kitabımız kuranda .

      bunlar sana hiçbir darlık, olmasın diyedir.
      Allah çok bağışlayıcıdır, çokta esirgeyicidir.
      51-zevceden dilediğini bırak, Allah bilicidir.
      dilediğinle kalasın der, kitabımız kuranda.

      sana bir vebal yoktur, gözleri aydın olsun.
      uygun olan budur, kalpleri huzurla dolsun.
      onlara verdiklerinle, hepside hoşnut kalsın.
      kalbin özünü bilirim der, kitabımız kuranda.

      52-bundan sonraki kadınlar, sana hiç helal olmaz.
      başka zevcelerle değişmeni, rabbin doğru bulmaz.
      güzellikleri hoşuna da gitse, katımızdan buyrulmaz.
      Allah her şeye gözcüyüm diyor, kitabımız kuranda.

      53-iman edenler nebim evine, girme vaktine bakmadan.
      yemeğe izin verilme den girmeyin, sizi davet yapmadan.
      izinle girin yemeği yiyin dağılın, doğru yoldan sapmadan.
      sohbet içinde izinsiz girmeyesin diyor, kitabımız kuranda.

      çünkü bu haliniz resulümüz e, eziyet vermekte.
      o sizden utanıyor, Allah ise gerçeği söylemekte.
      Allah söylemekten utanmaz, bazısı bilmemekte.
      perde ardından söyleyin der, kitabımız kuranda.

      onlarında sizinde kalbinize, iyilik olur böyle yapın.
      resulüme sizin eziyet etme hakkınız, yoktur bakın.
      zevcelerini nikahınıza alamazsınız, siz aklınıza takın.
      böyle yapan büyük günahta der, kitabımız kuranda.

      54-bir gizliyi siz açıkla sanız da, gizle seniz de Allah bilir.
      55-resul eşinin evine, babaları oğulları kardeşleri girebilir.
      kardeş oğulları kadın dostları, köleleri diyeceğini diyebilir.
      Allah her şeye şahidim diyor um der, kitabımız kuranda.

      56-gerçekten Allahın melekleri, nebiyle salat eder.
      inanan kullarda teslimiyet le, selam ve salata gider.
      57-şüphesiz resulüne eziyet edeni, Allah mah feder.
      aşağılayıcı azap hazırladık diyor, kitabımız kuranda.

      58-o kimseler ki erkek kadın, mümin e eza ederler.
      bunlar muhakkak açık günah, yüklenmişlerdir beyler.
      59-ey nebi kadınları, müminlerin kadınları da bileler.
      örtüleriniz i sıkı bağlayasınız der, kitabımız kuranda.

      onlar tanınıp eziyete, uğramasın diyedir uyanlara.
      Allah çok bağışlayıcı çok esirgeyici,doğru bulanlara.
      60-yemin olsun kalbi marazlı, münafıklar olanlara.
      dedikodudan vazgeçsinler der, kitabımız kuranda.

      onlar vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz.
      seninle o şehirde az bir zaman, kalmalarını dileriz
      61-melun olarak nerede bulunsalar, orada görürüz.
      62-Allah kanunum değişmez der,kitabımız kuranda.

      63-insanlar sana, kıyameti soruyorlar deki.
      onun ilmi Allah katında, çok yakındır belki.
      64-Allah kafirin kalbini, mühürlemiş halbuki.
      çılgın ateş hazırladık der, kitabımız kuranda.

      65-onda ebedi kalırlar, hiç bir dost bulamazlar.
      nede bir yardımcı olur, onlar bunu göremezler.
      66-yüzleri ateşte çevrilirken, diyeceklerdir bizler.
      emirlere itaat etseydik derler, kitabımız kuranda.

      67-derler ey rabbimiz biz, beylerimize itaat ederdik.
      büyüklerimiz bizi aldatmış,onların yolundan giderdik.
      68-onların azabını iki kat ver, bunları doğru bilirdik.
      bunları büyük lanete uğrat derler, kitabımız kuranda.

      69-iman edenler siz musaya eza, edenler gibi olmayın.
      Allah onu temize çıkardı, yanlışınızla azabımı bulmayın.
      o Allah katında sevilen kuldu, gafletten nara dolmayın.
      ey iman edenler Allahtan korkun der, kitabımız kuranda.

      70-sözü doğru söyleyin ki, işlerinizi kolaylaştırırım.
      Allaha resulüne itaat edin, beladan uzaklaştırırım.
      sizi büyük zafere ulaştırıp, kalpleri ferahlaştırırım.
      71-size namazı emrettik diyor, kitabımız kuranda.

      biz emaneti göklere yere, dağlara teklif ettikte.
      onlarsa bundan kaçındılar, durumlarına baktıkta.
      insanlar yükümlülüğü üstlendi, akıllarına kattıkta.
      çok zalim ve cahildir diyor, kitabımız kuranda.

      72-Allah diyor bütün münafıklar, azaba gidecek.
      erkek kadın bütün müşriklere de, gazap edecek.
      erkek kadın bütün müminlerde,vefasını görecek.
      çok bağışlar esirgeyenim der, kitabımız kuranda.

    12. abdurrahman toğaç yorumu:

      SEBE SÜRESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-hamt o Allaha mahsus tur, sığınanlara kafidir.
      göklerdekiler ve yerdekiler, hepside ona tabidir.
      ahrette de hamt yalnız onadır, hikmet sahibidir.
      her şeyden haberdarım diyor, kitabımız kuranda.

      2-yere gireni , yerden çıkanı, göğe ereni.
      gökten inenin hepsini bilir, ibadet edeni.
      o çok esirgeyicidir, kuldan yoluna gideni.
      itilmişi bağışlarım der, kitabımız kuranda.

      3-küfredenler kıyamet bize, gelmez diyorlar.
      deki öyle değil, gaibi bilen rabbi bilmiyorlar.
      kıyamet elbet gelecek, alameti görmüyorlar.
      bizden bir şey kaçmaz der,kitabımız kuranda.

      zerre miktarı da olsa ilmimden kaçmaz, zalimler görmez.
      daha küçüğünü de bilirim görürüm, inanmayanlar bilmez.
      hepsi bir kitapta yazılı dır, zalimler Allah yoluna gelmez.
      Leh fi mahfuzda saklanmıştır der rab, kitabımız kuranda.

      4-çünkü Allah iman edip, yararlı işler yapanlara.
      mağfiretle cömertçe rızık vardır, rabbe tapanlara.
      5-ayetlerimi hükümsüz bırakmak için, yarışanlara.
      onlara çok acıklı azap var der, kitabımız kuranda.

      6-kendilerine ilim verdiklerimiz, gerçeği görüyorlar.
      bu kitap sana rabbin den, indirilen kuran diyorlar.
      güçlü bilenin indirdiğinin, hakkın kendisi biliyorlar.
      Allahın yolunu gösteriyor derler, kitabımız kuranda.

      7-böyle iken alay ederek, küfredenlerin söylediğine bakın.
      dediler öldükten sonra dirilecekmiş iz, diyor rabden sakın .
      ben Allahın resulüyüm diyor, doğru dinimiz kalbinize katın.
      bunu diyeni gösterelim mi dediler der, kitabımız kuranda.

      8-yalanı Allaha iftiramı ediyor, dediler delilik var.
      ahrete inanmayanlar azar, nede azabımızı savar.
      uzak bir sapıklık içindeler, onlar resulümü kovar.
      bunlar hakikat ı görmezler der, kitabımız kuranda.

      9-onlar gökten yerden, önden arkadan geleceklerini.
      bilmezler dilersek yere batırırız, bunları göreceklerini.
      gökten parça düşürsek, sanmam yoluma geleceklerini .
      Allaha yönelene ibret vardır diyor, kitabımız kuranda.

      10-yemin olsun biz Davut a, bir fazilet verdik.
      ey dağlar onun la beraber, tesbih edin dedik.
      kuşlara da katıl ın dedik, tesbih lerini bildirdik.
      ona demiri yumuşattık der, kitabımız kuranda.

      11-geniş zırhlar imal ederek, biçimlendir dedik.
      ölçü yü tam tutarak, gözet esin diye emrettik.
      iyi işler yapasın dedik, doğruyu ona vahiy ettik.
      yaptıklarınızı görürüm diyor, kitabımız kuranda.

      12-Süleyman ın emrine de, uçmaları için rüzgarı verdik.
      sabah gidişi bir ay, dönüşü bir ay olan, yola gönderdik.
      erimiş bakırı sel gibi akıttık, o nebiyi çok azimli gördük.
      emrinde çalışan cinlerden verdik der, kitabımız kuranda .

      onlardan emrinden çıkanlara, birde azap yapardı.
      ateş azabından tattırırdı, bir kırbaçla cini yakardı.
      13-cinler ona yüksek kaleler, birde heykel yapardı.
      havuz kazan çanak yaparlar der, kitabımız kuranda.

      ne isterse yaparlardı, çalışın ey Davut hanedanı.
      kullardan şükreden azdır, siz doldurun meydanı .
      14-Süleyman a ölümü hükmettik, gördük faydanı.
      cinler öldüğünü bilemedi der, kitabımız kuranda.

      yalnız bir ağaç kurdu onun, asasına girmişti.
      ve Süleyman bastonuna yaslanarak ölmüştü.
      Süleyman düşünce, cinler öldüğünü bilmişti.
      cinler kaybı bilmezler der, kitabımız kuranda.

      15-yemin olsun ki s ebe kavmi nin, yaşadıklar ı yerde.
      bir ibret vardır s ebe kavminin, sağlı sollu bahçelerinde.
      verdiğim rızıklardan yiyin dedik, iyilik gördük hallerinde.
      bize şükredeler i bağışlarım der rab, kitabımız kuranda.

      16-fakat onlar yüz çevir diler, bizde arim selini.
      gönderdik üzerlerine, koymadık bağını bahçesini.
      ılgınlı sedirli buruk meyve yaptık, tuttular yasını.
      bahçeler ini harap ettik diyor, kitabımız kuranda.

      17-nankörlüklerinin cezasıydı, yapmışlardı suç.
      nankör olmayan a cezayı biz, verir miyiz hiç.
      onlar hakka uymadılar, vermiştik onlara ödünç.
      karşılığını yapamadılar der, kitabımız kuranda.

      18-Sebelilere bereket verdiğimiz, memleketi verdik.
      onlara sırt sırta yaslanmış, güzel şehirler ördür dük.
      onlar a çok güzel gidiş gelişli, yollar dan düzenledik.
      gece gündüz gezerlerdi diyor rab, kitabımız kuranda.

      19-buna karşılık seferlerimizin, arasını aç dediler.
      doğru kalmaktan kaçınıp, kendilerine zulmettiler.
      bizde onları masala çevirdik,oradan dağıttık gittiler.
      şükredene sabredene ibret der, kitabımız kuranda.

      20-yine size yemin ederim ki, iblis onları.
      görüp zannını uyguladı da, kandırdı bunları.
      müminler den bir fırka nın, iyi oldu sonları.
      gerisi iblise uymuştur der, kitabımız kuranda.

      21-halbuki iblisin, halis kullarım üzerinde.
      hiç bir etkisi olmaz, asillik onun serinde.
      imanlıyla imansızı, bulmak için denerimde.
      rabbin gözetirim diyor, kitabımız kuranda.

      22-Allah ı bırakıp siz, taptıklarınıza yalvarın durun.
      onların göklerde yerde gücü yoktur, bunu görün.
      onlardan ortaklarımda olmaz, inanan kula derim.
      onlardan yardımcı olmaz der, kitabımız kuranda .

      23-Allah diyor huzurunda, izin verdiğim müstesna.
      şefaatlarıda fayda vermez, söylediğine kulak asma.
      şefaat sahibi orada hakkı söyler, der esma ülhüsna.
      her şeyden yüce ve büyüğüm der, kitabımız kuranda.

      24-deki size gökten ve yerden , rızık veren kimdir.
      deyin ki Allah tır esirger bağışlar, rahman rahimdir.
      hidayet üzere olan, evveldir ahirdir zahirdir batındır.
      sapıklık ta şaşkınlık ta olma der, kitabımız kuranda.

      25-siz bizim yaptığımız günahtan, mesul değilsiniz.
      bizde sizin yaptığınız dan, hiç sorulmayız bilesiniz.
      26-rabbiniz hepinizi bir araya, toplayacak göresiniz.
      sonra gerçek hükmü veririm der, kitabımız kuranda.

      her şeyi bilen odur, daima ona ümit besleyin.
      27-ona ortak koştuklarınızı, siz bana gösterin.
      hayır güçlü ve hikmet sahibiyim, bizden isteyin.
      Allah hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

      28-biz seni elbette, bütün insanlara.
      bir müjdeci, uyarıcı yaptık inananlara.
      lakin çoğu bilmez, öğüt ver bunlara.
      onlar bilmezler der, kitabımız kuranda.

      29-doğru iseniz o vaat, ne zaman diyorlar.
      30-zulmedenlerinde vaadi yakın, bilmiyorlar.
      ondan geri kalmazsın, görmezden geliyorlar.
      ne ileridir ne geridir der, kitabımız kuranda.

      31-küfredenler kurana ve, öncekilere inanmayız dediler.
      siz bir göresiniz o zalimleri, yakalayıp huzuruma geldiler.
      zayıf olanlar büyüklenenlere, siz hiç olmasaydınız adiler.
      muhakkak müminler olurduk derler, kitabımız kuranda.

      32-büyüklük olanlar zayıflara, sizi biz hep kayırdık.
      size hidayet geliyordu da, biz mi onu hep çevirdik.
      hayır sizin kendiniz azdınız, bizde halini zi gördük.
      sizde suçlusunuz diyecekler der, kitabımız kuranda.

      33-yine zayıf sayılanlar, diyecek büyüklük taslayanlara.
      gece gündüz plan kurdunuz, Allaha ümit besleyenlere.
      ortak koşmayı emrettiniz, uyardık hak yola gidenlere.
      hepside pişman olacaklar diyor rab, kitabımız kuranda.

      bizde küfredenlerin boynuna, demir halkalar geçiririz.
      onlara sadece yaptıkları sapıklığın,cezalarını çektiririz.
      34-biz her beldeye elbette ki, bir uyaran dan veririz.
      refahta yaşayanın çoğu uymaz der, kitabımız kuranda.

      35-birde dediler malca evlatça, biz sizden fazlayız.
      bize azap hiç gelmez ki, biz azaptakinden uzaktayız.
      36-kimine rızkı daraltır, kimine verir der rahattayız.
      başına geleceğini bilmezler der, kitabımız kuranda.

      37-sizi bize yaklaştıracak, mallar evlatlar değildir.
      ancak iman edip de, yararlı iş gören ler ehildir.
      onlara mükafat iki kat vardır,ve rabbiniz kefildir.
      cennetin yüksek yerinde der, kitabımız kuranda.

      38-ayetlerimizi hükümsüz bırakanlar, pişman olacak.
      evet onlarda ahrette perişandır, azap içinde kalacak.
      39-gerçekten rabbin dilediğine, rızkını fazla yayacak.
      dilediğimin de rızkını kısarım der, kitabımız kuranda.

      hayır olarak ne yaparsanız, karşılığını veririm.
      onu rızık verdiklerimin, en hayırlısı görürüm.
      40-o gün bunları bir araya, toplayıp sorarım.
      bize mi tapardınız derim der, kitabımız kuranda.

      41-melekler dedi sana biz, taparız bizim velimiz sensin.
      onlar cinler e taparlardı,inanırlardı onlar cinlere, bilirsin.
      42-bu gün fazladan ne fayda ne zarar, verilir görürsün.
      diyeceğiz tadın ateş azabımızdan der, kitabımız kuranda.

      43-karşılarında ayetlerim iz açıkça, okunduğu vakit.
      yolumuzdan bizi geri kor dediler, okunanlara bakıp.
      bu bir uydurmadır iftiradır, demeyi kafalarına takıp.
      hak yoluna sihir dediler der rab, kitabımız kuranda.

      44-oysa biz onlara iftirayı doğrulayan, bir kitap vermedik.
      senden öncede biz onlara, hiç bir uyarıcıda göndermedik.
      45-onlardan öncekilerde yalanlamıştı, doğrularda bulmadık.
      onda bir inanan, yoktu diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      resullerimizi yalanlayanların, halini bir görün.
      46-size bir nasihat edeceğim, orda bir durun.
      Allah için ikişer birer kaklın, bir karara varın.
      uyarıcınızda delilik yok der, kitabımız kuranda.

      o size şiddetli azap gelmeden, sizi uyarandır.
      47-sizden ücrette istemiyor, hakkı buyurandır.
      ücreti Allaha aittir, sizlere gerçeği duyurandır.
      resul her şeye şahittir der, kitabımız kuranda.

      48-gerçekten benim rabbim, hakkı emreder.
      bütün gaipleri bilendir, inanan yoluna gider.
      49-hak gelir batıla gideni bilir, onu yok eder.
      hak edeni düzeltirim der, kitabımız kuranda.

      50-ben saparsam, kendi namıma sapmış olurum.
      rabbimin emrettiği vahiyle, doğru yolu bulurum.
      hepsi rabbim sayesindedir, ben bunları görürüm.
      işitip, kuluma,yakın olanım der, kitabımız kuranda.

      51-onları telaşa düşürdüğümüzü, ah bir göresin.
      kaçacak yerleri yoktur, demezler yanıma gelesin.
      yakın yerde yakalanmışlar, bu gerçekleri bilesin.
      52-o zaman iman ettik dediler, kitabımız kuranda.

      fakat onlar için, uzak bir yerden, el uzatmaktır.
      53-oysa önceden küfrettiler, işleri fors atmaktır.
      resullere inanmayıp, uzaktan gaibe taş atmaktır.
      54-ve aralarına set çekilir der, kitabımız kuranda.

    13. abdurrahman toğaç yorumu:

      FATIR SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-odur ki gökler i ve yeri , altı günde yaratan.
      melekleri de ikişer üçer dörder, elçiler yapan.
      hamdolsun o yarattığına, dilediği ölçüde bakan.
      her şeylere kadiriz der rab, kitabımız kuranda.

      2-Allahın insanlara gönderdiği, rahmetini tutacak.
      yoktur onun tuttuğunu da, başka kişiye katacak,
      itaatli kullarının başındaki, türlü dertlerini atacak.
      o güçlü hikmet sahibiyim der, kitabımız kuranda.

      3-ey insanlar hatırlayın, Allahın verdiği nimetini.
      size gökten yerden rızık veriyor, bilin kıymetini.
      Allahtan başka yaratan yoktur, göster hürmetini.
      ne çevrilip dönüyorsunuz der, kitabımız kuranda.

      4-sana inanmazlarsa, önceki rasüller dede görülür.
      bilirsin sonun da bütün işler, Allah a döndürülür.
      5-Allahın vaadi haktır,her kul hesabından sorulur.
      dünya hayatına kanmayın der, kitabımız kuranda.

      6-şeytan düşmanınız, sizde onu düşman tutun.
      o kendi taraftarını, cehennemlik edecek bakın.
      7-o küfredenler var ya, onlar a deyin ki sakın.
      şiddetli azap onlara der rab, kitabımız kuranda.

      iman edip yararlı iş, yapan kullara gelince.
      onlara bir mağfiret var, büyük ecri görünce.
      8-birde kötü ameli, kendine dönüp gelince.
      süslü amelli olmayın der, kitabımız kuranda.

      hiç şüphesiz Allah, dilediği kulunu şaşırtır.
      dilediğine de hidayet verir yüzünü ağartır.
      onlara hasret çekme, kendi yolunu bağlatır.
      biz yapılanı biliriz der, kitabımız kuranda.

      9-Allah rüzgarı estirip, bulutu yükseltip döndürür.
      onun emriyle hareket eder, ölü beldeye gönderir.
      ölümün den sonra diril tip, ateşler ini söndürür.
      diriltme işi böyledir diyor rab, kitabımız kuranda.

      10-her kim izzet istiyorsa, bizim katımızdan görülür.
      izzet tamam en Allahın dır, hoş sözler ona yükselir.
      onu da yararlı işler yükseltir, Salih amelle beslenir.
      tuzak kuranları mahfederim der, kitabımız kuranda.

      11-Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yaratır.
      sonra sizi çiftler yaparak, ilmiyle kendini aratır.
      onun ilmi olmadan, ne bir dişi canlı gebe kalır.
      nede doğurabilir der rabbim,kitabımız kuranda.

      bir yaşlıya ömür vermekte, kısaltmak tada o haklıdır.
      hepside bir kitapta yazılıdır, leh vi mahfuzda saklıdır.
      Allaha göre çok kolay dır, şüphe siz kullar yasaklıdır.
      hepsi de yazılı saklıdır diyor rab, kitabımız kuranda.

      12-iki deniz bir olmaz, biri tatlıdır harareti keser.
      birisi tuzlu acıdır, içenler in boğazını yakar geçer.
      ikisinden de taze et yersiniz, sizin iştahınız ı açar.
      birde ziynet bulursunuz diyor, kitabımız kuranda.

      o denizde yüzen gemiler görürsün, suyu yarar gider.
      fazlımdan nasip arayasınız diye, olur ki şükrederler.
      13-gece yi gündüze katar, hepside emriyle giderler.
      gündüzü de geceye katarım der, kitabımız kuranda.

      yüce rabbin güneşi ve ayı emrine, amade kılmıştır.
      hepside muayyen, vakte kadardır, emrine girmiştir.
      bunları yapan Allah rabbiniz, kalp özünü bilmiştir.
      put çekirdek zarı yapamaz der, kitabımız kuranda.
      FATIR SURESİ DESTANI DEVAMI
      KİTABIMIZ KURANDA
      14-kendilerine dua etseniz bile, duanızı işitmezler.
      veyahut işittiklerini sayalım, bir cevap veremezler.
      kıyamet gününde size bize, ibadet etti diyemezler.
      haberdar olan gibi olur mu der, kitabımız kuranda.

      15-kullarım Allaha muhtaç kimselersiniz, rızkınızı o yetirir.
      Allah ise ganidir övülür, hakkınca bileni cennete götürür.
      16-Allah dilerse sizleri yok eder, yeni bir topluluk getirir.
      17-Allaha göre çok kolaydır diyor rab, kitabımız kuranda.

      18-günahkar hiç bir nefis, başka günah yüklenmez.
      günahı ağır basanın günahını, kimse alıp üstlenmez.
      Allahın gayp ilminden korkanı uyar, diyerleri gelmez.
      onlar namazı doğru kılarlar der, kitabımız kuranda.

      her kim temizlenirse, nefsin de pislik kalmaz.
      sonunda dönüş Allaha dır, çoğu bunu bilmez.
      19-görenle görmeyen bir olur mu, elbet olmaz.
      20-nede karanlıkla aydınlık , kitabımız kuranda.

      21-nede gölge ile sıcaklık, bunlar bir olur mu.
      22-dirilerle de ölüler bir olmaz, çokları bilir mi.
      doğrusu Allah dilediğine işittirir,yoluna gelir mi.
      kabirdekine işittire men der, kitabımız kuranda.

      23-sen sadece bir uyarıcısın, Allah ı bileceklere.
      24-biz seni uyarıcı gönderdik, hakkı göreceklere.
      hiç bir ümmet gelmemiştir, müjde duyacaklara.
      elbet müjdeci gelmiş tir der, kitabımız kuranda.

      25-seni yalanlayanlara üzülme, öncekilerde böyle yapmıştı.
      onlara da resuller gönderdik, dinlemeyen o gözle bakmıştı.
      mucizelerimizle Suhuflarla gelmişlerdi, sanki gözleri akmıştı.
      onurlu kitaplarla gönderdik der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      26-sonra biz o küfredenleri, yakalayıp cezalandırdık.
      bizde onları inkar ettik, ve yaşamlarını sonlandırdık.
      27-gökten bir su indirdik, o suya bitkileri kandırdık.
      hepside doyasıya içerler der rab, kitabımız kuranda.

      renkleri başka başka, bir çok meyveler bitirdik.
      dağlardan kırmızı beyaz siyah, yoldan geçirdik.
      28-insandan hayvandan, davardan renkli verdik.
      Allah tan alimler korkar der, kitabımız kuranda.

      şüphesiz Allah güçlüdür bağışlayan, bazıları bilirler.
      29-Allahın kitabını okuyanlar, namazı doğru kılarlar.
      verdiğimizden gizli ve aşikar, Allah için sarf ederler.
      zarar edilmeyen yatırım der rab, kitabımız kuranda.

      30-çünkü Allah ecrini onlara, tamamen verecek tir.
      bizim o kullarımız lütfumdan, ziyadesini görecektir.
      şükredeni çok bağışlayanım, kullar bunu bilecektir.
      nimetle de mukavele ederim der, kitabımız kuranda.

      31-sana vahiy ettiğimiz, öncekileri doğrulayanın kendisidir.
      şüphe siz Allah kullarını bilendir, nankör kullarım ız asidir.
      bütün yaptıklarından haberdarım, kimide iblisin kardeşidir.
      her açık ve gizliyi, görenim der rabbim, kitabımız kuranda.

      32-biz kitabı halis kullarımdan, seçtiklerimiz e vermişiz.
      miras verdiğimden, kendine, zulüm edeni de görmüşüz.
      orta yolu tutanda var, kimini hayırlarda öne geçirmişiz.
      işte büyük lütuf, budur diyor rabbim, kitabımız kuranda.

      33-ant cennetleridir mükafatları, oraya girecekler.
      orada incilerle süslenecekler, birde altın bilezikler.
      birde elbiseler i ipek tir, hepside bunu görecekler.
      34-üzüntümüzü giderdin derler, kitabımız kuranda.

      gerçek ten rabbimiz bağışlayıcı dır, ona şükür edeni.
      35-bizi yaşanacak yere koydu, gördü yolunda gideni.
      burada hiç yorgunluk görmedik, korudu kendini bileni.
      buradan usanmak gelmiyor derler, kitabımız kuranda.

      36-küfredenlere gelince, cehennem ateşine girerler.
      ölmelerine hüküm verilmez ki, orada hemen öleler.
      azapları biraz hafifletilmez ki, dinlenip mola vereler.
      işte nankörler in cezası der rab, kitabımız kuranda.

      37-ey rabbimiz bizi çıkarda, sürekli itaatkar olalım.
      size uzun ömür verdim, demediniz hakkı bulalım.
      sizi uyaran resul da geldi, demediniz yola girelim.
      zalimleri kurtaracak yok diyor, kitabımız kuranda.

      38-elbet Allah göklerin yerin kaybını bilendir.
      şüphesiz o göğüslerin, özünde olanı görendir.
      39-Allah size yeryüzün de, halifelik verendir.
      küfrün kendi aleyhine der, kitabımız kuranda.

      kafirlerin küfrü her zaman, kendi helalarını getirir.
      40-taptıklarınız neyi yaratmış, boş şeylere götürür.
      gökler de bir ortaklarımı var, omu dinlerini yetirir.
      zalimler büyük hüsran da diyor, kitabımız kuranda.

      41-şüphesiz gökleri ve yeri, zeval bulmaktan.
      hepsini de Allah tutmaktadır, helak olmaktan.
      kullar çaba sarf etsin,gören gözle gelmekten.
      halimdir iyiyi bağışlarım der, kitabımız kuranda.

      42-var kuvvetleriyle Allah a, yemin ettiler.
      bir uyarıcı gelsin diye, bekleme ye gittiler.
      doğruyu buluruz deyip kötüye meylettiler.
      uyarana da uymadılar der,kitabımız kuranda.

      43, yeryüzünde ki hileleri yüzün den, suçları onanır.
      halbuki kötü hile hep, sahibin in boynun a dolanır.
      evvelkilerin kanununu isterler, ondan böyle donanır.
      başka bir şey beklemiyorlar der, kitabımız kuranda.

      sen Allahın kanununda asla terslik bulamazsın.
      yine Allahın düzenin de asla tahvil göremezsin.
      rab dilemezse seni, gerçek doğruyu bulamazsın.
      resule inanmayan azapta der, kitabımız kuranda,

      44-yeryüzünde gezip baktılar, kötülüğe meylettiler.
      onların akıbetleri nasıl olmuş, incelemeden gittiler.
      onlar daha güçlülerdi, bizi aciz bırakamayıp bittiler.
      her şeye kadir bilenim der rab, kitabımız kuranda.

      45-eğer Allah insanlar ı, yaptığı günah yüzünden.
      hemen yakalasak, canlı kalmazdı. derim özümden.
      bir müddet geciktiririz, görelim vefalıyı sözünden.
      kulları görür denerim der rab, kitabımız kuranda.

    14. abdurrahman toğaç yorumu:

      YASİN SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      ABDURRAHMAN TOĞAÇ.
      1-Yasin, sırlı lisanınla kulları, davet etmektesin.
      2-hikmet li kuranın çok hakkını, söylemektesin.
      3-muhakkak ki davetinle sen, büyük emektesin.
      doğru bir yoldasın der rab, kitabımız kuranda.

      5-güçlü esirgeyici Allahın, indirdiği kitabıdır.
      6-babaları uyarılmamışlara, Allahın hitabıdır.
      onlar bundan gafillerdir, iblisinki ne tabidir.
      ant olsun azap haktır der, kitabımız kuranda.

      artık onlar uyarı yoluyla, hiç imana gelmezler.
      8-çünkü boyunlarına, yular geçirdik görmezler.
      yular çenelerinin altına dayanır, hiç bilmezler.
      ondan başları yukarıdır der, kitabımız kuranda.

      9-önlerinden set çekmişiz, engelinden görmez.
      arkasındanda set çekmişiz, hiç biri onu bilmez.
      10-uyarsan da uyarmasan da, onlar yola gelmez.
      onlar için aynıdır diyor rab, kitabımız kuranda .

      11-sen ancak kuran a, uyan kulu uyarasın.
      görünmez rahman dan, korkana buyurasın.
      ona mağfiretle cömertçe, veririm duyurasın.
      mükafatımı müjdele der, kitabımız kuranda.

      12-gerçekten ölüleri, ancak biz diriltiriz.
      bıraktıkları eser varsa, yazılmakta biliriz.
      zaten bunların hepsi, bir kütükte deriz.
      lehfi mahfuzdadır der,kitabımız kuranda.

      13-onlara o şehir halklarının, halini misal getirin.
      14-onlara iki elçi gönderdik, dedik ayeti götürün.
      üçüncü elçiyi takviye ettik, ayetlerimi söyleyiverin.
      size gönderilen elçileriz deyin , kitabımız kuranda.

      15-dediler sizde bizim gibi, insan dan başka değilsiniz.
      rahman bir şey göndermemiştir, demeyiz size ehilsiniz.
      siz bizlere yalan söylüyorsunuz, üstelik birde sefilsiniz.
      üçünü de inkar ettiler, der rabbimiz, kitabımız kuranda.

      16-rabbimiz biliyor bizi, sizin iyiliğinizi dileriz.
      gerçektende biz sizlere, gönderilmiş elçileriz.
      17-bize düşen bir tebliğdir, bunu size deriz.
      18-uğursuzsunuz dediler , kitabımız kuranda.

      dediler yemin olsun ki, eğer vaz geçmezseniz.
      sizi taşla öldürürüz, buradan çekip gitmezseniz.
      azabımız dokunur, gitmeye gayret etmezseniz.
      taşlar öldürürüz dediler der, kitabımız kuranda.

      19-uğursuzluğunuz kendinizden, nasihat a erdiniz.
      siz haddi aşmış kavimsiniz, kendinizde gördünüz.
      20-şehrin öbür ucundan gelen, adamı öldürdünüz.
      kavmim bunlara uyun demişti, kitabımız kuranda.

      21-uyasınız sizlerden, hiçbir ücret istemeyene.
      bunlar hidayet üzeredir, uyun Allah bir diyene.
      22-ben beni yaratana, kulum diyorum görene.
      hepimiz ona döneceğiz der, kitabımız kuranda.

      23-hiç ben ondan başka, tanrılar a tapar mıyım.
      rahmandan zararda gelse, hiç isyan yapar mıyım.
      taptığınız şefaat edemez, başkasına bakar mıyım.
      onlar seni kurtaramaz diyor, kitabımız kuranda.

      24-şüphesiz ben o zaman, sapanlardan olurum.
      24-dedi rabbinize inandım, yolu doğru bulurum.
      uyun diyen öldürüldü,dedik cennetime buyurun.
      26-gir cennetime dedik diyor, kitabımız kuranda.

      27-rabbim beni bağışladığını, keşke kavmim bilselerdi.
      ikram edilenlerden olduğumu, hepside bilip görselerdi.
      28-hiç olmazsa ölümüm ardından, hak yolu bulsalardı.
      onlara gökten ordu indirmedik der, kitabımız kuranda.

      29-indirecekte değil dik, bir narayla yok oldular.
      30-yazıklar olsun o kullara ki, eğlenceye daldılar.
      ne zaman resuller gönder sek, hep alaya aldılar.
      bir narayla sönüverdiler der, kitabımız kuranda.

      31-onlardan önceki kuşaklar dan da, helak etmişiz.
      hiç biride dönüp gelmediler, onlara da biz yetmişiz.
      32-hepside huzurum da dediler, biz batıla gitmişiz.
      bir gün ötekiler de gelirler der, kitabımız kuranda.

      33-onlara ölü toprak ta, elbet bir alamet tir.
      biz onu da diriltir iz de, her tarafı nimet tir.
      ondan bitenden yersiniz, nankörlük ihanettir.
      biz onu da diriltiyoruz der, kitabımız kuranda.

      34-orada hurma üzüm, çeşitli mahsul yarattık.
      içinden kaynaklar fışkırtıp, nimetimle donattık.
      35-bunlar ı yetiştiresiniz diye, biz böyle yaptık.
      hepsinden de yersiniz der, kitabımız kuranda.

      şükretsinler diye yaptık, kullarımızı kayırdık.
      36-yerde bitenden yersiniz, rızkınızı ayırdık.
      çeşitli çiftleri yarattık, nimetim le doyurduk.
      eksikten münezzehim der, kitabımız kuranda.

      37-onlara gecede bir delildir, gören kullar farkında.
      geceden gündüzü sıyırırız, karanlığım a bir bakında.
      38-güneşte emrimle döner, kendi miğferi etrafında.
      oda akarak gitmektedir der rab, kitabımız kuranda.

      bu güçlü her şeyi bilen, Allahın takdiridir.
      39-ayada menzil koyduk, rabbin haberidir.
      sonra eski haline döner, o hikmet sahibidir.
      eski hurmaya döner der, kitabımız kuranda.

      40-ne güneşin aya yetişmesi, ona yaraşır.
      ne de gece gündüz e geçerek, ona ulaşır.
      hepside bir felek te yüzer, emrime erişir.
      41-neslinizde alamet der,kitabımız kuranda.

      zürriyetlerini dolu gemiler de, biz taşımaktayız.
      42-onlara bunun gibi,çok binekler yapmaktayız.
      43-onları boğarız lakin, amellerine bakmaktayız.
      yardım bulup kurtulamaz der, kitabımız kuranda.

      44-ancak bizden bir rahmet ve, zamana bakasınız.
      yaşamınız yazgınız la olur, bunu aklınız a takasınız.
      45-onlara söyle, önünüzden ardınızdan korunasınız.
      ki esirgenesiniz diyor rabbimiz, kitabımız kuranda.

      46-onlar rabbinden gelen, her ayete yüz çevirsinler.
      47-verdiğimiz rızıklardan, istemediler ki sarf etsinler.
      onları da istese doyurur deyip, bizi inkar a gitsinler.
      nebiye şaşkınlıktasınız dediler der, kitabımız kuranda.

      48-bide dediler doğru iseniz, o saat ne zaman.
      49-onların beklediği bir naradır, iyi kulum aman.
      onlar çekişip dururlarken, yakalar onları hemen.
      50-bir vaatte yapamazlar der, kitabımız kuranda.

      51-sura üfrülür, bir bakarlar ki hepsi kalkmışlar.
      rablerine kavuşmak için, hepsi de akın etmişler.
      52-eyvah başımıza gelene derler, sese şaşmışlar.
      uyuyorduk kim kaldırdı derler, kitabımız kuranda.

      demek ki Allahın vaadi, buymuş deyip görürler.
      o zaman resullerimize, doğru söylemişler derler.
      53-sadece bir nara olduğu nu, hepsi de bilirler.
      hepsi huzuruma gelirler der, kitabımız kuranda.

      54-artık bu gün hiç kimseye, zerre haksızlık edilmez.
      sade yaptıklarının cezasıdır, fazladan bir şey görmez.
      55-cennetlikler güzel yerde, onlara azap hiç gelmez.
      eğlence ve zevktedirler diyor rab, kitabımız kuranda.

      56-kendileri ve zevceleri, hep gölgelerdedir.
      tahtların üzerine yaslanmış, hepsi zevktedir.
      57-orada meyvede var, kazanan yemektedir .
      ne isterse hepsi var der, kitabımız kuranda.

      58-esirge yen rabbin den, vardır onlar a selam.
      59-deriz ayrılın mücrimler, siz onlardan hemen.
      60-biz söylemiş dik size, şeytana uymayın aman..
      size açık düşmandır dedik der, kitabımız kuranda.

      61-bana kulluk edin dedim, çoğunuz baş kaldırdı.
      doğru yol budur dedik, iblis sizleri peşine taktırdı.
      62-böyle iken çokları nızı, Allah yolundan saptırdı.
      aklınızı kullanmadınız der rab, kitabımız kuranda.

      63-işte vaat olup ta, geldiğiniz cehennem budur.
      64-küfrünüz sebebiyle, gideceğiniz yeriniz oradır.
      65-o gün onların ağızlarına, birde mühür vardır.
      eller ayaklar şahittir der rab, kitabımız kuranda.

      66-dileseydik onların gözlerini, silme kör ederdik.
      yola dökülüp kalırlardı, yolu göremezlerdi bilirdik.
      67-daha da dilesek o yerde, kılıklarını değiştirirdik.
      ne ileri gider ne geri der rab, kitabımız kuranda.

      68-bununla beraber ömrü uzunlar, şunu bilsinler.
      ikinci yaratışta tersine çeviririz, gerçeği görsünler.
      69-biz ona şiir öğretmedik, hidayetimize ersinler.
      onun getirdiği kuran zikir der, kitabımız kuranda.

      70-diriyi uyaralım, nankör ede azabı hak gördüğümden.
      71-şunu da bilin ki, onlara kudretimden verdiğimiz den
      onlara davarlarda yarattık, bakmaya ehil i bildiğimizden.
      72-onları kendileri ne ram ettik der, kitabımız kuranda.

      onların bazılarını, binekler olarak kullanırlar.
      bazısını da yesinler diyedir, olur ki arlanırlar.
      73-daha birçok menfaat vardır,faydalanırlar.
      hala şükretmezler mi der, kitabımız kuranda.

      74-tuttular Allahtan başka, bir takım ilahlar edindiler.
      bize yardım ederler diye, bütün güçleriyle didindiler.
      75-onların yardıma gücü yetmez, kendileri de gördüler.
      kendileri onlara askerdir diyor rab, kitabımız kuranda.

      76-o halde onların lakırtıları, hiç üzmesin seni.
      onlardaki gizliyi açığı biliriz, biz vermişiz fenni.
      77-insan görmedi mi, nutfeden yarattık kendini.
      şimdi açık bir düşman der, kitabımız kuranda.

      78-yaratılışını unuttu da, bize bir misal getirdi.
      bu kemikleri çürümüşken,daha kim diriltir dedi.
      79-onları ilk defa yaratan diriltir, deyi ver hadi.
      her çeşit yaratma bilirim der, kitabımız kuranda.

      80-o Allah ki size yeşil ağaçtan, ateş çıkarttı.
      şimdi yakıp duruyorsunuz, gözler görüp baktı.
      81-göğü yeri yaratan, size bir menfaat yaptı.
      en yakıcıyı da yaparım der, kitabımız kuranda.

      o her şeyi yaratan dır, her şeyi bilendir.
      82-olmasını dilediğine, o sade ol diyendir.
      83-her mülk onundur, kudretiyle görendir.
      sonunda bize dönen der,kitabımız kuranda.

    15. abdurrahman toğaç yorumu:

      ES SAFFAT SURESİ DESTANI
      KİTABIMIZ KURANDA
      1-ant olsun Allah için, saflar bağlayıp duranlara.
      2-her iş için görevince, sevk ve idarede olanlara.
      3-emrettiğimiz kuranım ile, bize zikir okuyanlara.
      4-şüphesiz ilahınız birdir der, kitabımız kuranda.

      5-göklerin yerin arasındakinin, doğunun da rabbidir.
      6-biz dünyanın semasını süsledik, yıldızlarla kaplıdır.
      7-onu asi şeytandan koruduk, rabbiniz hep haklıdır.
      8-yüce divanımı dinleyemez der, kitabımız kuranda.

      dinlemek isteyen de her taraftan, ateşimize tutulur.
      9-bu onları kovmak içindir, yeltenen azabımla atılır.
      10-ancak bir kelime kaparsa şayet, bir şihapla yakılır.
      11-şimdi onlara sorun der rabim, kitabımız kuranda.

      onlar mı kuvvetli yoksa biz miyiz, hep batıla gidiyorlar.
      onları yapışkan çamurdan, yarattığımızı da bilmiyorlar.
      12-doğrusu sen bunlara şaştın, onlarsa alay ediyorlar.
      13-kendilerine öğüt, verilince der, kitabımız kuranda.

      14-bir mucizede görseler, yine alaya alıyorlar.
      15-bu açıkça sihir den başkası, değil diyorlar.
      16-ölüp tekrar dirileceklerini, uzak görüyorlar.
      biz mi diriliriz dediler der, kitabımız kuranda.

      17-bizden önceki atalarımızda mı, dirilecek dersiniz.
      18-evvelkiler sonrakiler,hakirce dirilecek,görürsünüz.
      19-o bir nara dan ibarettir, huzurum uza gelirsiniz.
      bakarsın gözleri açılmış der rab, kitabımız kuranda.

      20-eyvah başımıza gelenlere, bu kıyamet günüdür derler.
      21-evet buda yalan saydıkları, ayırt etme günüdür bililer.
      22-Allah ı bırakıp taptıkları da, hepside bir araya gelirler.
      23-toplayın cehenneme götürün deriz, kitabımız kuranda.

      24-ve onları tutuklayın ki, hepsi sorguya çekilecek.
      25-ne oldu burada, yardımlaşmıyorsunuz denecek.
      26-ve onlar o gün bize, teslim olduklarını bilecek.
      27-birbirleriyle söylenirler diyor, kitabımız kuranda.

      28-siz bize üstelik birde, hep sağdan gelirdiniz.
      29-onlarda sizin kendiniz, imana gelmemiştiniz.
      30-size bir hükmümüz yoktu, azmış kavimdiniz.
      31-üzerleri ne azap hak der, kitabımız kuranda.

      32-demeyin ki biz sizi, yoldan çıkardık gafiller.
      onlar kendi kendilerine, bizde azgındık derler.
      33-muhakkak hepside o gün, azapta ortaktırlar.
      34-bu mücrimlerin sonu der, kitabımız kuranda.

      35-onlara Allahtan başka, hiçbir ilah yoktur.
      dendiğinde biride demedi, doğrudur haktır.
      36-mecnun şair için, ilah bırakmak yasaktır.
      37-acıklı azabı tadar der, kitabımız kuranda.

      38-elbette ki siz o, acıklı azabı tadacaksınız.
      39-yaptığınız kötü amel ile, cezalanacaksınız.
      40-samimi kullar hariçtir, azapta kalacaksınız.
      41-dürüstlere rızık var der,kitabımız kuranda.

      42-türlü meyveler arasında, onlar ikram edilenler.
      43-Allah onlardan razıdır, naim cennetine giderler.
      44-karşılıklı tahtlar üstünde, rabbimiz Allah derler.
      45-memba şarabını içerler der, kitabımız kuranda.

      46-bembeyazdır onu içen kullarımız, lezzetini bilir.
      47-ondan sarhoşta olunmaz, rabbin ihsanıyla verir.
      48-iri gözlü hurilerden de gönderdik, yanında bulur.
      bakışları da kendi kocalarına der, kitabımız kuranda.

      49-her biri o kullara, saklanmış yumurtaya benzer.
      50-bazıları da birazda, dünyadan bahis edek derler.
      51-içlerinden bir sözcü çıkar, onu oradakiler dinler.
      benimde bir dostum vardı der, kitabımız kuranda.

      52-bana derdi ki sen hakikaten dirilmeye, inananlardan mısın.
      53-toprak kemik olduğumuzda, kalkıp cezaya kanandan mısın.
      54-bundan tam emin misin, yoksa böyledir sananlardan mısın.
      55-diyeni cehennemin ortasında gördü der, kitabımız kuranda.

      56-dedi sana uysaymışım, bende helak ta olurdum.
      57-eğer rabbim dilemeseydi ,bende orayı bulurdum.
      58-ölüp dirilmeye inanmasam, bende ateşte kalırdım.
      59-azapta olanı gördüm dedi der, kitabımız kuranda.

      60-işte burada verilen nimet, kurtuluşun kendisidir.
      61-böyle murat için çalışanlar, Ahir etin efendisidir.
      62-bumu hayırlı yoksa zakkum mu, söyle hangisidir.
      63-onu zalimlere fitne yaptık der, kitabımız kuranda.

      64-o öyle bir ağaçtır ki, çıkar cehennemin dibinden.
      56-tomurcuklar şeytan başı gibidir,gayp haberimden.
      66-muhakkak ondan yiyecekler, kaçamaz kaderinden.
      karınlarını ondan doldururlar der, kitabımız kuranda.

      67-sonra üzerine kaynar sudan, bir de içki verirler.
      68-onu içtikten sonra, tekrar cehennem e çevrilirler.
      69-sapmış baba yolundan gidenler, orada görülürler.
      70-onların izinden koştular der, kitabımız kuranda.

      71-yemin olsun onlardan öncekilerin. çoğu batıla dalardı.
      72-yemin olsun onlara uyarıcıda gönderdik, tabi olalardı.
      73-uyarılanların akıbeti nice oldu, onlarda hakkı bulalardı.
      74-samimi kullarımız müstesnadır der, kitabımız kuranda.

      75-yemin olsun ki Nuh da bize, nida ederek yakardı.
      76-rabbinde onu ve ehlini, büyük beladan kurtardı.
      77-rabde neslini baki kalanların,kendilerinden yaptı.
      78-sonra gelenler arasında der, kitabımız kuranda.

      79-alemler içinde biz, Nuh a, selam olsun deriz.
      80-biz iyilik edenlere de, böyle mükafat veririz.
      81-çünkü o bizim, mümin kullarımızdandı biliriz.
      82-ötekileri boğduk attık der, kitabımız kuranda.

      83-şüphesiz İbrahim de, yolumuz da olanlar dandı.
      84-rabbi ne halis kalple geldi ,hakkı bulanlar dandı.
      85-babasına kavmine yola dedi, doğruda kalandandı.
      86-tek olan rabbe tapın dedi der, kitabımız kuranda.

      87-alemlerin rabbini sizler, ne zannediyorsunuz.
      88-yıldızlara batkıda dedi, niye kayboluyorsunuz.
      89-ben hastayım dedi, bunu her hal biliyorsunuz.
      90-kavmini başından attı der, kitabımız kuranda.

      91-derken onlarda gidince, ilahlarını kırmaya başladı.
      92-putlara niye konuşmazsınız dedi, sözleriyle taşladı.
      93-sağ eliyle vurmaya başladı,putların hepsini suçladı.
      94-kavmi koşarak geldiler der rab, kitabımız kuranda.

      95-İbrahim siz kendi yonttuğunuz, şeylere mi tapıyorsunuz.
      96-sizi de yaptıklarınızı da Allah yarattı, yanlış yapıyorsunuz.
      97-İbrahim için kule yapalım ateşe atalım, ne bakıyorsunuz.
      98-ona böyle birde tuzak kurdular der, kitabımız kuranda.

      bu işin ardından biz onları, sefil vaziyete düşürdük.
      99-ben rabbime gidiyorum dedi, dinini ona yetirdik.
      rabbim yolumu göster bana dedi, hak dine getirdik.
      100-rab iyilerden çocuk ver dedi ,kitabımız kuranda.

      101-bizde onu lütufum la, uysal oğul a kavuşturduk.
      102-sonrada oğlunu zamanla, koşma çağına eriştirdik.
      yavrum rüyam da seni kesiyorum, dedi buluşturduk.
      kesiyor um yavrum dedi der rab, kitabımız kuranda.

      artık sen ne diyeceksin oğul, duruma bir bakalım.
      baba beni sabırlı bulacaksın, ne diyorsan yapalım.
      103-rabbimiz e teslim olalım, daim a ona tapalım.
      oğlunu şakak üstü yatırdı der, kitabımız kuranda.

      104-bizde ona nida ettik, sendeki bu halis imandır.
      105-gerçekten sen rüyanı yaptın, imtihan tamamdır.
      106-muhakkak ki yaptığın sana, açık bir imtihandır.
      107-ona kurban fidye verdik der, kitabımız kuranda.

      108-sonradan gelenlere, ondan bir nam bıraktık.
      109-İbrahim e selam olsun, onun vefasına baktık.
      110-iyilik gösterdi bizde, neslini önderler yaptık.
      111-o mümin kulumuzdu der, kitabımız kuranda.

    16. abdurrahman toğaç yorumu:

      112-birde ona Salihler den, ishak ı nebi gönderdik.
      113-hem İbrahim e hem ishak a, bereketler verdik.
      ikisinin neslinde de iyilerden var, biz onları gördük.
      kendilerine zulmedende var der, kitabımız kuranda.

      114-ant olsun Musa ve Harun ada, ihsanımızla vardık.
      115-kendini de kavmini de, büyük beladan kurtardık.
      116-biz onlara yardım ettik, galip gelenlerden yaptık.
      117-ikisine de Tevrat ı verdik der, kitabımız kuranda.

      118-onlar iyilerden di bizde, doğru yola ilettik.
      119-sonradan gelenlere, onlardan nam bıraktık.
      120-Musa Harun a selam, düşmana gazap attık.
      121-biz iyileri kurtarırız der, kitabımız kuranda.

      122-çünkü onlar bizim, mümin kulumuz dandı.
      123-hakikat İlyas ta nebiler den, yolumuzdandı.
      124-kavmine korkmaz mısınız dedi,nebimizdendi.
      125-bale tapıyorsunuz dedi , kitabımız kuranda.

      126-Allah sizinde rabbiniz, evvelkilerinde rabbidir.
      127-onlarda yalanladılar, çünkü onlar bale tabidir.
      ihzarlı olarak gelecekler, Allah her şeyin sahibidir.
      128-ihlaslı kullarım hariç der, kitabımız kuranda.

      129-biz ondanda bıraktık, sonrakilere bir nam.
      130-iyi kulumuz İlyas ada, olsun bizden selam.
      131-iyilik edenlere mükafatı, biz veririz her an.
      132-mümin kulumuzdu der, kitabımız kuranda.

      133-şüphesiz Lüt da nebilerdendi, durumuna bakmıştık.
      134-hani onu ve ehlini, o azgın kavimden kurtarmıştık.
      135-ve bir koca karıyı, gazaptan kurtulandan yapmıştık.
      136-sonra diyerlerinide batırdık der, kitabımız kuranda.

      137-halbuki sabah akşam, onların yurduna uğruyorsunuz.
      138-oradan ders çıkarıp, bunu bir düşünmüyor musunuz.
      139-yunusta elbet nebilerden di, dedi batıla gidiyorsunuz.
      140-kavminden yüklü gemiye kaçtı der, kitabımız kuranda.

      141-kura çektiler de yunus, kaybedenlerden oldu.
      142-derken kendini bir balığın, karnı içinde buldu.
      143-tesbih eden olduğundan,tarafımdan kurtuldu.
      144-balığın karnından der rab, kitabımız kuranda.

      145-biz onu da balık vasıtasıyla, sahile getirdik.
      146-üzerine kabağa benzeyen, bir ağaç bitirdik.
      147-biz onu yüz binden fazlasına, resul verdik.
      148-nihayet iman ettiler der, kitabımız kuranda.

      bizde onları muayyen bir, zaman a kadar yaşattık.
      149-kızlar rabbinin oğullar bizim, diyenleri kuşattık.
      150-meleklere de dişi dediler, biz onları şaşırttık.
      yoksa onlar buna şahit mi der, kitabımız kuranda.

      151-hiç şüphesiz onlarda, bir yalanı duyururlar.
      152-Allah doğrudur derler, o yalanı uydururlar.
      153-kızı oğla tercih mi ettik, yanlış buyururlar.
      154-nasıl hüküm verdiniz der,kitabımız kuranda.

      155-siz hiç düşünmez misiniz be, bu sözleri diyenler.
      156-bir hüccetiniz mi var, nimete nankörlük edenler.
      157-doğruysanız kitabınızı getirin, batıl yola gidenler.
      yanlış duyurmaktasınız diyor rab, kitabımız kuranda.

      abdurrahman toğaç diyor ki:
      Ocak 14, 2019 – saat: 5:42 pm Cevapla
      sayın okurlarıma duyurulur,adanada öz yükseller çatı markette gündüz bekçiliği yapıyordum.
      işlerin kırık gitmesinden dolayı, bugün işime son verildi.bir iş bulana kadar, kuranın destanını
      yazamaya bilirim.onun için okurlarımdan özür diliyorum.saffat suresinin destanıda yarım kaldı.
      kuranın tamamının destanıda yarım kaldı her şey huzurla olur işten çıkarılmadan ziyade,
      kuranın destanının yarım kalması beni üzüyor.şimdi benimle birlikte evde oturan çalışmayan
      adam sayısı üç oldu sadece büyük oğlum teberhun özel güvenlikte çalışmakta geri kalanımız
      oturanlardan olduk. yaşları olmuş otuzaltı iki oğlan bir kız bekar ev yok bark yok bende dahil
      hepsinin gelecekten ümüdi kesik ama yinede şükretmemiz gerek her şeyin hayırlısı olsun
      selamlar 05448081798 abdurrahman toğaç.


    POPULER LİNKLER

    ÇOK ARANANLAR